Yükleniyor...
Allow [Verb] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Allow (V) ne demek?

Allow (V) ne demek? Allow ne anlama gelir? Allow İngilizce örnek cümle. Allow eş anlamlıları.

    allow (v)

    izin vermek

    müsaade etmek, kabul etmek

    Allow (v) ingilizce örnek cümle

    You must not allow the children to play here.

    Çocukların burada oynamalarına izin vermemelisiniz.

    Her father didn't allow her to go to movies alone.

    Babası yalnız sinemaya gitmesine izin vermedi.

    olanak sağlamak

    mümkün kılmak, engellememek

    Allow (v) ingilizce örnek cümle

    Her higher salary will allow her to live comfortably.

    Maaşının yüksek olması rahatça yaşamasına olanak sağlayacak.

    Allow (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir şeye veya birine izin vermek anlamında kullanılabilir.
    allow (v) : izin vermek, olanak sağlamak
    permit (v) : izin vermek
    let (v) : izin vermek
    authorize (v) : resmi yetki vermek
    entitle (v) : yetki vermek, başlık koymak
    empower (v) : yetki vermek

    Bu kelimeler, bir şeyin gerçekleşmesine olanak sağlamak anlamında kullanılabilir.
    enable (v) : olanak sağlamak
    allow (v) : izin vermek, olanak sağlamak
    permit (v) : izin vermek


    Allow (v) Collocations

    approach may allow : yaklaşım izin verebilir
    authority may allow : makam izin verebilir
    bill may allow : yasa izin verebilir
    circumstance may allow : durum izin verebilir
    constitution may allow : anayasa izin verebilir
    77 Örnek daha
    deal may allow : anlaşma izin verebilir
    design may allow : tasarım izin verebilir
    facility may allow : tesis izin verebilir
    feature may allow : özellik izin verebilir
    judge may allow : hakim izin verebilir
    law may allow : kanun izin verebilir
    legislation may allow : yasalar izin verebilir
    loophole may allow : boşluk izin verebilir
    mechanism may allow : mekanizma izin verebilir
    move may allow : hareket izin verebilir
    permit may allow : izin izin verebilir
    program may allow : program izin verebilir
    programme may allow : program izin verebilir
    provision may allow : şart izin verebilir
    rule may allow : kural izin verebilir
    scheme may allow : şema izin verebilir
    size may allow : boyut izin verebilir
    state may allow : devlet izin verebilir
    system may allow : sistemi izin verebilir
    technique may allow : tekniği izin verebilir
    technology may allow : teknoloji izin verebilir
    weather may allow : hava izin verebilir
    allow access : erişime izin vermek
    allow admittance : kabul edilmek
    allow appeal : başvuruya izin vermek
    allow bail : kefaletle serbest bırakmak
    allow claim : isteği kabul etmek
    allow clearance : açıklığa imkan vermek
    allow comparison : karşılaştırmaya olanak sağlamak
    allow creation : oluşuma/yaratmaya olanak sağlamak
    allow development : gelişmeye olanak sağlamak
    allow discount : indirime olanak sağlamak
    allow distribution : dağıtıma izin vermek
    allow diversity : çeşitliliğe izin vermek
    allow entry : girişe izin vermek
    allow escape : kaçmasına izin vermek
    allow establishment : kuruluşa izin vermek
    allow evidence : kanıtlara izin vermek
    allow examination : incelemeye izin vermek
    allow exception : istisna yapmak
    allow exemption : muafiyete izin vermek
    allow expansion : genişlemeye izin vermek
    allow export : ihracata olanak sağlamak
    allow extradition : iade işlemine izin vermek
    allow flexibility : esnekliğe izin vermek
    allow flow : akışa izin vermek
    allow freedom : özgürlüğe izin vermek
    allow glimpse : (anlık) görüşe olanak sağlamak
    allow goal : (maç)sayıya izin vermek
    allow identification : tanımlamaya izin vermek
    allow import : ithalata olanak sağlamak
    allow indulgence : hoşgörüye/şımartmaya izin vermek
    allow inference : çıkarıma olanak tanımak
    allow insight : anlamaya izin vermek
    allow inspection : denetime/muayeneye izin vermek
    allow latitude : özgürlüğe izin vermek
    allow liberty : özgürlüğe izin vermek
    allow margin : pay bırakmak
    allow maximum : en fazlasına izin vermek
    allow movement : harekete izin vermek
    allow passage : geçişe izin vermek
    allow penetration : nüfuz etmesine olanak sağlamak
    allow pet : evcil hayvan kabul etmek
    allow possibility : olasılığa izin vermek
    allow recognition : tanınmaya izin ver
    allow recovery : gelişmeye/iyileşmeye izin vermek
    allow removal : kaldırmaya izin vermek
    allow representation : gösterime izin vermek
    allow run : koşmaya izin vermek
    allow scope : fırsat ver
    allow smoking : sigara içilmesine izin vermek
    allow time : zaman tanımak, vermek
    allow transfer : aktarmaya izin vermek
    allow union : sendikaya izin vermek
    allow use : kullanıma izin vermek
    allow ventilation : hava vermek
    be allowed to join : katılmasına izin verilmek
    Daha az gör

    Allow (v) Preposition Kullanımları

    allow for : … için izin vermek/sağlamak

    Allow ile Bağlantılı Kelimeler