Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Tough ne demek?

Tough ne demek? Tough ne anlama gelir? Tough İngilizce örnek cümle. Tough eş anlamlıları.

    tough (v)

    zorluklara göğüs germek

    tough (n)

    saldırgan

    belalı
    tough (adj)

    sert

    katı, dayanıklı

    zor

    çetin

    kaba

    Tough (adj) Collocations

    incredibly tough : inanılmaz sert
    mentally tough : zihinsel olarak sert
    particularly tough : özellikle sert
    physically tough : fiziksel olarak sert
    really tough : gerçekten zor
    78 Örnek daha
    remarkably tough : dikkat çekici sert
    slightly tough : biraz sert
    extremely tough : son derece/oldukça zor
    fairly tough : oldukça zor
    tough enough : yeterince sert
    tough assignment : zor atama
    tough battle : zorlu savaş
    tough beef : sert sığır eti
    tough business : zor iş
    tough call : zorlu çağrı
    tough catch : zor yakalama
    tough challenge : zorlu engel
    tough choice : zorlu seçim
    tough climb : zorlu tırmanış
    tough competition : zorlu rekabet
    tough competitor : zorlu rakip
    tough control : zor kontrol
    tough critic : zor eleştirmen
    tough decision : zor karar
    tough exterior : sert dış
    tough fight : zorlu mücadele
    tough game : zorlu oyun
    tough guy : sert adam
    tough hide : zor gizlemek
    tough job : zor iş
    tough law : zorlu hukuk
    tough legislation : zorlu mevzuat
    tough line : zorlu çizgi
    tough luck : zor şans
    tough measure : sert ölçü
    tough meat : sert et
    tough negotiation : zorlu müzakere
    tough negotiator : zor görüşmeci
    tough neighbourhood : zor mahalle
    tough opponent : zor rakip
    tough part : zor kısım
    tough penalty : sert penaltı
    tough problem : zor problem
    tough proposition : zor teklif
    tough question : zor soru
    tough questioning : zor sorgulama
    tough race : zorlu yarış
    tough regulation : zorlu düzenleme
    tough restriction : zor kısıtlama
    tough rival : zorlu rakip
    tough road : zor yol
    tough season : zor mevsim
    tough situation : zor durum
    tough skin : sert cilt
    tough stance : sert duruş
    tough stand : sağlam durmak
    tough steak : sert biftek
    tough stretch : zor streç
    tough talk : zorlu konuşma
    tough target : zorlu hedef
    tough task : Zor görev
    tough test : zorlu test
    tough time : zor zaman
    tough training : zorlu eğitim
    tough week : zorlu hafta
    tough work : zor iş
    tough world : zor dünya
    tough year : zor bir yıl
    act tough : sert davranmak
    appear tough : zor görünmek
    be tough : sert olmak
    become tough : zorlanmak
    feel tough : zor hissetmek
    find sth tough : sert bulmak
    get tough : sert olmak
    grow tough : zorlaşmak
    look tough : sert görünmek
    make sth tough : sert yapmak
    play tough : sıkı oynamak
    remain tough : zorlu kalmak
    seem tough : zor görünmek
    stand tough : sağlam durmak
    talk tough : sert konuşmak
    Daha az gör