Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Feel ne demek?

Feel ne demek? Feel ne anlama gelir? Feel İngilizce örnek cümle. Feel eş anlamlıları.

    feel (v)

    hissetmek

    algılamak, duygu uyanmak

    Feel (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir konuda fikrimizi ifade ederken kullanılabilir.
    think (v) : düşünmek
    believe (v) : inanmak
    feel (v) : hissetmek
    reckon (v) : sanmak, hesaplamak

    Bu kelimeler, ...gibi görünmek anlamında kullanılabilir.
    seem (v) : ... gibi görünmek
    appear (v) : ortaya çıkmak, ... gibi görünmek
    look (v) : bakmak, görünmek
    sound (v) : kulağa ... gibi gelmek, ses çıkarmak
    feel (v) : hissetmek


    Feel (n) Collocations

    feel anger : öfke hissetmek
    feel anxiety : endişe etmek
    feel attraction : çekiciliği hissetmek
    feel breeze : esinti hissetmek
    feel cold : üşümek
    158 Örnek daha
    feel concern : endişe hissetmek
    feel confidence : güven hissetmek
    feel contempt : küçümsemek
    feel desire : arzu hissetmek
    feel difference : farkı hissetmek
    feel disappointment : hayal kırıklığı hissetmek
    feel disbelief : inançsızlık/kuşku hissetmek
    feel distress : sıkıntı hissetmek
    feel distrust : güvensiz hissetmek
    feel disturbance : rahatsızlık hissetmek
    feel earthquake : depremi hissetmek
    feel energy : enerjiyi hissetmek
    feel enthusiasm : coşku hissetmek
    feel failure : başarısız (kimse/şey) (gibi) hissetmek
    feel fatigue : yorgunluk hissetmek
    feel fear : korku hissetmek
    feel hand : elle yoklamak
    feel heartbeat : kalp atışını hissetmek
    feel impact : etkisini hissetmek
    feel inclination : eğim hissetmek
    feel indifference : ilgisizlik hissetmek
    feel jealousy : kıskanmak
    feel jolt : sarsıntı hissetmek
    feel longing : hasret çekmek
    feel loyalty : sadakat hissetmek
    feel need : ihtiyaç hissetmek
    feel nervousness : gerginlik hissetmek
    feel pain : ağrı hissetmek
    feel pleasure : zevk hissetmek
    feel pulse : nabzını tutmak
    feel regret : pişmanlık hissetmek
    feel relief : rahatlama hissetmek
    feel respect : saygı duymak
    feel shame : utanmış hissetmek
    feel solidarity : dayanışma ihtiyacı hissetmek
    feel urge : dürtü hissetmek
    feel vibration : titreşimi hissetmek
    feel wonder : merak hissetmek
    feel yearning : özlem duymak
    feel deeply : derinden hissetmek
    feel strongly : güçlü bir şekilde hissetmek
    feel able : ...yapabilir durumda hissetmek
    feel afraid : korkmuş hissetmek
    feel alarmed : paniğe kapılmış hissetmek
    feel alien : yabancı hissetmek
    feel alive : canlı hissetmek
    feel ambivalent : kararsız hissetmek
    feel angry : sinirli hissetmek
    feel annoyed : kızgın hissetmek
    feel anxious : endişeli hissetmek
    feel ashamed : utanmış hissetmek
    feel awful : kötü hissetmek
    feel awkward : garip hissetmek
    feel bad : kötü hissetmek
    feel bewildered : şaşkın hissetmek, afallamak
    feel brave : cesur hissetmek
    feel capable : yetenekli hissetmek
    feel certain : emin olmak
    feel cheerful : neşeli hissetmek
    feel comfortable : rahat hissetmek
    feel competent : yetkin hissetmek
    feel composed : sakin hissetmek
    feel concerned : endişeli hissetmek
    feel confident : kendine güven
    feel confused : kafası karışmış hissetmek
    feel convinced : ikna olmuş hissetmek
    feel creative : yaratıcı hissetmek
    feel dangerous : tehlikeli hissetmek
    feel defensive : savunmacı hissetmek/görünmek
    feel depressed : depresyonda hissetmek
    feel deprived : yoksun hissetmek
