Yükleniyor...
Terribly [Adv] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Terribly (Adv) ne demek?

Terribly (Adv) ne anlama gelir? Terribly ne demektir? Terribly İngilizce örnek cümle.

    terribly (adv)

    korkunç derecede

    çok kötü bir şekilde

    Terribly (adv) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; iğrenç, kabul edilemez şekilde anlamında kullanılabilir.
    abominably (adv) : iğrenç bir şekilde
    dreadfully (adv) : çok, fena halde
    terribly (adv) : korkunç derecede
    horribly (adv) : dehşet verici
    awfully (adv) : berbat bir şekilde, aşırı derecede
    disgracefully (adv) : ayıp bir şekilde
    horrendously (adv) : aşırı bir biçimde
    disgustingly (adv) : tiksindirici bir şekilde
    abhorrently (adv) : iğrenç bir şekilde
    detestably (adv) : tiksindirici bir şekilde


    Terribly (adv) Collocations

    terribly afraid : aşırı derecede korkmuş
    terribly angry : son derece sinirli
    terribly anxious : korkunç endişeli
    terribly awkward : korkunç derecede/ son derece başa çıkması zor
    terribly bad : son derece kötü
    77 Örnek daha
    terribly bored : sıkıntıdan patlamış
    terribly boring : çok sıkıcı
    terribly brave : çok/olağanüstü derecede cesur
    terribly busy : çok meşgul
    terribly cold : çok soğuk
    terribly complicated : çok karmaşık
    terribly concerned : çok/ feci şekilde endişeli
    terribly confused : korkunç derecede kafası karışık
    terribly confusing : çok kafa karıştırıcı
    terribly conscious : son derece/çok bilinçli
    terribly dangerous : çok/son derece tehlikeli
    terribly depressed : çok depresif/ bunalımlı
    terribly disappointed : çok hayal kırıklığına uğramış
    terribly disappointing : çok hayal kırıklığına uğratan/uğratıcı
    terribly embarrassed : çok/ feci şekilde utanmış
    terribly embarrassing : çok utandırıcı
    terribly excited : çok heyecanlı
    terribly exciting : inanılmaz derecede heyecan verici
    terribly expensive : çok pahalı
    terribly fascinating : son derece büyüleyici / çok enteresan
    terribly frightened : çok korkmuş
    terribly frustrating : korkunç derecede can sıkıcı
    terribly funny : çok komik
    terribly guilty : korkunç derecede suçlu/kabahatli
    terribly homesick : korkunç derecede sıla hasreti çeken
    terribly hungry : çok aç
    terribly hurt : çok üzüntülü
    terribly ill : korkunç derecede hasta
    terribly important : çok önemli
    terribly impressed : çok etkilenmiş
    terribly inconvenient : çok uygunsuz
    terribly inefficient : çok/son derece verimsiz
    terribly interested : çok ilgili
    terribly interesting : çok ilginç
    terribly keen : çok istekli
    terribly lonely : çok yalnız
    terribly lucky : çok şanslı
    terribly nice : çok/inanılmaz derecede hoş/kibar
    terribly noisy : çok gürültülü
    terribly old-fashioned : çok eski moda/modası geçmiş
    terribly painful : çok /dayanılmaz bir şekilde ağrılı
    terribly pessimistic : korkunç derecede kötümser
    terribly proud : çok gururlu/ kibirli
    terribly romantic : çok/ inanılmaz derecede romantik
    terribly rude : feci şekilde / çok kaba
    terribly sad : çok kötü/ sıkıcı
    terribly serious : çok ciddi
    terribly shocked : çok şaşırmış / sarsılmış
    terribly short : çok az / noksan
    terribly shy : feci şekilde utangaç
    terribly sick : çok hasta
    terribly skinny : bir deri bir kemik
    terribly sorry : korkunç derecede üzgün
    terribly steep : çok dik
    terribly surprised : çok şaşırmış
    terribly sweet : çok hoş
    terribly tired : çok yorgun
    terribly tragic : korkunç derecede acıklı
    terribly uncomfortable : çok rahatsız
    terribly unfair : çok/açıkça haksız
    terribly unfashionable : çok demode
    terribly unhappy : çok mutsuz
    terribly useful : çok yararlı
    terribly worried : çok endişeli
    terribly worrying : ciddi bir şekilde endişe verici
    terribly wrong : çok/ feci şekilde yanlış
    ache terribly : çok ağrımak
    hurt terribly : korkunç derecede üzülmek
    itch terribly : çok kaşınmak
    mind terribly : çok dikkat etmek
    miss terribly : feci şekilde özlemek
    sadden terribly : çok üzmek
    shake terribly : korkunç şekilde sallamak/titre(t)mek
    suffer terribly : çok acı çekmek/ zarar görmek
    upset terribly : çok üzmek/ alt üst etmek
    worry terribly : çok endişelenmek
    terribly upset : çok üzgün
    Daha az gör