Yükleniyor...
Damaging [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Damaging (Adj) ne demek?

Damaging (Adj) ne anlama gelir? Damaging ne demektir? Damaging İngilizce örnek cümle.

    damage (v)

    hasar vermek

    zarar vermek, zedelemek, zarara sokmak

    Damaging (v) ingilizce örnek cümle

    The storm severely damaged the crops.

    Fırtına mahsullere ciddi hasar verdi.

    Damaging (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; bir şeye hasar, zarar vermek anlamında kullanılabilir.
    damage (v) : hasar vermek
    hurt (v) : incitmek
    harm (v) : zarar vermek
    impair (v) : bozmak
    compromise (v) : anlaşmaya varmak, tehlikeye atmak


    Damaging (adj) Collocations

    blast may damage : patlama zarar verebilir
    fire may damage : yangın zarar verebilir
    hurricane may damage : kasırga zarar verebilir
    ray may damage : ışın zarar verebilir
    tornado may damage : kasırga zarar verebilir
    25 Örnek daha
    typhoon may damage : tayfun zarar verebilir
    vandal may damage : barbar zarar verebilir
    damage artery : atardamara zarar vermek
    damage blood vessel : kan damarına zarar vermek
    damage confidence : güvene zarar vermek
    damage crop : ürüne zarar vermek
    damage habitat : doğal ortama zarar vermek
    damage health : sağlığa zarar vermek
    damage industry : sanayiye zarar vermek
    damage lung : akciğere zarar vermek
    damage nerve : sinire zarar vermek
    damage organ : organa hasar vermek
    damage prospect : olasılığa zarar vermek
    damage reputation : itibarını zedelemek
    damage skin : cilde zarar vermek
    damage spine : omurgaya hasar vermek
    damage tissue : dokuya zarar vermek
    damage wildlife : vahşi yaşama zarar vermek
    damage heavily : ciddi ölçüde zarar vermek, ağır hasara uğratmak
    damage permanently : kalıcı olarak zarar vermek
    damage seriously : ciddi bir şekilde zarar vermek
    damage severely : ağır biçimde zarar vermek
    damage slightly : hafif hasar
    damage badly : ağır hasar vermek
    be damaged by earthquake : depremden hasar görmek
    Daha az gör
    damaging (adj)

    hasar verici

    zarar verici, tahrip edici, zararlı

    Damaging (adj) Collocations

    deeply damaging : derinden zarar veren
    highly damaging : son derece zarar verici
    immensely damaging : son derece zarar verici
    politically damaging : politik olarak zarar verici
    possibly damaging : muhtemelen zarar verici
    18 Örnek daha
    potentially damaging : potansiyel olarak zarar verici
    profoundly damaging : derinden zarar veren
    psychologically damaging : psikolojik olarak zarar veren
    seriously damaging : ciddi hasar verici
    severely damaging : ciddi hasar verici
    economically damaging : ekonomik açıdan zarar verici
    environmentally damaging : çevreye zarar veren
    extremely damaging : son derece zarar verici
    fairly damaging : oldukça zarar verici
    damaging consequence : zarar verici sonuç
    damaging criticism : zarar verici eleştiri
    damaging dispute : zarar verici anlaşmazlık
    damaging effect : zarar verici etki
    damaging impact : zarar verici etki
    damaging radiation : zarar veren radyasyon
    damaging ray : zarar veren ışın
    damaging strike : zarar veren grev
    become damaging : zarar verici olmak
    Daha az gör

    Damaging (adj) Preposition Kullanımları

    damaging to : ... için zarar verici