Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Country ne demek?

Country ne demek? Country ne anlama gelir? Country İngilizce örnek cümle. Country eş anlamlıları.

    country (n)

    ülke

    vatan, memleket

    Country (n) ingilizce örnek cümle

    Syria is a large country in the Middle East.

    Suriye, Orta Doğu'da büyük bir ülkedir.

    taşra

    kır, şehir dışı

    Country (n) ingilizce örnek cümle

    Both of my parents were brought up in the country.

    Annem de babam da taşrada/köyde büyüdü.

    Country life is very peaceful in comparison with city life.

    Köy hayatı, şehir hayatına kıyasla oldukça huzurludur.

    Country roads aren't as crowded as city roads.

    Köy yolları şehir yolları kadar kalabalık değildir.

    Country (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; ülke, devlet anlamında kullanılabilir.
    country (n) : ülke, taşra
    state (n) : durum, devlet, eyalet
    land (n) : kara, ülke
    nation (n) : ulus, kavim

    Bu kelimeler, kırsal olan yerleri anlatmak için kullanılabilir.
    country (n) : ülke, taşra
    countryside (n) : kırsal bölge


    Country (n) Collocations

    country may agree : ülke kabul edebilir
    country may border : ülke sınırlanabilir
    country may compete : ülke rekabet edebilir
    country may export : ülke ihraç edebilir
    country may face : ülke yüz yüze gelebilir
    70 Örnek daha
    country may import : ülke ithal edebilir
    country may need : ülke ihtiyaç duyabilir
    country may participate : ülke katılabilir
    country may produce : ülke üretebilir
    country may ratify : ülke onaylayabilir
    country may sign : ülke işaret edebilir
    country may struggle : ülke mücadele edebilir
    country may suffer : ülke acı çekebilir
    attack country : ülkeye saldırmak
    betray country : ülkeye ihanet etmek
    defend country : ülkeyi savunmak
    destroy country : ülkeyi yok etmek
    devastate country : ülkeyi yıkmak/harap etmek
    enter country : ülkeye girmek
    flee country : ülkeden kaçmak
    govern a country : bir ülke yönetmek
    invade a country : bir ülkeyi istila etmek
    lead country : ülkeyi yönetmek
    leave country : ülkeyi terk etmek
    occupy country : ülkeyi işgal etmek
    protect country : ülkeyi korumak
    represent country : ülkeyi temsil etmek
    rule a country : ülkeyi yönetmek
    run country : ülke yönetmek
    serve country : ülkeye hizmet etmek
    travel country : ülkeye seyahat etmek
    unite country : ülkeyi birleştirmek
    visit a country : bir ülkeyi ziyaret etmek
    densely populated country : yoğun nüfuslu ülke
    adopted country : yurt edinilmiş ülke
    advanced country : gelişmiş ülke
    affluent country : zengin ülke
    capitalist country : kapitalist ülke
    cold country : soğuk ülke
    developed country : gelişmiş ülke
    developing country : gelişmekte olan ülke
    different country : başka ülke
    home country : yaşanılan/ana ülke
    impoverished country : fakir ülke
    independent country : bağımsız ülke
    industrial country : sanayici ülke
    industrialized country : sanayileşmiş ülke
    landlocked country : karayla çevrili ülke
    native country : ana vatan
    neighbouring country : komşu ülke
    neutral country : tarafsız ülke
    poor country : fakir ülke
    populous country : kalabalık ülke
    rich country : zengin ülke
    strange country : yabancı/bilinmedik ülke
    tropical country : tropikal ülke
    underdeveloped country : az gelişmiş ülke
    wealthy country : varlıklı ülke
    western country : batı ülkesi
    wild country : vahşi/yabani alan/arazi
    distant country : uzaktaki ülke
    foreign country : yabancı ülke
    friendly country : dost ülke
    fascinating country : büyüleyici ülke
    Third-World country : üçüncü dünya ülkesi
    high-income country : yüksek gelirli ülke
    low-income country : düşük gelirli ülke
    oil-producing country : petrol üreten ülke
    oil-rich country : petrol zengini ülke
    own country : kendi ülkesi
    country may struggle with : ülke ile mücadele edebilir
    host country : ev sahibi ülke
    country accent : ülke aksanı / taşra aksanı
    desert country : çölden oluşan ülke
    emerging country : gelişmekte olan ülke
    Daha az gör

    Country (n) Preposition Kullanımları

    in the country : ülkede
    throughout the country : ülkenin her yerinde
    all over the country : ülkenin her yerinde
    around the country : ülke genelinde
    across the country : ülke genelinde

    Country ile Bağlantılı Kelimeler