Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Over ne demek?

Over ne demek? Over ne anlama gelir? Over İngilizce örnek cümle. Over eş anlamlıları.

    over (prep, adv)

    ... üzerinde

    ... üzerinden, ... üzerine, (preposition of place)

    Over (prep, adv) ingilizce örnek cümle

    A crystal chandelier was hanging over the table.

    Masanın üzerinde kristal bir avize asılıydı.

    A conflict of opinions arose over the matter.

    Konuyla ilgili görüş ayrılıkları çıktı.

    A helicopter circled over the crowd.

    Kalabalığın üzerinde bir helikopter tur attı.

    Spain established its dominance over much of Chile.

    İspanya, Şili'nin çoğu üzerinde egemenliğini kurdu.

    The debate over global warming has been going all around the world.

    Küresel ısınmayla ilgili tartışmalar tüm dünyada sürüyor.

    He had bruises all over his body after the fight.

    Dövüşten sonra vücudunun her yerinde morluklar vardı.

    The party is split over the issue of immigration.

    Parti göçmenlik konusunda ikiye bölünmüş durumda.

    Put a cloth over the salad to keep the flies off.

    Sinekleri uzak tutmak için salatanın üzerine bir bez koyun.

    ...dan fazla

    ...nın üzerinde, ...nın üstünde, [adverb]

    Over (prep, adv) ingilizce örnek cümle

    Most pancreatic cancers occur in people over the age of 60.

    Pankreas kanserlerinin çoğu 60 yaşın üzerindeki kişilerde görülür.

    The band beat the drum for over an hour.

    Grup bir saatten fazla davul çaldı.

    He was driving well over the speed limit when the accident happened.

    Kaza olduğunda hız sınırını epeyce aşıyordu.

    Currently, John earns over $10,000 a year.

    Şu anda, John yılda 10.000 dolardan fazla kazanıyor.

    The temperature was over 35 degrees centigrade in the shade.

    Gölgede sıcaklık 35 derecenin üzerindeydi.

    Over 50 events are planned throughout the country.

    Ülke genelinde 50'den fazla etkinlik planlanıyor.

    The human heart beats over 100,000 times per day.

    İnsan kalbi günde 100.000 defadan fazla atar.

    Children over five must pay full price for the ticket.

    Beş yaşından büyük çocuklar bilet için tam ücret ödemek zorundadır.

    All Turkish citizens over the age of 18 have the right to vote.

    18 yaşını doldurmuş tüm Türk vatandaşları oy kullanma hakkına sahiptir.

    Mrs Klein is over 80, but she's still very active.

    Bayan Klein 80'in üzerinde ama hâlâ çok aktif.

    ... içerisinde

    ... boyunca, ...dır, ...dir, (preposition of time)

    Over (prep, adv) ingilizce örnek cümle

    Type 2 diabetes develops over time and sometimes has no symptoms.

    Tip 2 diyabet zamanla gelişir ve bazen hiçbir belirti göstermez.

    Over the last 30 years, computers have become a part of our daily lives.

    Son 30 yılda bilgisayar günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.

    Human life expectancy has changed over the years.

    İnsan ömrü yıllar içinde değişti.

    The history of computers goes back over 200 years.

    Bilgisayarların tarihi 200 yıl öncesine dayanmaktadır.

    bitti

    sona erdi, [adverb]

    Over (prep, adv) ingilizce örnek cümle

    For most patients, the side effects of radiation therapy go away when treatment is over.

    Çoğu hasta için, radyasyon tedavisinin yan etkileri tedavi bittiğinde kaybolur.

    The break is over. It is time to go back to work.

    Mola bitti. İşe dönme zamanı.

    Winter is over and spring has come.

    Kış bitti ve bahar geldi.

    When the vacation is over, I will take on a lot of work.

    Tatil bittiğinde, çok iş yapacağım.

    Over (prep, adv) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir şeyin üzerinde, üstünde anlamında kullanılabilir.
    on (prep) : ...de, ...da, ...(gün)de, ... hakkında, ...e, ...a, ...den sonra
    over (prep, adv) : ... üzerinde, ...dan fazla, ... içerisinde, bitti
    above (prep, adv) : ...nın üzerinde


    Over (prep, adv) Collocations

    be over : sona ermek