Yükleniyor...
Run [Noun] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Run (N) ne demek?

Run (N) ne anlama gelir? Run ne demektir? Run İngilizce örnek cümle.

    run (v)

    koşmak

    Run (v) ingilizce örnek cümle

    All of a sudden, I saw a rabbit running across the field.

    Birdenbire, tarlada koşan bir tavşan gördüm.

    yönetmek

    işletmek, idare etmek, çalıştırmak

    Run (v) ingilizce örnek cümle

    He can't even run his own family, let alone a nation!

    Bir ulusu yönetmek bir yana, kendi ailesini bile yönetemiyor!

    akmak

    dökülmek, boşalmak

    Run (v) ingilizce örnek cümle

    You mustn't cry, or else you makeup will run.

    Ağlamamalısın yoksa makyajın akar.

    The Porsuk river runs through Eskişehir and joins with Sakarya River.

    Porsuk çayı Eskişehir'den geçer ve Sakarya Nehri ile birleşir.

    sefer yapmak

    çalışmak, işlemek

    Run (v) ingilizce örnek cümle

    Buses run between the station and the airport.

    İstasyonla havaalanı arasında otobüs seferleri vardır.

    Buses are running at 20 minute intervals.

    Otobüsler 20 dakikalık aralıklarla çalışıyor.

    çalıştırmak

    faaliyete geçirmek, faal olmak, işletmek

    Run (v) ingilizce örnek cümle

    Although my car is very old, it still runs very well.

    Arabam çok eski olmasına rağmen hala çok iyi çalışıyor.

    Many websites can be run on the same network or server.

    Birçok internet sitesi aynı ağda veya sunucuda çalıştırılabilir.

    Run (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; yönetmek, idare etmek anlamında kullanılabilir.
    run (v) : koşmak, yönetmek, akmak, sefer yapmak, çalıştırmak
    manage (v) : yönetmek, başarmak
    direct (v) : yönetmek, yönlendirmek
    administer (v) : yönetmek, vermek

    Bu kelimeler, akmak anlamında kullanılabilir.
    flow (v) : akmak
    run (v) : koşmak, yönetmek, akmak, sefer yapmak, çalıştırmak
    stream (v) : bir yönde akmak

    Bu kelimeler, bir yere gitmek anlamında kullanılabilir.
    go (v) : gitmek
    travel (v) : seyahat etmek, yol almak
    drive (v) : (araba) sürmek, harekete geçirmek
    ride (v) : binmek
    run (v) : koşmak, yönetmek, akmak, sefer yapmak, çalıştırmak

    Bu kelimeler, bir makinenin, sistemin çalışması anlamında kullanılabilir.
    work (v) : çalışmak, işe yaramak
    function (v) : çalışmak, işlevini yerine getirmek
    operate (v) : işletmek, ameliyat yapmak
    run (v) : koşmak, yönetmek, akmak, sefer yapmak, çalıştırmak


