Yükleniyor...
Fat [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Fat (Adj) ne demek?

Fat (Adj) ne anlama gelir? Fat ne demektir? Fat İngilizce örnek cümle.

    fat (n)

    yağ

    Fat (n) ingilizce örnek cümle

    Excess amounts of fat should be avoided in a diet.

    Bir diyette aşırı miktarda yağdan kaçınılmalıdır.

    People should eat less fat to reduce the risk of heart disease.

    İnsanlar kalp hastalığı riskini azaltmak için daha az yağ yemelidir.

    Fat (adj) Collocations

    fat may accumulate : yağ birikebilir
    fat may contain : yağ içerebilir
    add fat : yağ eklemek
    avoid fat : yağdan kaçınmak
    burn fat : yağ yakmak
    22 Örnek daha
    consume fat : yağ tüketmek
    contain fat : yağ içermek
    gain fat : şişmanlamak
    have fat : şişman olmak
    reduce fat : yağ azaltmak
    store fat : yağ depolamak
    dietary fat : diyet yağı
    healthy fat : sağlıklı yağ
    high fat : yüksek yağ
    saturated fat : doymuş yağ
    total fat : toplam yağ
    unsaturated fat : doymamış yağ
    visible fat : görünür yağ
    excess fat : aşırı yağ
    stored fat : depolanmış yağ
    put on fat : yağ bağlamak
    body fat : vücut yağı
    fat deposit : yağ birikintisi/katmanı
    abdominal fat : karın bölgesindeki yağ
    fat tissue : yağ dokusu
    bacon fat : domuz pastırması yağı
    fat content : yağ içeriği
    Daha az gör
    fat (adj)

    şişman

    kilolu, kalın, iri

    Fat (adj) ingilizce örnek cümle

    About 34 of people in the US are obese, making it the fattest country in the world.

    ABD'deki insanların yaklaşık 34'ü obezdir, bu da onu dünyanın en şişman ülkesi yapmaktadır.

    You should be on a diet; otherwise you will get fatter and fatter.

    Diyet yapmalısın; aksi takdirde daha da şişmanlayacaksın.

    The woman was so fat that she couldn't get through the doorway.

    Kadın o kadar şişmandı ki kapıdan geçemedi.

    Fat (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, olması gerekenden fazla kilosu olan şeyleri nitelemek için kullanılabilir.
    fat (adj) : şişman
    overweight (adj) : aşırı kilolu
    obese (adj) : obez
    plump (adj) : balık etli
    chubby (adj) : tombul
    stout (adj) : oldukça şişman, kalın ve sağlam, azimli


    Fat (adj) Collocations

    immensely fat : son derece şişman
    rather fat : oldukça şişman
    enormously fat : muazzam şişman
    fat gain : yağ bağlama
    fat profit : karlı
    3 Örnek daha
    fat stomach : şişman karın
    get fat : şişmanlamak
    make sb fat : birini şişmanlatmak
    Daha az gör