Yükleniyor...
Peace [N] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Peace (N) ne demek?

Peace (N) ne anlama gelir? Peace ne demektir? Peace İngilizce örnek cümle.

    peace (n)

    barış

    sulh

    Peace (n) ingilizce örnek cümle

    Peace has returned after three years of war.

    Üç yıllık savaştan sonra barış geri döndü.

    We should make every effort to maintain world peace.

    Dünya barışı sağlamak için her türlü çabayı göstermeliyiz.

    huzur

    sükûnet, sessizlik, ağız tadı

    Peace (n) ingilizce örnek cümle

    Learning to ignore things is one of the greatest paths to inner peace.

    Bazı şeyleri görmezden gelmeyi öğrenmek, iç huzura giden en harika yollardan biridir.

    Jack was arrested for disturbing the peace.

    Jack huzuru bozmaktan tutuklandı.

    Peace (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; sessizlik, sakinlik, sükunet, huzur anlamında kullanılabilir.
    silence (v) : susturmak
    peace (n) : barış, huzur
    quiet (n) : sessizlik
    tranquillity (n) : sakinlik
    hush (n) : sessizlik
    calm (n) : sessizlik


    Peace (n) Collocations

    peace may come : barış gelebilir
    peace may prevail : barış hakim olabilir
    peace may reign : barış/huzur hakim olabilir
    broker peace : barışa aracılık yapmak
    disturb peace : huzuru bozmak
    71 Örnek daha
    enjoy peace : huzuru olmak
    establish peace : barışı sağlamak
    find peace : huzur bulmak
    keep peace : barışı devam ettirmek
    maintain peace : barışı devam ettirmek
    make peace with : ... ile barış yapmak
    negotiate peace : barış müzakeresi yapmak
    preserve peace : barışı korumak
    promote peace : barışı teşvik etmek
    restore peace : barışı tekrar sağlamak
    secure peace : barışı güvence altına almak
    seek peace : huzur aramak
    shatter peace : huzuru bozmak
    threaten peace : barışı tehdit etmek
    inner peace : iç huzur
    lasting peace : kalıcı barış
    perfect peace : mükemmel huzur
    permanent peace : kalıcı barış
    relative peace : göreceli barış
    uneasy peace : gergin barış
    durable peace : kalıcı barış
    eternal peace : sonsuz huzur
    fragile peace : kırılgan barış
    negotiated peace : müzakere edilen barış
    peace treaty : barış antlaşması
    bring about peace : barış sağlamak
    peace may descend on somewhere : huzur çökebilir
    peace may settle over somewhere : huzur çökebilir
    peace agreement : barış antlaşması
    peace of mind : iç huzur
    peace process : barış süreci
    world peace : dünya barışı
    peace efforts : barış çabaları
    peace initiative : barış girişimi
    peace accord : barış antlaşması
    peace deal : barış anlaşması
    peace pact : barış antlaşması
    peace settlement : barış antlaşması
    peace offering : barış teklifi
    leave sb in peace : birini rahat bırakmak
    bring peace : barış getirmek
    make peace : barış sağlamak
    peace conference : barış konferansı
    peace congress : barış kongresi
    peace talks : barış konuşmaları
    peace negotiation : barış müzakeresi
    peace plan : barış planı
    peace proposal : barış teklifi
    peace broker : barış aracısı
    peace envoy : barış elçisi
    peace negotiator : barış müzakerecisi
    peace mission : barış görevi
    peace activist : barış aktivisti
    peace advocate : barış savunucusu
    peace campaigner : barış kampanyacısı
    peace marcher : barış yürüyüşü yapan kimse
    peace protester : barış için protesto yapan kimse
    peace group : barış grubu
    peace movement : barış hareketi
    peace camp : barış kampı
    peace march : barış yürüyüşü
    peace protest : barış protestosu
    peace rally : barış mitingi
    peace vigil : barış nöbeti
    peace and quiet : huzur ve sessizlik
    peace and tranquillity : huzur ve sessizlik
    a breach of the peace : huzuru bozma
    sustainable peace : sürdürülebilir barış
    peace dividend : barış payı
    peace pipe : barış piposu (Kızılderili)
    peace sign : barış işareti
    Daha az gör

    Peace (n) Preposition Kullanımları

    peace between : ...arasında barış
    at peace with : ...ile barış halinde
    in peace : huzur içinde
    at peace : barışta | huzur içinde