Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Perspective ne demek?

Perspective ne demek? Perspective ne anlama gelir? Perspective İngilizce örnek cümle. Perspective eş anlamlıları.

    perspective (n)

    bakış açısı

    görüş, perspektif

    Perspective (n) Collocations

    add perspective : bakış açısı kazandırmak
    adopt perspective : bakış açısını benimsemek
    bring perspective : bakış açısı getirmek
    broaden perspective : bakış açısını genişletmek
    change perspective : bakış açısını değiştirmek
    42 Örnek daha
    gain perspective : bakış açısı kazanmak
    give perspective : bakış açısı kazandırmak
    have perspective : bakış açısına sahip olmak
    lose perspective : bakış açısını kaybetmek
    maintain perspective : bakış açısını korumak
    offer perspective : bakış açısı sunmak
    provide perspective : bakış açısısağlamak
    put perspective : bakış açısı sunmak
    shift perspective : bakış açısını değiştirmek
    take perspective : bakış açısı almak
    alternative perspective : alternatif bakış açısı
    balanced perspective : dengeli bakış açısı
    cultural perspective : kültürel bakış açısı
    different perspective : farklı bakış açısı
    global perspective : küresel bakış açısı
    historical perspective : tarihsel bakış açısı
    horizontal perspective : enine bakış açısı
    male perspective : erkek bakış açısı
    multiple perspective : çoklu bakış açısı
    narrow perspective : dar bakış açısı
    new perspective : yeni bakış açısı
    objective perspective : nesnel bakış açısı
    personal perspective : kişisel bakış açısı
    political perspective : politik bakış açısı
    proper perspective : uygun bakış açısı
    social perspective : sosyal bakış açısı
    theoretical perspective : kuramsal bakış açısı
    true perspective : gerçek bakış açısı
    unique perspective : benzersiz perspektif
    vertical perspective : dikey perspectif
    fresh perspective : yeni bakış açısı
    female perspective : kadın bakış açısı
    distorted perspective : saptırılmış perspektif
    broader perspective : kapsamlı bakış açısı
    wider perspective : daha geniş perspektif
    put in perspective : perspektife koymak
    critical perspective : önemli bakış açısı
    get into perspective : perspektife girmek
    keep in perspective : perspektifte tutmak
    place in perspective : perspektif içinde yer almak
    national perspective : ulusal bakış açısı
    present a perspective : bir bakış açısı sunmak
    Daha az gör

    Perspective (n) Preposition Kullanımları

    perspective in : ... alanında bakış açısı
    perspective on : ...ile ilgili bakış açısı
    from the perspective of : ...nın bakış açısından