Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Lose ne demek?

Lose ne demek? Lose ne anlama gelir? Lose İngilizce örnek cümle. Lose eş anlamlıları.

    lose (v)

    kaybetmek

    yitirmek, mağlup olmak

    Lose (v) ingilizce örnek cümle

    The best way to lose weight is to do regular physical activity.

    Kilo vermenin en iyi yolu düzenli fiziksel aktivite yapmaktır.

    I can't stand even the thought of losing Jack as a friend.

    Bir arkadaş olarak Jack'i kaybetme düşüncesine bile katlanamıyorum.

    Lose (v) Collocations

    party may lose : parti kaybedebilir
    team may lose : takım kaybedebilir
    watch may lose : saat kaybedilebilir
    lose ability : yeteneğini kaybetmek
    lose accent : aksanı kaybetmek
    80 Örnek daha
    lose altitude : irtifa kaybetmek
    lose appeal : cazibeyi kaybetmek
    lose baby : bebeği kaybetmek
    lose balance : dengeyi kaybetmek
    lose ball : topu kaybetmek
    lose battle : savaşı/mücadeleyi kaybetmek
    lose belief : inancını kaybetmek
    lose belongings : eşyalarını kaybetmek
    lose case : davayı kaybetmek
    lose chance : şansını kaybetmek
    lose charm : çekicilik kaybet
    lose child : çocuk kaybetmek
    lose confidence : güveni kaybetmek
    lose consciousness : bilincini kaybetmek
    lose contact : iletişimi kaybetmek
    lose control : kontrolü kaybetmek
    lose efficiency : verimliliği kaybetmek
    lose an election : seçimi kaybetmek
    lose employment : istihdamı kaybetmek
    lose enthusiasm : coşkuyu kaybetmek
    lose essence : özünü kaybetmek
    lose eyesight : görme yetisini kaybetmek
    lose faith : inancını kaybetmek
    lose fat : kilo vermek (yağ kaybetmek)
    lose fight : mücadeleyi kaybetmek
    lose focus : odağını kaybetmek
    lose game : oyunu kaybetmek
    lose gloss : parlaklığını kaybetmek
    lose habitat : yaşam alanını yitirmek
    lose hair : saçı dökülmek
    lose hearing : duyma yetisini kaybetmek
    lose heat : ısı kaybetmek
    lose hold : üstünlük / güç kaybetmek
    lose hope : umudunu kaybetmek
    lose identity : kimliği kaybetmek
    lose independence : bağımsızlığını kaybetmek
    lose initiative : inisiyatifi kaybetmek
    lose interest : ilgisini kaybetmek
    lose job : işini kaybetmek
    lose life : hayatını kaybetmek
    lose link : bağlantıyı kaybetmek
    lose livelihood : geçim kaynağını kaybetmek
    lose majority : çoğunluğu kaybetmek
    lose match : maçı kaybetmek
    lose memory : hafızayı kaybetmek
    lose money : para kaybetmek
    lose patience : sabrını tüketmek
    lose perspective : bakış açısını kaybetmek
    lose popularity : gündemden düşmek
    lose possession : müllk kaybetmek
    lose power : güç kaybetmek
    lose productivity : üretkenliği kaybetmek
    lose respect : saygı kaybetmek
    lose revenue : geliri kaybetmek
    lose self-confidence : kendine güvenini kaybetmek
    lose self-respect : kendine saygıyı kaybetmek
    lose series : diziyi kaybetmek
    lose share : pay kaybetmek
    lose sight : gözden kaybetmek
    lose sleep : uykusu kaçmak
    lose speed : hızını kaybetmek
    lose status : statüyü kaybetmek
    lose strength : gücünü kaybetmek
    lose struggle : mücadeleyi kaybetmek
    lose one's temper : çileden çıkmak
    lose a territory : bir bölgeyi kaybetmek
    lose throne : tahtı kaybetmek
    lose time : zaman kaybetmek
    lose tooth : diş kaybetmek
    lose trust : güven kaybetmek
    lose use : işlevini kaybetmek
    lose vision : kör olmak
    lose way : yolunu kaybetmek
    lose wealth : zenginlik kaybetmek
    lose weight : kilo kaybetmek/kilo vermek
    lose pace : hızını kaybetmek
    lose value : değer kaybetmek
    lose ground : gerilemek, itibarını kaybetmek
    lose acceleration : ivme kaybetmek
    lose importance : önemini kaybetmek
    Daha az gör

    Lose (v) Preposition Kullanımları

    lose to : ...ya karşı kaybetmek
    lose against : ...ya karşı kaybetmek

    Lose ile Bağlantılı Kelimeler