Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Seem ne demek?

Seem ne demek? Seem ne anlama gelir? Seem İngilizce örnek cümle. Seem eş anlamlıları.

    seem (v)

    ... gibi görünmek

    ... gibi gözükmek, ... gibi gelmek

    Seem (v) ingilizce örnek cümle

    He seems to be a fairly successful businessman.

    Oldukça başarılı bir iş adamı gibi görünüyor.

    So far as the evidence is concerned, Joe seems to be a suspect.

    Kanıtlar söz konusu olduğunda, Joe bir şüpheli gibi görünüyor.

    Studies don’t seem to agree on the long-term safety of the drug.

    Çalışmalar, ilacın uzun vadeli güvenliği üzerinde anlaşmış görünmüyor.

    The plane was so far away that it seems like a dot in the sky.

    Uçak o kadar uzaktaydı ki gökyüzünde bir nokta gibi görünüyordu.

    It seems that the burglar broke in through an upstairs window.

    Hırsız üst kattaki pencereden içeri girmiş gibi görünüyor.

    Seem (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, ...gibi görünmek anlamında kullanılabilir.
    seem (v) : ... gibi görünmek
    appear (v) : ortaya çıkmak, ... gibi görünmek
    look (v) : bakmak, görünmek
    sound (v) : kulağa ... gibi gelmek, ses çıkarmak
    feel (v) : hissetmek


