Yükleniyor...
Mark [Noun] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Mark (N) ne demek?

Mark (N) ne demek? Mark ne anlama gelir? Mark İngilizce örnek cümle. Mark eş anlamlıları.

    mark (v)

    puanlamak

    lekelemek

    damgalamak, iz bırakmak

    belirtmek

    göstermek, karakterize etmek

    Mark (n) Collocations

    arrow may mark : ok işaretleyebilir
    ceremony may mark : tören gösterebilir/belirtebilir
    festival may mark : festival kutlayabilir
    line may mark : çizgi işaretleyebilir
    plaque may mark : tabela işaretleyebilir
    17 Örnek daha
    sign may mark : işaret işaretleyebilir
    year may mark : yıl işaretleyebilir/belirtebilir
    mark arrival : gelişe işaret etmek
    mark ballot : oyu işaretlemek
    mark beginning : başlangıca işaret etmek
    mark difference : farkı yansıtmak
    mark end : sonu belirtmek
    mark era : çağı belirlemek
    mark event : olayı kutlamak
    mark milestone : dönüm noktasını belirlemek
    mark onset : başlangıcını belirtmek
    mark phase : evreyi dikkate almak
    mark return : işaret iadesi
    mark stress : vurgulamak
    mark turning point : dönüm noktasını işaret etmek
    mark effectively : etkili bir şekilde işaretlemek
    mark permanently : kalıcı olarak işaretlemek
    Daha az gör

    Mark (n) Preposition Kullanımları

    mark as : ...olarak göstermek/belirtmek
    mark on : ...üzerine işaretlemek
    mark (n)

    leke

    iz

    Mark (n) ingilizce örnek cümle

    The vaccination left a little mark on my arm.

    Aşı kolumda küçük bir iz bıraktı.

    işaret

    im, belirti, gösterge

    puan

    not (okulda)

    seviye

    düzey

    Mark (n) Collocations

    approach mark : işarete/çizgiye yaklaşmak
    bear mark : işaret taşımak
    break mark : seviyeyi aşmak
    deserve mark : notu hak etmek
    find mark : hedefi bulmak
    18 Örnek daha
    gain mark : işaret göstermek
    get mark : puan almak
    have mark : işaretlemek
    hit mark : hedefi vurmak
    leave mark : iz bırakmak
    make mark : iz bırakmak
    miss mark : hedefi ıskalamak
    pass mark : seviyeyi geçmek
    reach mark : seviyeye ulaşmak
    surpass mark : işareti aşmak
    average mark : ortalama norm
    bad mark : düşük puan
    deep mark : derin iz
    top mark : en yüksek puan
    visible mark : görünür işaret
    distinguishing mark : ayırt edici işaret
    identifying mark : belirleyici işaret
    claw mark : pençe izi
    Daha az gör

    Mark (n) Preposition Kullanımları

    mark of : ...nin göstergesi
    mark on : ...üzerine iz