Yükleniyor...
Overwhelming (Adj) İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Overwhelming (Adj) ne demek?

Overwhelming (Adj) ne anlama gelir? Overwhelming ne demektir? Overwhelming İngilizce örnek cümle.

    overwhelm (v)

    yenmek

    (duygu, durum) kapılmak

    gark etmek

    basmak(su)

    Overwhelming (adj) Collocations

    beauty may overwhelm : güzellik şaşkına çevirebilir
    guilt may overwhelm : suçluluk kahredebilir
    pain may overwhelm : ağrı mahvedebilir
    sadness may overwhelm : üzüntü mahvedebilir
    sensation may overwhelm : his şaşkına çevirebilir
    9 Örnek daha
    overwhelm defence : savunmayı yenmek
    overwhelm absolutely : tamamen kapılmak
    overwhelm almost : neredeyse kapılmak/basmak/yenmek
    overwhelm completely : tamamen kapılmak/basmak
    overwhelm nearly : neredeyse bunaltmak/kapılmak
    overwhelm quite : oldukça bunaltmak/kapılmak
    overwhelm rather : oldukça bunal(t)mak/basmak
    overwhelm suddenly : aniden basmak(su)/kapılmak
    overwhelm totally : tamamen bunalmak
    Daha az gör

    Overwhelming (adj) Preposition Kullanımları

    overwhelm with : ...ile boğmak/ezmek
    overwhelming (adj)

    ezici

    üstün, ağır basan, karşı konulamaz

    Overwhelming (adj) Collocations

    almost overwhelming : neredeyse karşı konulmaz
    apparently overwhelming : görünüşe göre ezici/çok kuvvetli
    completely overwhelming : tamamen/oldukça ezici/karşı konulmaz
    pretty overwhelming : oldukça ezici/yoğun ve baskılı
    quite overwhelming : oldukça ezici/yoğun ve baskılı
    49 Örnek daha
    seemingly overwhelming : görünüşte ezici/çok yoğun ve baskılı
    overwhelming advantage : büyük/önemli avantaj
    overwhelming approval : genel onay, kamu onayı
    overwhelming bulk : büyük/geniş kütle/miktar
    overwhelming consensus : ezici/güçlü oy birliği
    overwhelming defeat : ağır/büyük yenilgi
    overwhelming desire : çok kuvvetli/karşı konulmaz arzu
    overwhelming dominance : tam/mutlak hakimiyet
    overwhelming emotion : yoğun/güçlü/derin duygu
    overwhelming endorsement : ezici/güçlü kabul
    overwhelming evidence : kuvvetli/kesin kanıt
    overwhelming favourite : güçlü/en sevilen yarışmacı
    overwhelming fear : büyük/yoğun korku
    overwhelming feeling : ezici/çok yoğun ve baskılı duygu
    overwhelming force : ezici güç
    overwhelming grief : derin/yoğun keder
    overwhelming guilt : yoğun/korkunç suçluluk hissi
    overwhelming importance : hayati/büyük önem
    overwhelming impression : çok kuvvetli/asıl izlenim
    overwhelming influence : ezici/baskın/ana etki
    overwhelming joy : büyük sevinç
    overwhelming longing : derin özlem
    overwhelming love : derin/büyük aşk
    overwhelming majority : ezici çoğunluk
    overwhelming margin : ezici/büyük pay/ayrım
    overwhelming need : her şeyden önemli olan ihtiyaç
    overwhelming number : ezici/inanılmaz/büyük/geniş sayı/miktar
    overwhelming odds : korkunç/çok kuvvetli ihtimal
    overwhelming percentage : büyük/önemli yüzde (oranı)
    overwhelming popularity : önemli/büyük popülerlik/ün
    overwhelming presence : ezici varlık
    overwhelming proportion : önemli/büyük oran
    overwhelming relief : büyük/derin/ kuvvetli rahatlama
    overwhelming sadness : gerçek/derin/büyük üzüntü
    overwhelming sensation : güçlü/yoğun his
    overwhelming sense : güçlü/yoğun/derin his
    overwhelming stench : çok güçlü koku
    overwhelming success : büyük başarı
    overwhelming superiority : ezici/mutlak üstünlük
    overwhelming support : büyük destek
    overwhelming temptation : güçlü/dayanılmaz istek/cazibe
    overwhelming tiredness : aşırı yorgunluk
    overwhelming urge : çok kuvvetli/güçlü/ karşı konulmaz dürtü
    overwhelming victory : ezici/açık zafer
    overwhelming vote : çok büyük/ezici oy
    be overwhelming : ezici olmak
    become overwhelming : ezici olmak
    seem overwhelming : ezici gibi görünmek
    an overwhelming majority of : ...nın ezici çoğunluğu
    Daha az gör