Yükleniyor...
Address [N] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Address (N) ne demek?

Address (N) ne anlama gelir? Address ne demektir? Address İngilizce örnek cümle.

    address (v)

    hitap etmek

    konuşma yapmak, nutuk çekmek

    Address (v) ingilizce örnek cümle

    Soviet dictator Joseph Stalin addressed his country ensuring a World War II victory.

    Sovyet diktatörü Joseph Stalin, 2.Dünya Savaşı zaferini sağlamak için ülkesine seslendi.

    She will address an audience of 50,000 supporters.

    50.000 destekçiden oluşan bir kitleye konuşma yapacak.

    sorunla ilgilenmek

    ele almak, sorunu çözmeye çalışmak, değinmek

    Address (v) ingilizce örnek cümle

    Determining the causes in a specific case can be important for addressing it.

    Belirli bir durumda nedenlerin belirlenmesi, onun ele alınması için önemli olabilir.

    A number of issues must be addressed in order for a commercial policy to be effective.

    Bir ticari politikanın etkili olabilmesi için çok sayıda sorunların ele alınması gerekmektedir.

    adres yazmak

    Address (v) ingilizce örnek cümle

    Please address all letters to this office.

    Lütfen bu ofise giden tüm mektupların adreslerini yaz.

    The credit card was wrongly addressed to our old home.

    Kredi kartı eski evimize yanlışlıkla gönderilmişti.

    Address (n) Collocations

    article may address : makale değinebilir
    chapter may address : bölüm değinebilir
    conference may address : konferans değinebilir
    essay may address : makale değinebilir
    report may address : rapor değinebilir
    61 Örnek daha
    address argument : iddianın üzerine eğilmek
    address aspect : yönün üzerine eğilmek
    address audience : izleyiciye adamak
    address bias : eğilime/ön yargıya önem vermek/üstünde durmak
    address cause : soruna eğilmek
    address chair : başkana hitap etmek/seslenmek
    address challenge : engele/soruna değinmek
    address class : sınıfa hitap etmek
    address complaint : şikayete eğilmek
    address complexity : karmaşaya eğilmek
    address congregation : cemaate seslenmek
    address congress : kongreye hitap etmek
    address convention : konferansa hitap etmek
    address correspondence : mektup göndermek
    address crisis : krizin üzerine eğilmek
    address criticism : eleştiriye eğilmek
    address crowd : kalabalık üzerinde durmak
    address deficit : açık üzerinde durmak
    address disagreement : anlaşmazlığa eğilmek
    address disparity : eşitsizliğe eğilmek
    address divide : bölünmeye eğilmek
    address envelope : zarfı işaretlemek
    address failing : kusurlara eğilmek
    address gap : boşluğa/açıklığa eğilmek/üzerinde durmak
    address gathering : toplantıya hitap etmek
    address grievance : soruna eğilmek
    address imbalance : dengesizliğe eğilmek
    address impact : etkiye eğilmek
    address implication : olası sonuca eğilmek
    address inequality : eşitsizliğe eğilmek
    address issue : (bir) konuyu ele almak
    address letter : mektubu göndermek
    address limitation : sınırlamaya eğilmek
    address matter : meseleye eğilmek
    address meeting : toplantıya hitap etmek
    address misconception : yanlış anlamaya eğilmek/düzeltmek
    address need : ihtiyacı karşılamak
    address objection : itiraza/engele eğilmek
    address paradox : çelişkiyi bulmak/araştırmak
    address parliament : parlamentoya hitap etmek
    address point : nokta üzerinde durmak
    address a problem : bir problem üzerinde durmak
    address question : sorun üzerinde durmak
    address rally : (politik) toplantı üzerinde durmak
    address remark : söz yöneltmek
    address risk : riske eğilmek
    address role : önem/rol üzerinde durmak
    address session : oturuma hitap etmek
    address shortage : kıtlık üzerinde durmak
    address shortcoming : eksikliğe eğilmek
    address situation : duruma eğilmek
    address subject : konuya eğilmek
    address theme : konuya eğilmek
    address threat : tehdit üzerinde durmak
    address topic : konu üzerinde durmak
    address vulnerability : güvenlik açığına/duyarlılığa eğilmek
    address weakness : zayıflığa eğilmek
    address correctly : uygun biçimde söylev vermek
    address explicitly : açıkça ifade etmek
    address properly : doğru dürüst yazmak (adres,isim vb.)
    address specifically : özellikle hitap etmek
    Daha az gör

    Address (n) Preposition Kullanımları

    address to : ...ya hitap etmek
    address (n)

    adres

    Address (n) ingilizce örnek cümle

    The cheque was posted to your home address yesterday.

    Çek dün ev adresinize gönderildi.

    He hasn't written to me recently - perhaps he's lost my address.

    Bana son zamanlarda yazmadı - belki de adresimi kaybetti.

    resmi konuşma

    seslenme, hitap etme

    Address (n) ingilizce örnek cümle

    The President gave an address to the nation over the radio.

    Cumhurbaşkanı radyo üzerinden ulusa bir seslendi.

    The Queen made an address to the nation on television yesterday.

    Kraliçe dün televizyonda ulusa resmi bir konuşma yaptı.

    Address (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir kişinin yaşadığı yeri ifade ederken kullanılabilir.
    home (n) : ev, yurt
    address (n) : adres, resmi konuşma
    dwelling (n) : konut
    residence (n) : konut
    abode (n) : mesken
    place (n) : yer
    domicile (n) : ikametgah


    Address (n) Collocations

    correct address : doğru adres
    presidential address : başkanlık konuşması
    full address : açık adres
    abbreviated address : kısaltılmış adres
    be of no fixed address : devamlı bir meskeni olmamak
    3 Örnek daha
    have no fixed address : devamlı bir meskeni olmamak
    accommodation address : konaklama adresi
    web address : internet adresi
    Daha az gör