Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Break Up ne demek?

Break Up ne demek? Break Up ne anlama gelir? Break Up İngilizce örnek cümle. Break Up eş anlamlıları.

    break up (pv)

    ayrılmak (ilişki)

    ilişkiyi sonlandırmak, yolları ayırmak, bozuşmak

    Break up (pv) ingilizce örnek cümle

    She finally decided to break up with her husband.

    Sonunda kocasından ayrılmaya karar verdi.

    They had been going out for a couple of years before they broke up.

    Ayrılmadan birkaç yıl önce çıkıyorlardı.

    parçalara ayırmak

    bölmek, bölünmek, dağılmak, paramparça etmek

    Break up (pv) ingilizce örnek cümle

    I fastened the box tight with a rope so that it wouldn't break up.

    Kutuyu dağılmasın diye iple sıkıca bağladım.

    After the group broke up in 1980, Robert Plant embarked on a successful solo career.

    Grup 1980'de dağıldıktan sonra, Robert Plant başarılı bir solo kariyere başladı.

    The vase broke up when he dropped it on the floor.

    Vazo, yere düşürdüğünde parçalara ayrıldı.

    sona ermek

    dağılmak, bitirmek, bitmek

    tatile girmek

    öğretim sona ermek, sona ermek

    Break up (pv) ingilizce örnek cümle

    Schools break up at the end of June for the summer holidays.

    Okullar yaz tatili için haziran ayının sonunda tatile girer.

    Break up (pv) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; bir şeyi iki veya daha fazla parçaya ayırmak, bölmek anlamında kullanılabilir.
    divide (v) : bölmek
    break up (pv) : ayrılmak (ilişki), parçalara ayırmak, sona ermek, tatile girmek
    split (v) : bölmek
    split up (pv) : ayrılmak
    subdivide (v) : küçük parçalara bölmek
    cut up (pv) : doğramak, önünü/yolunu kesmek


    Break up (pv) Collocations

    coalition may break up : koalisyon bozulabilir/dağılabilir
    federation may break up : federasyon ayrılabilir/sona erebilir
    marriage may break up : evlilik bozulabilir/sona erebilir
    meeting may break up : toplantı kesilebilir/sona erebilir
    party may break up : parti sona erebilir
    13 Örnek daha
    relationship may break up : ilişki bozulabilir/sona erebilir
    break up ring : şebekeyi/çeteyi yakalamak/çökertmek
    break up chocolate : çikolatayı bölmek
    break up crowd : kalabalığı dağıtmak/ayırmak
    break up demonstration : göstericileri dağıtmak
    break up a fight : kavgayı ayırmak
    break up flow : akışı/akımı kesmek/durdurmak
    break up march : yürüyüşü/göstericileri dağıtmak
    break up meeting : toplantıyı kesmek
    break up mob : kalabalığı dağıtmak
    break up monopoly : tekeli sona erdirmek
    break up partnership : ortaklığı sona ermek
    traffic jam may break up : trafik sıkışıklığı açılabilir
    Daha az gör

    Break up ile Bağlantılı Kelimeler