    Seem (v) Collocations

    seem alike : benzer görünmek
    seem immature : olgunlaşmamış görünmek
    seem able : ...yapabilir durumda görünmek
    seem absurd : saçma görünmek
    seem acceptable : kabul edilebilir görünmek
    210 Örnek daha
    seem adept : becerikli görünmek
    seem afraid : korkmuş görünmek
    seem aggressive : sinirli görünmek
    seem alarmed : paniğe kapılmış gibi görünmek
    seem alarming : endişe verici görünmek
    seem alien : farklı görünmek
    seem alike : benzer görünmek
    seem alive : canlı görünmek
    seem ambivalent : kararsız gibi görünmek
    seem amenable : uygun görünmek
    seem amused : keyifli gibi görünmek
    seem angry : sinirli görünmek
    seem annoyed : kızgın gibi görünmek
    seem anxious : endişeli görünmek
    seem appealing : cazip gözükmek
    seem arbitrary : keyfi görünmek
    seem artificial : yapay gibi görünmek
    seem ashamed : utanmış gibi görünmek
    seem asleep : uykulu gibi görünmek
    seem astonished : şaşırmış gibi görünmek
    seem astonishing : şaşırtıcı gibi görünmek
    seem attainable : elde edilebilir gibi görünmek
    seem awesome : dehşet verici görünmek
    seem backward : gelişmemiş gibi görünmek
    seem bad-tempered : aksi gibi görünmek
    seem benign : zararsız görünmek
    seem bewildered : şaşkın gibi görünmek
    seem bewildering : şaşırtıcı gibi görünmek
    seem brave : cesur görünmek
    seem breezy : neşeli görünmek
    seem bright : parlak görünmek
    seem capable : yetenekli görünmek
    seem chaotic : karmakarışık gibi görünmek
    seem charming : büyüleyici gözüküyor
    seem cheerful : neşeli görünmek
    seem common : sıradan gibi görünmek
    seem commonplace : sıradan gibi görünmek
    seem compatible : uyumlu görünmek
    seem competent : yetkili görünmek
    seem complicated : karmaşık görünmek
    seem composed : sakin gibi görünmek
    seem concerned : endişeli görünmek
    seem conclusive : kesin görünmek
    seem confident : emin görünüyor
    seem contradictory : çelişkili gibi görünmek
    seem convenient : uygun gibi görünmek
    seem convinced : ikna olmuş gibi görünmek
    seem correct : doğru görünmek
    seem courteous : nazik görünmek
    seem crucial : önemli görünmek
    seem cruel : acımasız görünmek
    seem dangerous : tehlikeli görünmek
    seem defensive : savunmacı/savunmalı gibi görünmek
    seem demanding : talepkâr/zorlayıcı gibi görünmek
    seem depressed : depresif görünmek
    seem determined : kararlı görünmek
    seem detrimental : zararlı görünmek
    seem developed : gelişmiş gibi görünmek
    seem glamorous : göz alıcı görünmek
    seem gloomy : kasvetli görünmek
    seem groundless : asılsız gibi görünmek
    seem haphazard : gelişigüzel gibi görünmek
    seem harmless : zararsız görünmek
    seem healthy : sağlıklı görünmek
    seem helpless : çaresiz gibi görünmek
    seem ignorant : cahil gibi görünmek
    seem illogical : mantıksız görünmek
    seem important : önemli gözükmek
    seem impossible : imkânsız gibi görünmek
    seem improbable : olanaksız görünmek
    seem inaccessible : erişilemez gibi görünmek
    seem inadequate : yetersiz görünmek
    seem inappropriate : uygunsuz görünmek
    seem incapable : aciz görünmek
    seem incompatible : uyumsuz görünmek
    seem incomprehensible : anlaşılmaz görünmek
    seem indestructible : yıkılamaz görünmek
    seem ineffective : etkisiz görünmek
    seem inevitable : kaçınılmaz görünmek
    seem inexperienced : deneyimsiz gibi görünmek
    seem insulting : küçümseyici/aşağılayıcı gibi görünmek
    seem intelligent : zeki gibi görünmek
    seem intent : niyetli/istekli görünmek
    seem interested : ilgili gibi görünmek
    seem interesting : ilginç gibi görünmek
    seem involved : dahil görünmek
    seem irrational : mantıksız gibi görünmek
    seem irregular : düzensiz/kuralsız gibi görünmek
    seem irrelevant : alakasız görünmek
    seem irresponsible : sorumsuz görünmek
    seem likely : muhtemel görünmek
    seem limited : sınırlı gibi görünmek
    seem low-key : gösterişsiz gibi görünmek
    seem negligent : ihmalkar görünmek
    seem nervous : gergin görünmek
    seem neutral : tarafsız gibi görünmek
    seem noteworthy : dikkate değer görünmek
    seem obvious : belli olmak
    seem odd : garip görünmek
    seem opposed : zıt /karşı gibi görünmek
    seem optimistic : iyimser görünmek
    seem overwhelming : ezici gibi görünmek
    seem plausible : gibi görünmek akla yatkın
    seem pleased : memnun görünmek
    seem possible : mümkün gözükmek
    seem powerful : güçlü görünmek
    seem powerless : güçsüz gibi görünmek
    seem precious : değerli görünmek
    seem preferable : tercih edilir gibi görünmek
    seem prejudiced : yanlı görünmek
    seem prepared : hazır görünmek
    seem probable : muhtemel görünmek
    seem professional : profesyonel gözükmek
    seem profitable : karlı görünmek
    seem promising : umut verici görünmek
    seem prosperous : müreffeh görünmek
    seem rare : nadir görünmek
    seem rational : mantıklı görünmek
    seem reactionary : gerici görünmek
    seem real : gerçek görünmek
    seem realistic : gerçekçi gibi görünmek
    seem reasonable : makul görünüyor
    seem redundant : gereksiz görünmek
    seem regular : düzenli gibi görünmek
    seem related : ilgili görünmek
    seem relevant : alakalı görünmek
    seem relieved : rahatlamış gibi görünmek
    seem reluctant : isteksiz görünmek
    seem remarkable : olağanüstü görünmek
    seem remote : uzaktan gözüküyor
    seem respectable : saygın görünmek
    seem responsible : sorumlu görünmek
    seem ridiculous : saçma görünmek
    seem rigid : sert görünmek
    seem satisfactory : tatmin edici görünmek
    seem satisfied : memnun görünmek
    seem scientific : bilimsel gibi görünmek
    seem selfish : bencil görünmek
    seem sensible : mantıklı görünmek
    seem slight : hafif görünüyor
    seem smart : akıllı görünmak
    seem solid : katı/sert/güvenilir/ sağlam gibi görünmek
    seem sound : sağlam görünmek
    seem steady : sabit görünmek
    seem straightforward : basit görünmek
    seem strained : gergin gibi görünmek
    seem strange : tuhaf görünmek
    seem subtle : belirsiz gözükmek
    seem suggestive : müstehcen görünüyor
    seem suitable : uygun gözükmek
    seem superficial : yüzeysel görünmek
    seem surprised : şaşırmış gibi görünmek
    seem susceptible : duyarlı görünmek
    seem suspect : şüpheli görünmek
    seem tedious : sıkıcı görünmek
    seem terrible : korkunç gibi görünmek
    seem thrilled : heyecanlı gibi görünmek
    seem tough : zor görünmek
    seem transparent : şeffaf görünmek
    seem unacceptable : kabul edilemez görünmek
    seem unavoidable : kaçınılmaz görünmek
    seem unbalanced : dengesiz gibi görünmek
    seem unbelievable : inanılmaz görünmek
    seem uncertain : belirsiz gibi görünmek
    seem uncomfortable : rahatsız görünmek
    seem unconcerned : ilgisiz görünmek
    seem undesirable : istenmeyen görünmek
    seem unfriendly : düşmanca görünmek
    seem united : birleşik görünüyor
    seem unlikely : olasılıksız gibi görünmek
    seem unlucky : şansız görünmek
    seem unnecessary : gereksiz gibi görünmek
    seem unpleasant : nahoş/tatsız gibi görünmek
    seem upset : üzgün görünmek
    seem urgent : acil görünmek
    seem useful : faydalı görünmek
    seem valid : geçerli gibi görünmek
    seem valuable : değerli görünmek
    seem viable : uygulanabilir görünmek
    seem willing : istekli gözükmek
    seem worse : daha kötü görünmek
    seem worth : değer gibi görünüyor
    seem worthy : layık görünmek
    seem dull : sıkıcı görünmek
    seem eager : hevesli görünmek
    seem formal : resmi gözüküyor
    seem diverse : farklı/ çeşitli gibi görünmek
    seem extreme : aşırılık gibi görünmek
    seem fearful : korkmuş/korkunç gibi görünmek
    seem foreign : yabancı gibi görünmek
    seem fragile : kırılgan görünmek
    seem disposed : istekli gibi görünmek
    seem dominant : baskın görünmek
    seem fearless : korkusuz gibi görünmek
    seem feasible : uygulanabilir görünmek
    seem friendly : dost gibi görünmek
    seem generous : cömert görünmek
    seem disturbed : rahatsız olmuş gibi görünmek
    seem effective : etkili görünmek
    seem essential : gerekli gibi görünmek
    seem excessive : aşırı görünmek
    seem effortless : zahmetsiz/kolay gibi görünmek
    seem favourable : uygun gibi görünmek
    seem experienced : deneyimli gibi görünmek
    seem far-fetched : inanılması güç gibi görünmek
    seem fascinating : büyüleyici görünmek
    seem enthusiastic : hevesli görünmek
    seem extraordinary : olağanüstü görünmek
    seem appropriate : uygun gibi görünmek
    seem as if : sanki ...mış gibi görünmek
    Daha az gör

    Seem (v) Preposition Kullanımları

    seem like : … gibi görünmek