Yükleniyor...
Close [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Close (Adj) ne demek?

Close (Adj) ne anlama gelir? Close ne demektir? Close İngilizce örnek cümle.

    close (adv)

    yakından

    close (v)

    kapatmak

    kapamak

    Close (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, kapatmak anlamında kullanılabilir.
    close (v) : kapatmak
    shut (v) : kapatmak
    slam (v) : (kapıyı vs) çarpmak
    lock (v) : kilitlemek
    close down (pv) : kepenk indirmek


    Close (adj) Collocations

    close permanently : kalıcı olarak kapatmak
    close quietly : sessizce kapatmak
    close temporarily : geçici olarak kapatmak
    close tightly : sıkıca kapatmak
    close jaw : çenesini, ağzını kapamak
    2 Örnek daha
    close bag : çantayı kapatmak
    close beak : gagasını kapatmak
    Daha az gör

    Close (adj) Preposition Kullanımları

    close to : …ya kapalı olmak
    close (n)

    kapanış

    çıkmaz sokak

    Close (adj) Collocations

    draw to close : sona ermek

    Close (adj) Preposition Kullanımları

    towards the close of : ...nın yakınına/kapanışına doğru
    by the close of : ...nın sonuna kadar
    close (adj)

    yakın

    Close (adj) ingilizce örnek cümle

    The most populous regions of Canada are located fairly close to the American border.

    Kanada'nın en kalabalık nüfuslu bölgeleri, Amerika sınırına oldukça yakın yerlerdedir.

    Food really does taste better when eaten with close friends.

    Yemeğin tadı yakın arkadaşları ile birlikte yendiğinde gerçekten daha iyidir.

    He didn't win the prize, but he came close to it.

    Ödülü kazanmadı, ama ona yaklaştı.

    Close (adj) Collocations

    awfully close : son derece yakın
    dangerously close : tehlikeli derecede yakın
    relatively close : nispeten yakın
    remarkably close : dikkat çekici derecede yakın
    very close : çok yakın
    46 Örnek daha
    extremely close : son derece yakın
    geographically close : coğrafi olarak yakın
    close association : yakın ilişki
    close attention : yakın ilgi
    close bond : yakın bağ
    close call : kıl payıspecific
    close community : yakın topluluk
    close connection : yakın bağlantı
    close contact : yakın temas
    close correspondence : yakın yazışma
    close election : yakın seçim
    close follower : yakın takipçi
    close friend : yakın arkadaş
    close friendship : yakın arkadaşlık
    close interest : yakın ilgi/alaka
    close involvement : yakın ilişki
    close link : yakın bağlantı
    close monitoring : yakın izleme
    close neighbour : yakın komşu
    close observation : yakın gözlem
    close observer : yakın gözlemci
    close proximity : çok yakınlık
    close pursuit : yakın takip
    close range : yakin menzil
    close relation : yakın bağ, ilişki
    close relationship : yakından ilişki
    close relative : yakın akraba
    close resemblance : yakın benzerlik
    close scrutiny : dikkatli inceleme
    close season : av yasağı mevsimi
    close shave : yakın tıraş
    close similarity : yakın benzerlik
    close supervision : yakın denetim
    close surveillance : yakın gözetleme
    close tie : yakın ilişki
    close view : yakın bakış
    close watch : yakından takip etme
    bring sb close : birini yakınlaştırmak
    come close : yakına gelmek/yaklaşmak
    get close : yaklaşmak
    stay close : yakın durmak
    closer examination : daha derinlemesine inceleme
    closer inspection : daha sıkı inceleme
    closer look : daha yakından bakış
    be close to bankruptcy : iflasa yakın olmak
    close quarter : kısa mesafe
    Daha az gör

    Close (adj) Preposition Kullanımları

    close to : ...ya yakın