Yükleniyor...
remzihoca online dersler

State ne demek?

State ne demek? State ne anlama gelir? State İngilizce örnek cümle. State eş anlamlıları.

    state (v)

    ifade etmek

    belirtmek, söylemek, açıklamak

    State (v) ingilizce örnek cümle

    Scientists have stated that there are over 3,000 different types of minerals.

    Bilim insanları, 3.000'den fazla farklı türde mineral olduğunu ifade etti.

    State (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; duyurmak, ilan etmek anlamında kullanılabilir.
    declare (v) : ilan etmek
    announce (v) : duyurmak
    state (v) : ifade etmek
    proclaim (v) : bildirmek


    State (adj) Collocations

    act may state : hareket içerebilir
    advert may state : ilan/reklam ifade edebilir
    advertisement may state : reklam ifade edebilir
    article may state : makale ifade edebilir
    counsel may state : avukat ifade edebilir
    28 Örnek daha
    document may state : belge belirtebilir
    email may state : e-posta ifade edebilir
    guideline may state : kılavuz ifade edebilir
    letter may state : mektup ifade edebilir
    message may state : mesaj ifade edebilir
    participant may state : katılımcı ifade edebilir
    report may state : rapor ifade edebilir
    resolution may state : teklif ifade edebilir
    rule may state : kural ifade edebilir
    sign may state : işaret ifade edebilir
    witness may state : tanık ifade edebilir
    state belief : inancı ifade etmek
    state desire : arzuyu ifade etmek
    state intention : niyet belirtmek
    state opinion : fikrini ifade etmek
    state preference : durum tercihi
    state view : görüşü ifade etmek
    state accurately : doğru bir şekilde ifade etmek
    state clearly : açıkça belirtmek
    state confidently : emin bir şekilde ifade etmek
    state correctly : doğru şekilde belirtmek
    state exactly : tam olarak ifade etmek
    state explicitly : açıkça ifade etmek
    state expressly : açıkça belirtmek
    state incorrectly : yanlış olarak ifade etmek
    state precisely : tam olarak belirtmek
    state repeatedly : tekrar tekrar belirtmek
    state specifically : özellikle bildirmek
    Daha az gör
    state (n)

    durum

    hal, vaziyet

    State (n) ingilizce örnek cümle

    James was found wandering in a terrible state.

    James korkunç bir halde dolaşırken bulundu.

    devlet

    ülke, hükümet

    State (n) ingilizce örnek cümle

    The poverty is disastrous in the African states.

    Afrika devletlerinde yoksulluk felakettir.

    eyalet

    State (n) ingilizce örnek cümle

    North Dakota is the poorest state in the US.

    Kuzey Dakota, ABD'deki en fakir eyalettir.

    The United States is comprised of states.

    Amerika Birleşik Devletleri eyaletlerden oluşur.

    Mississippi was the last state to abolish slavery.

    Mississippi köleliği kaldıran son eyaletti.

    State (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; ülke, devlet anlamında kullanılabilir.
    country (n) : ülke, taşra
    state (n) : durum, devlet, eyalet
    land (n) : kara, ülke
    nation (n) : ulus, kavim


    State (adj) Collocations

    state may allow : devlet izin verebilir
    state may pass : eyalet geçirebilir
    state may require : devlet gerektirebilir
    become state : devlet olmak
    reach state : mevkiye ulaşmak
    38 Örnek daha
    represent state : devleti temsil etmek
    acceptable state : kabul edilebilir durum
    advanced state : gelişmiş devlet
    appalling state : berbat durum
    awful state : kötü durum
    bad state : kötü durum
    constant state : sabit, değişmez durum
    continuous state : sürekli durum
    current state : mevcut durum
    good state : iyi durum
    independent state : bağımsız devlet
    mental state : psikolojik durum
    natural state : doğal hal
    nervous state : gergin durum
    physical state : fiziksel durum
    poor state : fakir devlet
    present state : şimdiki durum
    previous state : önceki devlet
    sovereign state : egemen devlet
    terrible state : korkunç/ kötü durum
    totalitarian state : totaliter devlet
    weak state : zayıf devlet
    failed state : başarısız devlet
    foreign state : yabancı devlet
    emotional state : duygusal durum
    altered state : değişmiş devlet
    democratic state : demokratik devlet
    federal state : federal devlet
    go into state : hâle, duruma girmek
    live in state : eyalette yaşamak
    mood state : ruh hali durumu
    state of emergency : olağanüstü hal
    welfare state : refah devleti
    state of mind : ruh hali, haleti ruhiye
    persistent vegetative state : bitkisel hayat
    state law : eyalet kanunu
    vegetative state : bitkisel hayat
    go into vegetative state : bitkisel hayata girmek
    Daha az gör

    State (adj) Preposition Kullanımları

    state of : ...nın durumu
    in a ... state : ... bir durumda
    state (adj)

    devlet

    resmî

    State (adj) Collocations

    state agency : devlet kurumu/dairesi
    state association : devlet birliği
    state banquet : devlet ziyafeti
    state benefit : devlet yardımı
    state capital : eyalet başkenti
    23 Örnek daha
    state census : devlet nüfus sayımı
    state constitution : devlet anayasası
    state control : devlet kontrolü
    state convention : devlet sözleşmesi
    state dinner : devlet yemeği
    state education : devlet okulu eğitimi
    state election : devlet seçimi
    state employee : devlet çalışanı
    state government : devlet hükümeti
    state hospital : devlet hastanesi
    state interference : devlet müdahalesi
    state intervention : devlet müdahalesi
    state library : devlet kütüphanesi
    state ownership : devlet mülkiyeti
    state regulation : devlet düzenlemesi
    state religion : devlet dini
    state revenue : devlet geliri
    state secret : devlet sırrı
    state sector : devlet sektörü
    state sovereignty : devlet egemenliği
    state university : devlet üniversitesi
    state witness : devlet tanıklığı
    state affairs : devlet işleri
    Daha az gör

    State ile Bağlantılı Kelimeler