Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Wild ne demek?

Wild ne demek? Wild ne anlama gelir? Wild İngilizce örnek cümle. Wild eş anlamlıları.

    wild (n)

    vahşi doğa

    yaban, insan yaşamayan ıssız yer
    wild (adj)

    vahşi

    yabani

    vahşi doğa

    doğal çevre

    Wild (adj) Collocations

    absolutely wild : tamamen kontrolden çıkmış
    slightly wild : biraz kontrolden çıkmış/kendini kaybetmiş (öfkeden)
    truly wild : gerçekten vahşi
    extremely wild : oldukça vahşi
    fairly wild : oldukça dağınık/vahşi
    86 Örnek daha
    wild accusation : saçma/çılgın/acayip suçlama
    wild allegation : asılsız iddia
    wild animal : vahşi/yabani hayvan
    wild applause : çılgınca/coşkulu alkış
    wild barley : yabani arpa
    wild beast : vahşi hayvan/yaratık
    wild berry : yabani çilek/yemiş
    wild bird : yabani kuş
    wild bunch : çılgın/canlı topluluk/grup/takım
    wild card : (bir oyun için) önceden tahmin edilemeyen durum
    wild cat : yaban kedisi, vahşi kedi
    wild cattle : yabani büyükbaş hayvan
    wild coast : vahşi kıyı
    wild coastline : vahşi/engebeli/kayalık sahil şeridi/kıyı boyu
    wild country : vahşi/yabani alan/arazi
    wild countryside : vahşi kırsal alan
    wild creature : vahşi yaratık
    wild dancing : çılgınca dans (etme)
    wild dash : çılgınca (bir yere) aceleyle koşma/hareket
    wild dog : yabani köpek
    wild duck : yaban ördeği/kazı
    wild elephant : vahşi fil
    wild exaggeration : çılgınca/aşırı abartı
    wild excitement : şiddetli/büyük heyecan
    wild expectation : çılgınca/büyük beklenti
    wild eye : çılgın/meraklı göz
    wild fantasy : vahşi/çılgınca fantezi/hayal ürünü olan şey
    wild fish : vahşi balık
    wild flower : yabani çiçek, kır çiçeği
    wild fluctuation : şiddetli/önemli dalgalanma
    wild frenzy : vahşice çılgınlık/taşkınlık/öfke/cinnet
    wild frontier : vahşi sınır (bölgesi)
    wild fruit : yabani meyve
    wild garlic : yabani sarımsak
    wild goat : yabani keçi
    wild goose : yaban kazı
    wild grass : yabani ot/yeşillik
    wild guess : kaba tahmin
    wild herb : yabani şifalı ot/bitki
    wild herd : vahşi sürü/hayvan sürüsü
    wild honey : deve tabanı, yaban balı
    wild hope : vahşi umut
    wild horse : vahşi at
    wild idea : çılgınca fikir
    wild imagination : çılgın/meraklı hayal gücü
    wild joy : çılgınca sevinç/neşe
    wild land : vahşi kara parçası/yer, vahşi zambak
    wild landscape : vahşi manzara/tabiat
    wild laughter : çılgınca/vahşice kahkaha
    wild longing : büyük özlem
    wild look : vahşi bakış
    wild lunge : vahşice saldırı/hamle/atak
    wild mammal : vahşi memeli hayvan
    wild moor : yabani çalılık/ fundalık/bozkır
    wild mushroom : yabani mantar
    wild orgy : çılgın seks partisi
    wild pig : vahşi/yaban domuz (u)
    wild pitch : vahşi/sert atıcılık (beysbol)
    wild plant : vahşi/yabani bitki
    wild pony : yabani midilli
    wild rice : yabani pirinç, hint pirinci
    wild ride : yaban gezintisi/yolculuğu
    wild river : vahşi nehir
    wild rose : yaban gülü
    wild salmon : vahşi/yabani somon
    wild sex : vahşi seks
    wild sheep : yabani koyun
    wild species : yabani/vahşi türler
    wild stab : vahşice/sert bıçaklama/saplama
    wild strawberry : dağ çileği
    wild talk : çılgınca/kızgın konuşma
    wild trout : yabani alabalık
    wild turkey : yabani hindi
    wild weather : sert hava
    wild wolf : vahşi/yabani kurt
    be wild : haşarılık etmek, vahşi olmak
    drive sb wild : birini çok kızdırmak, birini kontrolden çıkarmak
    go wild : yabanlaşmak, çılgınlaşmak, kontrolden çıkmak
    grow wild : yabani, arsız büyümek
    live wild : vahşice yaşamak/büyümek, vahşi olmak
    look wild : vahşi görünmek
    make sb wild : birini vahşileştirmek
    run wild : taşkınlık yapmak, azıp çok yayılmak (bitki)
    wild fire : kontrol edilemeyen yangın
    with wild abandon : aldırış etmeden / kaygısızca
    wild jackal : yaban çakalı
    Daha az gör

    Wild (adj) Preposition Kullanımları

    in the wild : vahşi hayatta