    feel desperate : çaresiz hissetmek
    feel glamorous : göz alıcı hissetmek
    feel gloomy : üzüntülü hissetmek
    feel good : iyi hissetmek
    feel happy : mutlu hissetmek
    feel healthy : sağlıklı hissetmek
    feel helpless : aciz hissetmek
    feel homesick : vatanını özlemek
    feel hopeless : umutsuz hissetmek
    feel hungry : aç hissetmek
    feel ignorant : cahil hissetmek
    feel ill : hasta hissetmek
    feel important : önemli hissetmek
    feel inadequate : yetersiz hissetmek
    feel incapable : aciz hissetmek
    feel inclined : meyilli hissetmek
    feel inexperienced : deneyimsiz hissetmek
    feel isolated : yalnız hissetmek
    feel jealous : kıskanmak, kıskanç hissetmek
    feel lonely : yalnız hissetmek
    feel motivated : motive hissetmek
    feel nervous : gergin hissetmek
    feel numb : uyuşmuş hissetmek
    feel obliged : mecbur hissetmek
    feel optimistic : iyimser hissetmek
    feel pleased : memnun hissetmek
    feel powerful : güçlü hissetmek
    feel powerless : güçsüz hissetmek
    feel prepared : hazır hissetmek
    feel protective : koruyucu hissetmek
    feel qualified : nitelikli hissetmek
    feel redundant : gereksiz hissetmek
    feel relaxed : rahatlamak
    feel relieved : rahatlamış hissetmek
    feel reluctant : isteksiz hissetmek
    feel remote : uzaktan hissetmek
    feel resentful : kırgın hissetmek
    feel restricted : kısıtlanmış hissetmek
    feel rich : zengin hissetmek
    feel rigid : katı hissetmek
    feel sad : üzgün hissetmek
    feel safe : güvende hissetmek
    feel satisfied : memnun hissetmek
    feel scared : korkmuş hissetmek
    feel secure : güvende hissetmek
    feel selfish : bencil hissetmek
    feel shocked : şaşırmak
    feel sick : hasta hissetmek
    feel sleepy : uykulu hissetmek
    feel slippery : kaygan hissetmek
    feel solid : sert hissetmek
    feel steady : sabit hissetmek
    feel strained : gergin hissetmek
    feel strong : güçlü hissetmek
    feel surprised : şaşırmış hissetmek
    feel terrible : kötü /berbat hissetmek
    feel tired : yorgun hissetmek
    feel tough : zor hissetmek
    feel uncomfortable : rahatsız hissetmek
    feel uneasy : huzursuz hissetmek
    feel unhappy : mutsuz hissetmek
    feel unpleasant : kötü/nahoş hissetmek
    feel upset : üzgün hissetmek
    feel wonderful : harika hissetmek
    feel worse : daha kötü hissetmek
    feel worthless : değersiz hissetmek
    feel fine : iyi hissetmek
    feel free : özgür hissetmek/olmak
    feel exposed : korunmasız / maruz kalmış hissetmek
    feel foreign : yabancı hissetmek
    feel fragile : kırılgan hissetmek
    feel disposed : istekli /meyilli hissetmek
    feel generous : cömert hissetmek
    feel disturbed : rahatsız edilmiş hissetmek
    feel exhausted : çok yorgun hissetmek
    feel dissatisfied : memnuniyetsiz hissetmek
    feel enthusiastic : hevesli hissetmek
    feel extraordinary : olağanüstü hissetmek
    feel sth inappropriate : bir şeyin uygun olmadığını hissetmek
    feel fearful : korkmuş hissetmek
    feel trapped : kapana kısılmış hissetmek
    feel the absence of : ...nın yokluğunu hissetmek
    feel one's absence : birinin yokluğunu hissetmek
    feel terribly jaded : kolunu kaldıracak hali olmamak
    feel baffled : afallamış / şaşkın hissetmek
    feel dizzy : başı dönmek
    feel down : keyifsiz hissetmek
    Daha az gör

    Feel (n) Preposition Kullanımları

    feel like : ... gibi hissetmek
    feel for : ..ya acımak, duygularını paylaşmak
    feel about : ...hakkında hissetmek
    feel (n)

    his

    hissetme, temas, dokunma

    Feel ile Bağlantılı Kelimeler