    Run (n) Collocations

    application may run : uygulama çalışabilir
    argument may run : iddia işleyebilir
    blood may run : kan akabilir
    bus may run : otobüs çalışabilir
    cable may run : kablo çalışabilir
    108 Örnek daha
    chip may run : çip çalışabilir
    college may run : kolej işletilebilir
    colour may run : renk akabilir (kıyafet)
    computer may run : bilgisayar çalışabilir
    course may run : kurs işletilebilir
    crack may run : çatlak artabilir/açılabilir
    ditch may run : hendek açılabilir
    dog may run : köpek kaçabilir
    electricity may run : elektrik çalıştırabilir
    engine may run : motor çalışabilir
    exhibit may run : sergi çalışabilir
    exhibition may run : sergi çalışabilir
    eye may run : göz gezinebilir
    ferry may run : feribot çalışabilir
    footpath may run : patika çalışabilir
    footstep may run : ayak sesi ilerleyebilir
    generator may run : jeneratör çalıştırabilir
    horse may run : at gidebilir/atlayabilir
    hound may run : av köpeği koşturabilir
    lane may run : (yol)şerit çalışabilir
    lease may run : kira işleyebilir
    ledge may run : kaya tabakası karşılaşabilir
    line may run : hat çalışabilir
    machine may run : makine çalışabilir
    magazine may run : dergi çalışabilir
    make-up may run : makyaj akabilir
    mascara may run : rimel bulaşabilir
    motor may run : motor çalışabilir
    mouse may run : fare kaçabilir
    murmur may run : üfürüm/uğultu dolaşabilir/duyulabilir
    nerve may run : sinir iletebilir
    nose may run : burun akabilir
    path may run : yol çalışabilir
    pipe may run : boru çalışabilir
    power may run : güç çalıştırabilir
    programme may run : program çalışabilir
    railway may run : demiryolu çalışabilir
    reactor may run : reaktör çalışabilir
    river may run : nehir akabilir
    road may run : yol çalışabilir
    route may run : rota çalışabilir
    scar may run : yara izi uzanabilir
    sentiment may run : düşünce hakim edebilir
    servant may run : hizmetçi çalışabilir
    shiver may run : titreme (başkasına) geçebilir
    shower may run : duş çalışabilir
    software may run : yazılım çalışabilir
    spider may run : örümcek hızlı yürüyebilir
    stream may run : akarsu akabilir
    street may run : sokak çalışabilir
    stripe may run : yol çalışabilir
    system may run : sistem çalışabilir
    tap may run : musluk çalışabilir
    taste may run : lezzet benzeyebilir
    term may run : dönem sürebilir
    tide may run : gelgit devam edebilir/olabilir
    trail may run : yol çalışabilir
    train may run : tren çalışabilir
    tram may run : tramvay çalışabilir
    tremor may run : titreme/sarsıntı (başkalarının arasından,içinden) geçebilir
    trust may run : güven olabilir
    tunnel may run : tünel çalışabilir
    volunteer may run : gönüllü çalışabilir
    water may run : su akabilir
    wire may run : tel çalışabilir
    worker may run : işçi çalışabilir
    year may run : yıl geçebilir
    run ad : reklam yayınlamak
    run ball : topla koşmak
    run bar : bar yönetmek
    run business : iş yerini işletmek
    run cafe : kafe işletmek
    run campaign : kampanya yürütmek
    run candidate : adayı çalıştırmak
    run car : arabayı çalıştırmak
    run commercial : reklam yayınlamak
    run country : ülke yönetmek
    run an election : seçim düzenlemek
    run experiment : deneme yapmak
    run factory : fabrika işletmek
    run feature : (özel bir konuyla alakalı) makale veya program hazırlamak/yayınlamak
    run government : hükümeti yönetmek
    run machine : makineyi çalıştırmak
    run marathon : maraton koşmak
    run programme : program çalıştırmak
    run reactor : reaktör çalıştırmak
    run restaurant : restoran işletmek
    run risk : risk almak
    run shop : dükkan çalıştırmak
    run store : mağaza çalıştırmak
    run surplus : fazla koşmak
    run tongue : yalamak
    run concurrently : aynı anda çalıştırmak
    run consecutively : art arda koşmak
    run continuously : sürekli koşmak
    run efficiently : verimli bir şekilde çalıştırmak
    run fast : hızlı koşmak
    run home : eve koşmak
    run jointly : müşterek yönetmek
    run properly : doğru dürüst/uygun biçimde çalışmak
    run quickly : hızlı koşmak
    run regularly : düzenli olarak çalışmak
    run smoothly : sorunsuz yönetmek
    run parallel : paralellik göstermek
    run wild : taşkınlık yapmak, azıp çok yayılmak (bitki)
    run dry : kurumak
    run in families : aileden gelmek (hastalık vb)
    run riot : kontrolden çıkmak
    Daha az gör

    Run (n) Preposition Kullanımları

    run out of : …tüketmek
    run into : ...ya rastlamak
    run towards : ...ya doğru koşmak
    run (n)

    koşu

    yarış

    Run (n) Collocations

    run may begin : koşu başlayabilir
    run may end : koşu sona erebilir/nokta koyulabilir
    allow run : koşmaya izin vermek
    begin run : koşmaya başlamak
    have run : koştum
    9 Örnek daha
    make run : koşmak
    bad run : kötü başarısızlık
    common run : yaygın yol/yöntem
    long run : uzun dönem/vade
    presidential run : başkanlık yarışı
    short run : kısa dönem/vade
    winning run : kazanma koşusu
    break into run : aniden koşmaya başlamak
    meter may run : sayaç çalışabilir
    Daha az gör

    Run (n) Preposition Kullanımları

    on the run : firarda
    in the long run : uzun vadede
    in the short run : kısa vadede