Yükleniyor...
Distinguished [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Distinguished (Adj) ne demek?

Distinguished (Adj) ne anlama gelir? Distinguished ne demektir? Distinguished İngilizce örnek cümle.

    distinguish (v)

    ayırt etmek

    ayırmak, fark etmek, tanımak

    Distinguished (v) ingilizce örnek cümle

    A police detective often finds himself in the position of having to distinguish between a lie and a truth.

    Bir polis dedektifi genellikle yalan ve gerçek arasında ayrım yapmak durumunda kendini bulur.

    A person with colour blindness may not distinguish all the colours in a painting.

    Renk körlüğü olan bir kişi, bir tablodaki tüm renkleri ayırt edemeyebilir.

    Distinguished (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; iki şey arasındaki farkı söyleyebilmek, ayırt etmek anlamında kullanılabilir.
    distinguish (v) : ayırt etmek
    differentiate (v) : ayırt etmek, farklılaştırmak
    set apart (pv) : ...dan ayırmak


    Distinguished (adj) Collocations

    feature may distinguish : özellik ayırt edilebilir
    distinguish category : kategoriyi ayırt etmek
    distinguish shape : şekli ayırt etmek
    distinguish type : türü ayırt etmek
    distinguish accurately : doğru şekilde ayırt etmek
    6 Örnek daha
    distinguish carefully : dikkatlice ayırt etmek
    distinguish clearly : açıkça ayırt etmek
    distinguish easily : kolayca ayırt etmek
    distinguish readily : kolayca ayırt etmek
    distinguish reliably : güvenilir bir şekilde ayırt etmek
    distinguish sharply : keskin bir şekilde ayırt etmek
    Daha az gör

    Distinguished (adj) Preposition Kullanımları

    distinguish between : … ile … yı ayırt etmek
    distinguish from : …dan ayırt etmek
    distinguished (adj)

    seçkin

    göze çarpan, değerli, saygın

    Distinguished (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir özelliği ile ünlü, övgü alan, sevilen anlamında kullanılabilir.
    celebrated (adj) : meşhur
    famous (adj) : meşhur
    acclaimed (adj) : beğeni toplayan
    outstanding (adj) : mükemmel, ödenmemiş
    well-known (adj) : iyi bilinen
    renowned (adj) : meşhur
    famed (adj) : ünlü
    glorious (adj) : şanlı
    noted (adj) : önemli
    eminent (adj) : seçkin
    distinguished (adj) : seçkin


    Distinguished (adj) Collocations

    distinguished artist : seçkin sanatçı
    distinguished biologist : seçkin biyolog
    distinguished career : seçkin kariyer
    distinguished chemist : seçkin kimyager
    distinguished collection : seçkin koleksiyon
    23 Örnek daha
    distinguished contribution : seçkin katkı
    distinguished critic : seçkin eleştirmen
    distinguished diplomat : seçkin diplomat
    distinguished economist : seçkin ekonomist
    distinguished fellow : seçkin adam
    distinguished gentleman : seçkin beyefendi
    distinguished guest : seçkin konuk
    distinguished historian : seçkin tarihçi
    distinguished mathematician : seçkin matematikçi
    distinguished musician : seçkin müzisyen
    distinguished painter : seçkin ressam
    distinguished panel : seçkin panel
    distinguished pedigree : seçkin nesil
    distinguished philosopher : seçkin filozof
    distinguished physicist : seçkin fizikçi
    distinguished poet : seçkin şair
    distinguished professor : seçkin profesör
    distinguished record : seçkin kayıt
    distinguished scholar : seçkin bilim adamı
    distinguished scientist : seçkin bilim adamı
    distinguished surgeon : seçkin cerrah
    distinguished tradition : seçkin gelenek
    distinguished writer : seçkin yazar
    Daha az gör