Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Clear ne demek?

Clear ne demek? Clear ne anlama gelir? Clear İngilizce örnek cümle. Clear eş anlamlıları.

    clear (v)

    temizlemek

    açılmak, kaldırmak, berraklaşmak

    Clear (adj) Collocations

    clear completely : tamamen temizlek
    clear partially : kısmen temizlemek
    clear forest : ormanı yok etmek
    fog may clear : sis dağılabilir
    clear ball : topu uzaklaştırmak
    2 Örnek daha
    clear lung : akciğeri temizlemek
    clearing bank : takasbank
    Daha az gör
    clear (n)

    masum

    temiz, sorumlu değil

    rahat

    sorunsuz, zorda değil
    clear (adv)

    dokunmadan

    uzaktan
    clear (adj)

    net

    açık, anlaşılablir, belirgin

    açık (hava)

    berrak, pırıl pırıl

    saydam

    belirgin, şeffaf, temiz

    Clear (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; açık, net, anlaşılır anlamında kullanılabilir.
    clear (adj) : net, açık (hava), saydam
    obvious (adj) : bariz
    apparent (adj) : aşikâr
    evident (adj) : açık
    explicit (adj) : açık, müstehcen
    unambiguous (adj) : apaçık
    comprehensible (adj) : anlaşılır
    lucid (adj) : kolay anlaşılır


    Clear (adj) Collocations

    absolutely clear : kesinlikle açık, net
    abundantly clear : çok açık, net
    completely clear : tamamen temiz
    increasingly clear : giderek daha açık, belli hale gelen
    perfectly clear : mükemmel derecede net
    58 Örnek daha
    pretty clear : oldukça açık
    quite clear : oldukça açık
    relatively clear : nispeten temiz
    extremely clear : son derece net
    fairly clear : oldukça açık
    crystal clear : apaçık|çok belli|gün gibi açık
    clear air : açık hava
    clear alternative : açık alternatif
    clear appreciation : açık takdir
    clear association : açık ilişkilendirme
    clear brief : açık özet
    clear chance : belirgin şans
    clear commitment : açık taahhüt
    clear communication : açık iletişim
    clear contrast : net zıtlık
    clear definition : açık tanım
    clear description : net tasvir
    clear difference : net fark
    clear direction : açık, net talimat
    clear distinction : açık ayrım
    clear evidence : kesin kanıt
    clear exception : istisnayı temizlemek
    clear expectation : açık beklenti
    clear explanation : net bir açıklama
    clear focus : açık odak
    clear guideline : açık/net kılavuz
    clear image : net görüntü
    clear indication : açık gösterge
    clear limit : net sınır
    clear link : net bağlantı
    clear liquid : berrak sıvı
    clear majority : net çoğunluk
    clear manifestation : açık işaret/gösterge
    clear mind : zihni boşaltmak
    clear plastic : şeffaf plastik
    clear preference : açık tercih
    clear profit : ortalama kar
    clear reference : açık referans
    clear relationship : açık ilişki
    clear role : beliren rol
    clear sign : net işaret
    clear similarity : açık benzerlik
    clear skin : temiz cilt
    clear statement : açık ifade
    clear target : açık hedef
    clear tendency : açık eğilim
    clear thinking : mantıklı düşünme
    clear understanding : anlaşılır
    clear view : açık görüş
    clear visibility : net görüş
    clear vision : net görüş
    clear warning : açık uyarı
    become clear : açık hale gelmek
    make sth clear : bir şeyi açıklığa kavuşturmak
    clear boundary : açık sınır
    clear structure : açık yapı
    entirely clear : tümüyle açık
    clear weather : açık hava
    Daha az gör