Yükleniyor...
Disturbing [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Disturbing (Adj) ne demek?

Disturbing (Adj) ne anlama gelir? Disturbing ne demektir? Disturbing İngilizce örnek cümle.

    disturb (v)

    rahatsız etmek

    düzenini bozmak

    Disturbing (v) ingilizce örnek cümle

    Don't disturb me while I am studying.

    Ders çalışırken beni rahatsız etme.

    Disturbing (adj) Collocations

    disturb balance : dengeyi bozmak
    disturb concentration : konsantrasyonu bozmak
    disturb intruder : izinsiz gireni rahatsız etmek
    disturb neighbour : komşusunu rahatsız etmek
    disturb nest : kuş yuvasını rahatsız etmek/bozmak
    7 Örnek daha
    disturb peace : huzuru bozmak
    disturb privacy : gizliliği bozmak
    disturb rest : istirahati bozmak
    disturb site : siteyi/yeri rahatsız etmek
    disturb sleep : uykuyu bozmak
    disturb wildlife : doğal hayatını bozmak
    disturb neighbourhood : mahalleyi/çevreyi rahatsız etmek
    Daha az gör
    disturbing (adj)

    rahatsız edici

    huzursuz edici

    Disturbing (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; endişelendiren, rahatsız edici şeyleri anlatmak için kullanılabilir.
    disturbing (adj) : rahatsız edici
    worrying (adj) : endişe verici
    unsettling (adj) : durumu bozan, sıkıntı veren


    Disturbing (adj) Collocations

    deeply disturbing : derinden rahatsız edici
    highly disturbing : son derece rahatsız edici
    oddly disturbing : tuhaf biçimde rahatsız edici
    profoundly disturbing : derinden rahatsız edici
    slightly disturbing : biraz rahatsız edici
    23 Örnek daha
    vaguely disturbing : belli belirsiz rahatsız edici
    very disturbing : çok/oldukça rahatsız edici
    extremely disturbing : son derece/oldukça rahatsız edici
    fairly disturbing : oldukça rahatsız edici
    disturbing aspect : rahatsız edici taraf
    disturbing detail : rahatsız edici ayrıntı
    disturbing dream : rahatsız edici rüya
    disturbing fact : rahatsız edici gerçek
    disturbing image : rahatsız edici görüntü
    disturbing implication : rahatsız edici olası sonuç
    disturbing memory : rahatsız edici anı
    disturbing news : rahatsız edici haber
    disturbing picture : rahatsız edici resim/görüntü
    disturbing reading : rahatsız edici okuma
    disturbing report : rahatsız edici rapor/açıklama
    disturbing sight : rahatsız edici görüntü
    disturbing sign : rahatsız edici işaret
    disturbing thought : rahatsız edici düşünce
    disturbing trend : rahatsız edici eğilim
    disturbing vision : rahatsız edici görüntü/kuruntu/düş
    become disturbing : rahatsız edici olmak
    find sth disturbing : rahatsız edici bulmak
    remain disturbing : rahatsız edici kalmak
    Daha az gör