Yükleniyor...
Upset [Adjective] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Upset (Adj) ne demek?

Upset (Adj) ne demek? Upset ne anlama gelir? Upset İngilizce örnek cümle. Upset eş anlamlıları.

    upset (v)

    üzmek

    bozmak

    Upset (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; var olan bir düzeni, işleyişi, dengeyi bozmak anlamında kullanılabilir.
    disrupt (v) : bozmak
    interrupt (v) : araya girmek
    upset (v) : üzmek, bozmak


    Upset (adj) Collocations

    upset balance : dengeyi bozmak
    upset easily : kolayca üzmek
    upset terribly : çok üzmek/ alt üst etmek
    upset badly : fena halde üzmek
    upset (n)

    bozgun

    beklenmedik yenilgi

    zorluk

    güçlük, sorun, dert

    Upset (adj) Collocations

    cause upset : altüst olmaya sebep olmak
    have upset : üzülmek
    stomach upset : mide bozukluğu
    nervous upset : asap bozukluğu
    upset (adj)

    üzgün

    keyfi kaçmış, üzüntülü, morali bozuk, canı sıkkın

    Upset (adj) ingilizce örnek cümle

    Jack forgot his wedding anniversary, that's why Jane was upset.

    Jack evlilik yıldönümünü unuttu, bu yüzden Jane çok üzüldü.

    bozuk (mide)

    mide fesadı, mide ağrısı

    Upset (adj) ingilizce örnek cümle

    The fish I ate gave me an upset stomach.

    Yediğim balık midemi bozdu.

    Upset (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; mutsuz, hayal kırıklığına uğramış, üzgün kişileri anlatmak için kullanılabilir.
    upset (adj) : üzgün, bozuk (mide)
    sorry (adj) : üzgün
    hurt (adj) : yaralanmış, üzülmüş
    unhappy (adj) : mutsuz
    dismayed (adj) : mutsuz
    devastated (adj) : yıkılmış, harap olmuş
    distressed (adj) : sıkıntılı
    anguished (adj) : acı dolu


    Upset (adj) Collocations

    clearly upset : açıkça bir şekilde üzgün
    deeply upset : derinden üzgün
    greatly upset : fazlasıyla üzgün
    obviously upset : bariz bir şekilde üzgün
    seriously upset : ciddi derecede üzgün
    22 Örnek daha
    slightly upset : biraz üzgün
    truly upset : gerçekten üzgün
    understandably upset : anlaşılabilir şekilde üzgün
    visibly upset : gözle görülür derecede üzgün
    emotionally upset : duygusal olarak üzgün
    extremely upset : son derece üzgün
    fairly upset : oldukça üzgün
    genuinely upset : gerçekten üzgün
    upset stomach : bozuk mide, mide fesadı
    upset tummy : bozuk mide
    appear upset : üzgün görünmek
    become upset : üzülmek
    feel upset : üzgün hissetmek
    get upset : üzülmek
    look upset : üzgün görünmek
    make sb upset : birini üzmek, altüst etmek, moralini bozmak
    seem upset : üzgün görünmek
    sound upset : üzgün görünmek
    terribly upset : çok üzgün
    dreadfully upset : korkunç derecede üzgün
    be very upset : sinirleri altüst olmuş
    not worth getting upset : üzülmeye değmez
    Daha az gör

    Upset (adj) Preposition Kullanımları

    upset with : birine kızmak
    upset at : ...ya üzülmek
    upset about : ... konuda üzgün