Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Different ne demek?

Different ne demek? Different ne anlama gelir? Different İngilizce örnek cümle. Different eş anlamlıları.

    different (adj)

    farklı

    değişik, ayrı, başka

    Different (adj) ingilizce örnek cümle

    Eskimos have ninety different words for snow.

    Eskimoların kar için doksan farklı kelimesi vardır.

    The earth is different from the other planets in that it has water.

    Dünya, su içermesi bakımından diğer gezegenlerden farklıdır.

    Her ideas on education are very different from mine.

    Eğitim konusundaki fikirleri benimkinden çok farklı.

    Different (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; alışılmamış, olağan dışı olan şeyleri anlatmak için kullanılabilir.
    unusual (adj) : sıra dışı
    atypical (adj) : tipik olmayan
    unconventional (adj) : alışılmadık
    different (adj) : farklı
    eccentric (adj) : acayip
    out of the ordinary (adj) : sıradışı
    offbeat (adj) : alışılmadık

    Bu kelimeler, benzer olmayan şeyleri anlatırken kullanılabilir.
    different (adj) : farklı
    contrasting (adj) : zıtlık yaratan
    disparate (adj) : tamamen farklı
    dissimilar (adj) : farklı
    unequal (adj) : eşit olmayan


    Different (adj) Collocations

    clearly different : açık bir şekilde farklı
    completely different : tamamen farklı
    markedly different : göze çarpan bir şekilde farklı
    qualitatively different : nitelik olarak farklı
    quite different : oldukça farklı
    46 Örnek daha
    radically different : kökten/derinden farklı
    rather different : oldukça farklı
    significantly different : önemli ölçüde farklı
    slightly different : biraz farklı
    somewhat different : kısmen farklı
    strikingly different : çarpıcı biçimde farklı
    substantially different : önemli derecede farklı
    totally different : tamamen farklı
    vastly different : çok farklı
    dramatically different : dramatik olarak farklı
    drastically different : büyük ölçüde farklı
    entirely different : tümüyle farklı
    fundamentally different : temelde farklı
    distinctly different : belirgin şekilde farklı
    different age : farklı yaş/çağ
    different approach : farklı/değişik yaklaşım
    different background : farklı geçmiş / tecrübe
    different category : farklı kategori
    different context : farklı bağlam
    different country : başka ülke
    different degree : farklı derece
    different dimension : farklı boyut
    different direction : farklı yön
    different form : farklı şekil/tür
    different frequency : farklı frekans
    different kind : farklı tür
    different method : farklı yöntem
    different opinion : farklı görüş
    different outcome : farklı sonuç
    different part : farklı bölüm
    different perspective : farklı bakış açısı
    different point of view : farklı bakış açısı
    different proposition : farklı teklif
    different respect : farklı saygı
    different role : farklı rol
    different route : farklı rota
    different sound : farklı ses
    different source : farklı kaynak
    different species : farklı türler
    different strategy : farklı strateji
    different way : farklı yol
    different world : farklı dünya
    be different : farklı olmak
    look different : farklı gözükmek
    widely different : yaygın şekilde farklı
    different property : farklı özellik
    Daha az gör

    Different (adj) Preposition Kullanımları

    different than : ...-den farklı
    different to : farklı
    different from : …dan farklı