Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Social ne demek?

Social ne demek? Social ne anlama gelir? Social İngilizce örnek cümle. Social eş anlamlıları.

    social (adj)

    toplumsal

    sosyal

    Social (adj) ingilizce örnek cümle

    Social customs vary from country to country.

    Sosyal gelenekler ülkeden ülkeye değişir.

    Social (adj) Collocations

    social acceptance : toplumsal kabul
    social activity : sosyal etkinlik
    social adjustment : sosyal uyum
    social advance : sosyal avans
    social advancement : sosyal ilerleme
    150 Örnek daha
    social amenity : sosyal olanak
    social animal : sosyal hayvan
    social aspect : sosyal yön/özellik
    social attitudes : sosyal tutumlar
    social attribute : sosyal özellik
    social awareness : toplumsal bilinç
    social background : sosyal geçmiş
    social balance : sosyal denge
    social behaviour : sosyal davranış
    social capital : toplum sermayesi
    social cause : sosyal neden
    social change : sosyal değişim
    social circumstances : sosyal durumlar
    social class : sosyal sınıf
    social comment : sosyal yorum
    social commitment : sosyal sorumluluk
    social competence : sosyal yeterlilik
    social composition : sosyal kompozisyon
    social condition : sosyal durum
    social conflict : sosyal çatışma
    social conscience : toplumsal vicdan
    social consequences : sosyal sonuçlar
    social context : sosyal bağlam
    social cost : sosyal maliyet
    social creature : sosyal canlı
    social critic : sosyal eleştirmen
    social custom : sosyal gelenek
    social demand : sosyal talep
    social development : sosyal gelişim
    social difference : toplumsal fark
    social dilemma : sosyal ikilem
    social dimension : sosyal boyut
    social discrimination : toplumsal ayrımcılık
    social disorder : sosyal bozukluk
    social disruption : sosyal bozulma
    social distribution : sosyal dağıtım
    social disturbance : sosyal rahatsızlık
    social divide : sosyal bölünme/uçurum
    social division : sosyal bölünme
    social elite : sosyal elit
    social environment : sosyal çevre
    social equality : sosyal eşitlik
    social event : sosyal olay
    social evolution : sosyal evrim
    social exclusion : sosyal dışlanma
    social expectations : toplumsal beklentiler
    social expenditure : sosyal harcama
    social explosion : sosyal patlama
    social fabric : sosyal doku
    social factors : toplum faktörü
    social framework : sosyal çerçeve
    social function : toplumsal işlev
    social gathering : sosyal toplantı
    social grievance : toplumsal şikayet
    social group : sosyal grup
    social harmony : sosyal uyum
    social hierarchy : toplumsal hiyerarşi
    social historian : sosyal tarihçi
    social history : sosyal tarih
    social identity : toplumsal kimlik
    social impact : sosyal etki
    social implication : sosyal çıkarım
    social importance : sosyal önem
    social improvement : sosyal gelişme
    social indicator : sosyal gösterge
    social inequality : sosyal eşitsizlik
    social influence : toplumsal etki
    social information : toplumsal bilgi
    social injustice : toplumsal adaletsizlik
    social instability : sosyal istikrarsızlık
    social institution : sosyal kurum
    social integration : toplumsal bütünleşme
    social interaction : sosyal etkileşim
    social isolation : sosyal soyutlanma
    social issue : toplumsal mesele
    social justice : sosyal adalet
    social legislation : sosyal mevzuat
    social life : sosyal hayat
    social mobility : sosyal hareketlilik
    social movement : toplumsal hareket
    social need : sosyal gereksinim
    social network : sosyal ağ
    social norm : toplumsal kural
    social obligation : sosyal yükümlülük
    social order : toplumsal düzen
    social organization : sosyal örgüt
    social origin : sosyal köken
    social perspective : sosyal bakış açısı
    social phenomenon : sosyal olay
    social philosopher : sosyal filozof
    social phobia : sosyal fobi
    social policy : sosyal politika
    social politeness : sosyal nezaket
    social prejudice : sosyal önyargı
    social pressure : sosyal baskı
    social problem : toplumsal sorun
    social process : sosyal süreç
    social psychologist : sosyal psikolog
    social purpose : sosyal amaç/ işlev
    social realm : sosyal alan
    social reason : sosyal sebep
    social recognition : sosyal tanıma
    social reconstruction : sosyal yeniden yapılanma
    social reform : sosyal reform/yenilik
    social relation : sosyal ilişki
    social relationship : toplumsal ilişki
    social research : sosyal araştırma
    social responsibility : sosyal sorumluluk
    social restraint : sosyal kısıtlama
    social revolution : sosyal devrim
    social role : sosyal rol
    social rule : toplumsal kural
    social scale : sosyal ölçek
    social science : sosyal bilim
    social scientist : sosyal bilimci
    social service : sosyal hizmet
    social setting : sosyal ortam
    social significance : sosyal önem
    social situation : sosyal durum
    social skill : sosyal beceri
    social solidarity : sosyal dayanışma
    social space : sosyal alan
    social spending : sosyal harcama
    social sphere : sosyal çevre
    social status : sosyal statü
    social stress : sosyal stres
    social strife : sosyal çatışma
    social structure : sosyal yapı
    social superiority : sosyal üstünlük
    social support : sosyal destek
    social system : sosyal sistem
    social tension : toplumsal gerginlik
    social theory : sosyal teori
    social tie : sosyal bağ
    social transformation : toplumsal dönüşüm
    social trend : sosyal eğilim
    social trust : sosyal güven
    social turmoil : sosyal kargaşa
    social unrest : toplumsal huzursuzluk
    social welfare : toplumsal refah
    social well-being : sosyal refah
    social work : sosyal hizmet
    social worker : sosyal hizmet uzmanı
    social world : sosyal dünya
    social construct : sosyal yapı
    social contact : sosyal temas
    social democracy : sosyal demokrasi
    social media : sosyal medya
    social studies teacher : sosyal bilgiler öğretmeni
    social withdrawal : sosyal içe dönüklük
    Daha az gör