Yükleniyor...
Powerful [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Powerful (Adj) ne demek?

Powerful (Adj) ne anlama gelir? Powerful ne demektir? Powerful İngilizce örnek cümle.

    powerful (adj)

    güçlü

    kuvvetli, kudretli, etkili

    Powerful (adj) ingilizce örnek cümle

    A supernova is a powerful explosion of a star.

    Süpernova, güçlü bir yıldız patlamasıdır.

    Powerful (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, kişiler veya olaylar üzerinde etkisi, iktidarı olan kimseleri anlatırken kullanılabilir.


    Powerful (adj) Collocations

    immensely powerful : son derece güçlü
    incredibly powerful : inanılmaz derecede güçlü
    particularly powerful : özellikle güçlü
    politically powerful : politik açıdan güçlü
    potentially powerful : potansiyel olarak güçlü
    71 Örnek daha
    relatively powerful : nispeten güçlü
    remarkably powerful : dikkate değer derecede güçlü
    sufficiently powerful : yeterince güçlü/etkili
    surprisingly powerful : şaşırtıcı derecede güçlü
    tremendously powerful : muazzam derecede güçlü
    unusually powerful : alışılmadık derecede güçlü/etkili
    economically powerful : ekonomik açıdan güçlü/etkili
    enormously powerful : muazzam derecede güçlü
    equally powerful : eşit derecede güçlü/etkili
    especially powerful : özellikle güçlü
    exceptionally powerful : müthiş derecede güçlü
    extraordinarily powerful : olağanüstü güçlü
    extremely powerful : son derece güçlü
    fairly powerful : oldukça güçlü
    enough powerful : yeterince güçlü
    powerful attraction : güçlü cazibe
    powerful beak : güçlü gaga
    powerful chest : güçlü göğüs
    powerful claw : güçlü pençe
    powerful combination : güçlü kombinasyon
    powerful drug : güçlü ilaç
    powerful earthquake : güçlü deprem
    powerful effect : güçlü etki
    powerful enemy : güçlü/etkili düşman
    powerful evidence : güçlü kanıt
    powerful explosion : güçlü patlama
    powerful explosive : güçlü patlayıcı
    powerful family : güçlü aile
    powerful force : güçlü kuvvet
    powerful group : güçlü grup
    powerful influence : güçlü etki
    powerful instrument : güçlü alet
    powerful jaw : güçlü çene
    powerful laser : güçlü lazer
    powerful male : güçlü erkek
    powerful medicine : güçlü/etkili ilaç
    powerful memory : kuvvetli hafıza
    powerful muscle : güçlü kas
    powerful nation : güçlü/etkili ulus
    powerful neighbour : güçlü/etkili komşu
    powerful opposition : güçlü/etkili muhalefet
    powerful performance : etkili performans
    powerful personality : güçlü kişilik
    powerful piece : güçlü parça
    powerful poison : etkili zehir
    powerful politician : güçlü/etkili politikacı
    powerful presence : etkili mevcudiyet
    powerful punch : güçlü yumruk
    powerful ray : güçlü ışın
    powerful reinforcement : güçlü/etkili takviye/pekiştirme
    powerful reminder : etkili hatırlatıcı
    powerful rhetoric : etkili retorik
    powerful rival : güçlü rakip
    powerful role : güçlü rol
    powerful ruler : güçlü/etkili yönetici
    powerful runner : güçlü koşucu
    powerful sedative : etkili yatıştırıcı
    powerful sound : güçlü ses
    powerful stimulus : güçlü uyarıcı
    powerful swing : güçlü darbe, değişim
    powerful system : güçlü/etkili sistem
    powerful telescope : güçlü teleskop
    powerful tool : güçlü alet
    be powerful : güçlü olmak
    become powerful : güçlü hale gelmek
    feel powerful : güçlü hissetmek
    get powerful : güçlenmek
    grow powerful : güçlenmek
    look powerful : güçlü görünmek
    make powerful : güçlendirmek
    seem powerful : güçlü görünmek
    Daha az gör