Yükleniyor...
Direct [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Direct (Adj) ne demek?

Direct (Adj) ne anlama gelir? Direct ne demektir? Direct İngilizce örnek cümle.

    direct (v)

    yönetmek

    yönlendirmek

    yol tarif etmek, yol göstermek, kılavuzluk etmek

    Direct (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; yönetmek, idare etmek anlamında kullanılabilir.
    run (v) : koşmak, yönetmek, akmak, sefer yapmak, çalıştırmak
    manage (v) : yönetmek, başarmak
    direct (v) : yönetmek, yönlendirmek
    administer (v) : yönetmek, vermek


    Direct (adj) Collocations

    judge may direct : hakim yönetebilir
    memorandum may direct : bildiri/genelge yön verebilir
    picture may direct : film yönetilebilir
    direct aggression : doğrudan saldırganlık
    direct attention : dikkatini vermek
    11 Örnek daha
    direct episode : olaya yönlendirmek
    direct focus : doğrudan odak
    direct research : araştırmayı yönetmek
    direct work : çalışmayı yönlendirmek
    direct exclusively : doğrudan münhasıran
    direct expertly : ustaca yönetmek
    direct mainly : esas olarak yönlendirmek
    direct primarily : öncelikle yönetmek
    direct solely : doğrudan yöneltmek
    direct specifically : özellikle yöneltmek
    direct straight : doğrudan yöneltmek
    Daha az gör

    Direct (adj) Preposition Kullanımları

    direct towards : ...ya yönel(t)mek
    direct at : ...ya yöneltmek
    direct (adv)

    dosdoğru

    sapmadan
    direct (adj)

    dolaysız

    dosdoğru, dümdüz, açık açık

    Direct (adj) Collocations

    emotionally direct : duygusal olarak kesin
    extremely direct : son derece doğrudan
    direct access : doğrudan erişim
    direct aim : doğrudan amaç
    direct approach : dolaysız yaklaşım
    47 Örnek daha
    direct assault : doğrudan saldırı
    direct association : doğrudan ilişki
    direct cause : dolaysız neden
    direct communication : doğrudan iletişim
    direct confirmation : doğrudan onay
    direct connection : doğrudan bağlantı
    direct consequences : doğrudan sonuç
    direct contact : doğrudan temas
    direct contrast : direkt zıtlık
    direct correlation : doğrudan ilişki
    direct correspondence : direkt yazışma
    direct cost : doğrudan maliyet
    direct counterpart : direkt meslektaş
    direct democracy : doğrudan demokrasi
    direct effect : doğrudan etki
    direct election : doğrudan seçim
    direct encounter : doğrudan karşılaşma
    direct evidence : kesin kanıt
    direct experience : doğrudan tecrübe
    direct exploitation : doğrudan sömürü
    direct heat : doğrudan ısı
    direct impact : doğrudan etki
    direct influence : doğrudan etki
    direct inspiration : doğrudan ilham
    direct insult : doğrudan hakaret/aşağılama
    direct interaction : doğrudan etkileşim
    direct intervention : doğrudan müdahale
    direct investment : doğrudan yatırım
    direct involvement : doğrudan katılım
    direct link : doğrudan bağlantı
    direct mail : doğrudan posta yoluyla
    direct method : doğru yöntem
    direct observation : doğrudan gözlem
    direct opposite : ters yönlendirmek
    direct outcome : doğrudan sonuç
    direct participation : doğrudan katılım
    direct path : doğrudan yol
    direct reference : doğrudan referans
    direct relationship : doğrudan ilişki
    direct representation : doğrudan temsil
    direct result : doğrudan sonuç
    direct role : doğrudan rol
    direct route : direkt rota
    direct sunlight : doğrudan güneş ışığı
    direct supervision : doğrudan denetimi
    direct tax : doğrudan vergi
    direct trade : doğrudan ticaret
    Daha az gör