Yükleniyor...
Devastating [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Devastating (Adj) ne demek?

Devastating (Adj) ne anlama gelir? Devastating ne demektir? Devastating İngilizce örnek cümle.

    devastate (v)

    yok etmek

    ortadan kaldrmak, harap etmek, mahvetmek

    perişan etmek

    üzmek, sarsmak

    Devastating (adj) Collocations

    cyclone may devastate : kasırga harap edebilir
    earthquake may devastate : deprem harap edebilir
    hurricane may devastate : kasırga tahrip edebilir
    tornado may devastate : kasırga yıkıcı olabilir
    typhoon may devastate : tayfun harap edebilir
    3 Örnek daha
    devastate country : ülkeyi yıkmak/harap etmek
    devastate economy : ekonomiyi sarsmak/mahvetmek
    devastate industry : sanayiyi harap etmek/mahvetmek/yıkmak
    Daha az gör
    devastating (adj)

    yıkıcı

    mahvedici, yok edici

    Devastating (adj) ingilizce örnek cümle

    Madagascar's vanilla production has been adversely affected in recent years by a series of devastating cyclones.

    Madagaskar'ın vanilya üretimi son yıllarda bir dizi yıkıcı siklondan olumsuz yönde etkilenmiştir.

    şaşkına çeviren

    perişan eden, yıkıcı

    Devastating (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, çok büyük hasar veren şeyleri anlatmak için kullanılabilir.
    disastrous (adj) : feci
    devastating (adj) : yıkıcı, şaşkına çeviren
    catastrophic (adj) : feci


    Devastating (adj) Collocations

    devastating attack : yıkıcı saldırı
    devastating blow : yıkıcı darbe
    devastating consequence : yıkıcı sonuç
    devastating critique : yıkıcı eleştiri
    devastating defeat : yıkıcı yenilgi
    17 Örnek daha
    devastating disaster : yıkıcı felaket
    devastating display : yıkıcı ekran
    devastating drought : yıkıcı kuraklık
    devastating earthquake : yıkıcı deprem
    devastating effect : yıkıcı etki
    devastating epidemic : yıkıcı salgın
    devastating famine : yıkıcı kıtlık
    devastating fire : yıkıcı ateş
    devastating flood : yıkıcı sel
    devastating illness : yıkıcı hastalık
    devastating impact : yıkıcı etki
    devastating indictment : yıkıcı iddianame
    devastating injury : yıkıcı yaralanma
    devastating loss : yıkıcı kayıp
    devastating news : yıkıcı haberler
    devastating storm : yıkıcı fırtına
    devastating toll : yıkıcı gişeler
    Daha az gör