Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Rare ne demek?

Rare ne demek? Rare ne anlama gelir? Rare İngilizce örnek cümle. Rare eş anlamlıları.

    rare (adj)

    nadir

    ender, seyrek, az rastlanan

    Rare (adj) ingilizce örnek cümle

    Many rare diseases are caused by mutations in a single gene.

    Birçok nadir hastalık tek bir gendeki mutasyonlardan kaynaklanır.

    az pişmiş (et)

    Rare (adj) ingilizce örnek cümle

    American cooks often prefer medium to rare meat, due to cultural tastes.

    Amerikalı aşçılar genellikle kültürel lezzetleri nedeniyle orta ila az pişmiş eti tercih ederler.

    seyreltilmiş

    oksijeni az

    Rare (adj) Collocations

    comparatively rare : nispeten nadir
    increasingly rare : giderek daha az
    incredibly rare : inanılmaz nadir
    particularly rare : özellikle nadir
    relatively rare : nispeten nadir/seyrek
    88 Örnek daha
    sufficiently rare : yeterince nadir
    surprisingly rare : şaşırtıcı derecede nadir
    especially rare : özellikle nadir
    exceedingly rare : son derece nadir
    exceptionally rare : alışılmadık şekilde nadir
    extraordinarily rare : olağanüstü nadir
    extremely rare : son derece nadir
    fairly rare : oldukça nadir
    rare enough : yeterince nadir
    rare achievement : nadir başarı
    rare animal : nadir hayvan
    rare appearance : nadir görülen
    rare beast : nadir canavar
    rare beef : nadir sığır eti
    rare bird : nadir kuş
    rare book : nadir kitap
    rare breed : nadir ırk, soy
    rare case : nadir durum
    rare chance : nadir şans
    rare class : nadir sınıf
    rare coin : ender para
    rare combination : nadir kombinasyon
    rare commodity : ender eşya
    rare complication : nadir zorluk
    rare condition : nadir durum
    rare delicacy : nadir incelik
    rare disease : nadir hastalık
    rare disorder : nadir görülen bozukluk
    rare display : nadir ekran
    rare distinction : nadir ayrım
    rare event : nadir olay
    rare example : nadir örnek
    rare exception : nadir istisna
    rare failure : nadir başarısız (kişi/şey)
    rare feat : nadir beceriklilik
    rare find : nadir buluş
    rare flash : nadir ışık
    rare flower : nadir çiçek
    rare gem : garip mücevher
    rare gift : nadir hediye
    rare glimpse : nadir görülen bakış
    rare honour : nadir onur
    rare illness : nadir hastalık
    rare individual : nadir birey
    rare infection : nadir enfeksiyon
    rare insight : nadir görüş
    rare instance : nadir örnek
    rare kind : nadir tür
    rare lapse : nadir hata
    rare luxury : nadir lüks
    rare mammal : nadir memeli
    rare manuscript : nadir el yazması
    rare meat : nadir et
    rare metal : nadir metal
    rare mineral : nadir mineral
    rare moment : nadir an
    rare mutation : nadir mutasyon
    rare occasion : nadir fırsat
    rare occurrence : nadir görülen
    rare opportunity : nadir fırsat, durum
    rare phenomenon : nadir görülen fenomen
    rare plant : nadir bitki
    rare privilege : nadir ayrıcalık
    rare quality : nadir kalite
    rare sight : nadir görme
    rare sighting : nadir görülen
    rare species : nadir türler
    rare specimen : nadir örnek
    rare steak : az pişmiş biftek
    rare step : nadir adım
    rare survivor : nadir kurtulan
    rare talent : nadir yetenek
    rare thing : nadir şey
    rare treasure : nadir hazine
    rare treat : nadir ikram
    rare trip : nadir yolculuk
    rare variety : nadir çeşit
    rare vintage : nadir eski
    rare visit : nadir ziyaret
    rare visitor : nadir ziyaretçi
    rare volume : nadir hacim
    rare wildlife : nadir vahşi yaşam
    be rare : nadir olmak
    be considered rare : nadir düşünülen
    become rare : nadir olmak
    get rare : nadir olmak
    remain rare : nadir kalmak
    seem rare : nadir görünmek
    Daha az gör