Yükleniyor...
Fresh [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Fresh (Adj) ne demek?

Fresh (Adj) ne anlama gelir? Fresh ne demektir? Fresh İngilizce örnek cümle.

    fresh (adj)

    yeni

    diğerlerinden farklı

    taze

    hoş kokan

    sağlıklı (cilt)

    Fresh (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, yeni anlamında kullanılabilir.
    new (adj) : yeni
    novel (adj) : yeni
    fresh (adj) : yeni, taze, hoş kokan, sağlıklı (cilt)


    Fresh (adj) Collocations

    still fresh : hâlâ taze
    very fresh : çok taze
    extremely fresh : son derece taze
    fairly fresh : bayağı taza
    fresh air : temiz hava
    61 Örnek daha
    fresh allegation : yeni suçlama
    fresh appeal : yeni itiraz
    fresh approach : taze yaklaşım
    fresh assault : yeni saldırı
    fresh bait : taze yem
    fresh bandage : yeni bandaj
    fresh batch : yeni grup
    fresh beef : taze et
    fresh berry : taze dut
    fresh biscuit : taze bisküvi
    fresh blood : taze kan
    fresh bread : taze ekmek
    fresh breeze : ferahlatıcı esinti
    fresh bun : taze çörek
    fresh butter : taze tereyağı
    fresh challenge : yeni meydan okuma
    fresh chicken : taze tavuk
    fresh chilli : taze biber
    fresh clothes : yeni kıyafet
    fresh coat : yei mont
    fresh coconut : taze hindistan cevizi
    fresh coffee : taze kahve
    fresh complexion : yeni ten rengi
    fresh concrete : taze beton
    fresh controversy : yeni tartışma
    fresh corn : taze mısır
    fresh cream : taze krema
    fresh criticism : yeni eleştiri
    fresh cut : taze kesim
    fresh demand : yeni talep
    fresh diaper : yeni bebek bezi
    fresh dirt : taze toprak
    fresh dressing : yeni giyinme
    fresh earth : taze toprak
    fresh egg : taze yumurta
    fresh election : yeni seçim
    fresh evidence : taze kanıt
    fresh face : yeni yüz
    fresh fighting : yeni mücadele
    fresh fish : taze balık
    fresh flavour : taze lezzet
    fresh flower : taze çiçek
    fresh food : taze gıda
    fresh footprint : taze ayak izi
    fresh fragrance : taze koku
    fresh fruit : taze meyve
    fresh garlic : taze sarımsak
    fresh glass : taze cam
    fresh grave : taze mezar
    fresh herb : taze ot
    fresh ingredient : taze malzeme
    fresh inspiration : yeni ilham
    fresh perspective : yeni bakış açısı
    fresh produce : taze ürün
    fresh start : yeni başlangıç
    fresh supply : yeni kaynak
    fresh towel : yeni havlu
    fresh vegetables : taze sebzeler
    fresh water : tatlı su
    have sth fresh : taze olsun
    look fresh : taze görünmek
    Daha az gör

    Fresh ile Bağlantılı Kelimeler