Yükleniyor...
Potential [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Potential (Adj) ne demek?

Potential (Adj) ne anlama gelir? Potential ne demektir? Potential İngilizce örnek cümle.

    potential (n)

    potansiyel

    gizil, güç

    Potential (adj) Collocations

    achieve potential : en yüksek gücüne ulaşmak
    demonstrate potential : potansiyel göstermek
    develop potential : gücünü kullanmak
    exploit potential : potansiyelden yararlanmak
    have potential : potansiyele sahip olmak
    14 Örnek daha
    reach potential : potansiyele ulaşmak
    realize potential : potansiyeli gerçekleştirmek
    commercial potential : ticari potansiyel
    considerable potential : kayda değer potansiyel
    creative potential : yaratıcı potansiyel
    great potential : büyük ihtimal
    huge potential : büyük potansiyel
    long-term potential : uzun vadeli potansiyel
    tremendous potential : çok büyük potansiyel
    vast potential : büyük potansiyel
    full potential : tam potansiyel
    future potential : gelecekteki potansiyel
    economic potential : ekonomik güç
    enormous potential : muazzam potansiyel
    Daha az gör

    Potential (adj) Preposition Kullanımları

    with potential : potansiyel ile
    potential as : ... olarak potansiyel
    potential for : ... için potansiyel
    potential (adj)

    potansiyel

    mümkün, olası

    Potential (adj) Collocations

    potential advantage : potansiyel avantaj
    potential audience : olası seyirci
    potential benefit : olası fayda
    potential buyer : potansiyel alıcı
    potential candidate : potansiyel aday
    43 Örnek daha
    potential catastrophe : potansiyel felaket
    potential client : potansiyel müşteri
    potential conflict : olası çatışma
    potential consequence : potansiyel sonuç
    potential cost : potansiyel maliyet
    potential cure : potansiyel tedavi
    potential customer : potansiyel müşteri
    potential danger : potansiyel tehlike
    potential demand : potansiyel/olası talep
    potential difference : potansiyel fark
    potential disaster : olası felaket
    potential donor : potansiyel donör
    potential drawback : potansiyel dezavantaj
    potential effect : olası etki
    potential employee : potansiyel işçi
    potential employer : potansiyel işveren
    potential gain : olası kazanım
    potential hazard : olası tehlike/ risk
    potential impact : olası etki
    potential importance : potansiyel önem
    potential link : potansiyel bağlantı
    potential mate : potansiyel eş
    potential member : potansiyel üye
    potential problem : olası sorun
    potential profit : potansiyel kar
    potential profitability : potansiyel karlılık
    potential revenue : potansiyel gelir
    potential reward : potansiyel ödül
    potential risk : olası risk
    potential rival : potansiyel rakip
    potential role : potansiyel rol
    potential shortcoming : potansiyel eksiklik
    potential source : olası kaynak
    potential target : potansiyel hedef
    potential threat : potansiyel tehdit
    potential victim : potansiyel kurban
    potential visitor : potansiyel ziyaretçi
    potential volunteer : potansiyel gönüllü
    potential vulnerability : potansiyel güvenlik açığı
    potential weakness : potansiyel zayıflık
    potential witness : potansiyel tanık
    potential harm : olası zarar
    potential value : olası değer
    Daha az gör