Yükleniyor...
Nervous (Adj) İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Nervous (Adj) ne demek?

Nervous (Adj) ne anlama gelir? Nervous ne demektir? Nervous İngilizce örnek cümle.

    nervous (adj)

    endişeli

    gergin, asabi, sinirli

    sinirsel

    Nervous (adj) Collocations

    almost nervous : neredeyse sinirli
    clearly nervous : açıkça sinirli
    desperately nervous : umutsuzca gergin
    highly nervous : son derece gergin
    increasingly nervous : gittikçe gergin
    49 Örnek daha
    incredibly nervous : inanılmaz derecede gergin
    obviously nervous : belli ki gergin
    slightly nervous : biraz gergin
    suddenly nervous : aniden sinir
    understandably nervous : anlaşılabilir şekilde gergin
    very nervous : çok gergin
    visibly nervous : görünürde gergin
    extremely nervous : son derece gergin/endişeli
    fairly nervous : oldukça gergin
    nervous anticipation : gergin beklenti
    nervous breakdown : sinir krizi
    nervous chatter : sinir krizi
    nervous chuckle : sinir bozucu
    nervous collapse : sinir çökmesi
    nervous disorder : sinir bozukluğu
    nervous disposition : sinirsel eğilim
    nervous energy : sinir enerjisi
    nervous excitement : sinir heyecanı
    nervous exhaustion : sinirsel tükenme
    nervous finger : sinirli muhbir
    nervous giggle : sinirli kıkırdama
    nervous glance : gergin bakış
    nervous habit : sinirsel alışkanlık
    nervous hand : gergin el
    nervous horse : sinirli at
    nervous laugh : gergin gülüş
    nervous laughter : gergin kahkaha
    nervous reaction : sinirli tepki
    nervous stammer : gergin kekeleme
    nervous state : gergin durum
    nervous strain : gerilme
    nervous system : sinir sistemi
    nervous temperament : sinirlilik
    nervous tension : sinirsel gerginlik
    nervous tremor : gergin titreme
    nervous twitch : sinirsel seğirme
    nervous wait : gergin bekleyiş
    nervous wreck : sinir bozucu
    appear nervous : gergin görünmek
    be nervous : sinirlenmek
    become nervous : sinirlenmek
    feel nervous : gergin hissetmek
    get nervous : endişelenmek
    grow nervous : sinirlenmek
    look nervous : gergin görünmek
    make sb nervous : birini endişelendirmek
    seem nervous : gergin görünmek
    sound nervous : gergin gibi görünmek
    nervous upset : asap bozukluğu
    Daha az gör

    Nervous (adj) Preposition Kullanımları

    nervous about : …konusunda gergin