Yükleniyor...
Prejudiced [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Prejudiced (Adj) ne demek?

Prejudiced (Adj) ne anlama gelir? Prejudiced ne demektir? Prejudiced İngilizce örnek cümle.

    prejudice (v)

    olumsuz yönde etkilemek

    önyargılı olmasına neden olmak, tesir altında bırakmak

    zarar vermek

    zarara uğratmak

    Prejudiced (adj) Collocations

    prejudice chance : şansı zayflatmak
    prejudice substantially : önemli ölçüde önyargıyla karşılamak
    prejudiced (adj)

    önyargılı

    taraflı

    Prejudiced (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir şeye veya birine karşı ön yargılı olma anlamında kullanılabilir.
    biased (adj) : önyargılı
    prejudiced (adj) : önyargılı
    one-sided (adj) : dengi dengine olmayan, tek taraflı
    discriminatory (adj) : ayrımcı


    Prejudiced (adj) Collocations

    deeply prejudiced : derinden önyargılı
    highly prejudiced : çok önyargılı
    racially prejudiced : ırkçı önyargı
    slightly prejudiced : biraz önyargılı
    very prejudiced : çok önyargılı
    4 Örnek daha
    extremely prejudiced : son derece ön yargılı
    fairly prejudiced : oldukça önyargılı
    be prejudiced : önyargılı olmak
    seem prejudiced : yanlı görünmek
    Daha az gör