Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Room ne demek?

Room ne demek? Room ne anlama gelir? Room İngilizce örnek cümle. Room eş anlamlıları.

    room (v)

    oturmak

    room (n)

    oda

    Room (n) ingilizce örnek cümle

    The hotel has only ten rooms.

    Otelin sadece on odası var.

    The conversation ended abruptly when the children entered the room.

    Çocuklar odaya girdiklerinde konuşma aniden sona erdi.

    alan

    yer

    Room (n) ingilizce örnek cümle

    The concert hall was so jam-packed that there wasn't room to breathe.

    Konser salonu o kadar doluydu ki nefes alacak yer yoktu.

    There is room for one person on the bus.

    Otobüste bir kişilik yer var.

    The piano takes up too much room in the living room.

    Piyano oturma odasında çok fazla yer kaplıyor.

    I'm trying to make room for a vegetable garden in the backyard.

    Arka bahçede bir sebze bahçesi için yer açmaya çalışıyorum.

    Room (n) Collocations

    room may adjoin : oda birbirine bitişik olabilir
    room may contain : oda içerebilir
    room may darken : oda kararabilir/karartılabilir
    room may face : oda gözden kaçırılabilir/yan yana olabilir
    room may have : oda olabilir
    50 Örnek daha
    room may measure : oda ölçülebilir
    room may overlook : oda karşı karşıya olabilir
    room may seat : oda alabilir
    room may smell : oda kokabilir
    room may spin : oda dönebilir
    room may sway : oda dönebilir/sallanabilir
    air room : odayı havalandırmak
    book room : oda ayırtmak
    clean room : odayı temizlemek
    enter room : odaya girmek
    find room : yer bulmak
    give room : yer açmak
    have room : odaya sahip olmak
    leave room : odadan ayrılmak
    make room : yer/alan açmak
    tidy a room : odayı toplamak
    vacate room : odayı boşaltmak
    dimly lit room : loş ışıklı oda
    adjacent room : yan oda
    airless room : havasız oda
    ample room : bol boşluk/alan
    attractive room : cazip oda
    bright room : aydınlık oda
    common room : ortak oda
    crowded room : kalabalık oda
    insufficient room : yetersiz alan/yer
    living room : oturma odası
    single room : tek kişilik oda
    vast room : geniş oda
    enormous room : muazzam oda
    wood-panelled room : ahşap panelli oda
    smoke-filled room : duman dolu oda
    operating room : ameliyathane
    enough room : yeterli yer/alan
    back room : arka oda
    march into room : odaya yürümek
    march out of room : odadan çıkmak
    run out of room : odası kalmamak
    sneak into room : odaya gizlice girmek
    room temperature : oda sıcaklığı
    delivery room : doğumhane
    emergency room : acil servis
    panic room : panik odası
    janitor room : hizmetli odası
    baggage room : eşya emanet
    basement room : bodrum odası
    vacant room : boş oda
    dining room : yemek odası
    room for improvement : iyileştirme için yer
    take up room : yer kaplamak
    Daha az gör

    Room (n) Preposition Kullanımları

    in a room : bir odada
    room for : ... için yer, alan
    into a room : bir odaya (içine)