Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Surrounding ne demek?

Surrounding ne demek? Surrounding ne anlama gelir? Surrounding İngilizce örnek cümle. Surrounding eş anlamlıları.

    surround (v)

    çevrelemek

    sarmak, kuşatmak

    Surrounding (v) ingilizce örnek cümle

    The village was surrounded by a hostile army.

    Köyün düşman bir ordu tarafından etrafı sarıldı.

    Surrounding (adj) Collocations

    ambiguity may surround : belirsizlik kuşatabilir
    anxiety may surround : endişe kuşatabilir
    atmosphere may surround : atmosfer çevreleyebilir
    aura may surround : hava kuşatabilir
    buzz may surround : uğultu kuşatabilir
    49 Örnek daha
    chaos may surround : kaos kuşatabilir
    confusion may surround : karışıklık kuşatabilir
    controversy may surround : tartışma kuşatabilir
    darkness may surround : karanlık sarabilir
    ditch may surround : hendek çevreleyebilir
    doubt may surround : şüphe kuşatabilir
    drama may surround : dram çevreleyebilir
    fanfare may surround : tantana çevreleyebilir
    fog may surround : sis örtebilir/kaplayabilir
    forest may surround : orman çevreleyebilir
    furore may surround : coşku/heyecan kuşatabilir
    fuss may surround : yaygara çevreleyebilir
    glow may surround : parlaklık çevreleyebilir
    haze may surround : sis kuşatabilir
    hill may surround : tepe çevreleyebilir
    hype may surround : abartılı reklam kuşatabilir
    hysteria may surround : histeri kuşatabilir
    intrigue may surround : oyun/entrika kuşatabilir
    issue may surround : sorun kuşatabilir
    membrane may surround : zar kuşatabilir
    mist may surround : sis çevreleyebilir
    mob may surround : çete kuşatabilir
    mountain may surround : dağ çevreleyebilir
    mystery may surround : gizem kuşatabilir
    myth may surround : efsane çevreleyebilir
    politics may surround : siyaset çevreleyebilir
    publicity may surround : tanıtım kuşatabilir
    scandal may surround : skandal kuşatabilir
    secrecy may surround : gizlilik kuşatabilir
    silence may surround : sessizlik kuşatabilir
    speculation may surround : spekülasyon çevreleyebilir
    stigma may surround : kusur kuşatabilir
    tree may surround : ağaç çevreleyebilir
    troops may surround : birlikler etrafını sarabilir
    uncertainty may surround : belirsizlik kuşatabilir
    wall may surround : duvar çevreleyebilir
    surround core : çekirdeği çevrelemek
    surround courtyard : avluyu çevrelemek
    surround mythology : mitolojiyi sarmak
    surround town : şehri sarmak
    surround valley : vadiyi sarmak
    surround yard : avluyu sarmak
    almost surround : neredeyse çevrelemek
    surround completely : tamamen çevrelemek
    surround entirely : tamamen çevrelemek
    surround partially : kısmen çevrelemek
    surround quickly : hızla çevrelemek
    surround totally : tamamen çevrelemek
    surround virtually : neredeyse sarmak
    Daha az gör
    surrounding (adj)

    çevredeki

    etraftaki, civardaki

    Surrounding (adj) Collocations

    surrounding area : çevreleyen alan
    surrounding building : çevreleyen bina
    surrounding countryside : çevredeki kırsal alan
    surrounding county : çevredeki ilçe
    surrounding district : çevredeki ilçe
    13 Örnek daha
    surrounding farm : çevreleyen çiftlik
    surrounding field : çevreleyen alan
    surrounding ground : çevreleyen yer, etraf
    surrounding hill : çevreleyen tepe
    surrounding mountain : çevredeki dağ
    surrounding neighbourhood : çevre mahalle
    surrounding region : çevre bölge
    surrounding scenery : çevreleyen manzara
    surrounding suburb : çevredeki dış mahalle
    surrounding territory : çevreleyen bölge
    surrounding tissue : çevreleyen doku
    surrounding town : çevreleyen kasaba
    surrounding village : çevreleyen köy
    Daha az gör