Yükleniyor...
Break up [Phrasal verb] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Break up (Pv) ne demek?

Break up (Pv) ne demek? Break up ne anlama gelir? Break up İngilizce örnek cümle. Break up eş anlamlıları.

    break up (pv)

    parçalara ayırmak

    bölmek, bölünmek, dağılmak, paramparça etmek

    Break up (pv) ingilizce örnek cümle

    I fastened the box tight with a rope so that it wouldn't break up.

    Kutuyu dağılmasın diye iple sıkıca bağladım.

    The vase broke up when he dropped it on the floor.

    Vazo, yere düşürdüğünde parçalara ayrıldı.

    ayrılmak (ilişki)

    ilişkiyi sonlandırmak, yolları ayırmak, bozuşmak

    Break up (pv) ingilizce örnek cümle

    She finally decided to break up with her husband.

    Sonunda kocasından ayrılmaya karar verdi.

    They had been going out for a couple of years before they broke up.

    Ayrılmadan birkaç yıl önce çıkıyorlardı.

    sona ermek

    dağılmak, bitirmek, bitmek

    tatile girmek

    öğretim sona ermek, sona ermek

    Break up (pv) ingilizce örnek cümle

    Schools break up at the end of June for the summer holidays.

    Okullar yaz tatili için haziran ayının sonunda tatile girer.

    Break up (pv) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; bir şeyi iki veya daha fazla parçaya ayırmak, bölmek anlamında kullanılabilir.
    divide (v) : bölmek
    break up (pv) : parçalara ayırmak, ayrılmak (ilişki), sona ermek, tatile girmek
    split (v) : bölmek
    split up (pv) : ayrılmak
    subdivide (v) : küçük parçalara bölmek/ayırmak
    cut up (pv) : doğramak, önünü/yolunu kesmek


    Break up (pv) Collocations

    coalition may break up : koalisyon bozulabilir/dağılabilir
    federation may break up : federasyon ayrılabilir/sona erebilir
    marriage may break up : evlilik bozulabilir/sona erebilir
    meeting may break up : toplantı kesilebilir/sona erebilir
    party may break up : parti sona erebilir
    13 Örnek daha
    relationship may break up : ilişki bozulabilir/sona erebilir
    break up ring : şebekeyi/çeteyi yakalamak/çökertmek
    break up chocolate : çikolatayı bölmek
    break up crowd : kalabalığı dağıtmak/ayırmak
    break up demonstration : göstericileri dağıtmak
    break up fight : kavga (edenleri) ayırmak
    break up flow : akışı/akımı kesmek/durdurmak
    break up march : yürüyüşü/göstericileri dağıtmak
    break up meeting : toplantıyı kesmek
    break up mob : kalabalığı dağıtmak
    break up monopoly : tekeli sona erdirmek
    break up partnership : ortaklığı sona ermek
    traffic jam may break up : trafik sıkışıklığı açılabilir
    Daha az gör

    Break up ile Bağlantılı Kelimeler