Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Growing ne demek?

Growing ne demek? Growing ne anlama gelir? Growing İngilizce örnek cümle. Growing eş anlamlıları.

    grow (v)

    büyümek

    gelişmek, yetiştirmek, büyütmek

    Growing (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir durumdan, halden başka bir duruma, hale dönüşmek anlamında kullanılabilir.
    become (v) : olmak
    get (v) : elde etmek, ulaşmak, anlamak
    turn (v) : dönmek, dönüşmek
    grow (v) : büyümek
    go (v) : gitmek


    Growing (adj) Collocations

    anger may grow : öfke büyüyebilir
    anxiety may grow : kaygı büyüyebilir
    appetite may grow : iştah artabilir
    applause may grow : alkış büyüyebilir
    asset may grow : varlık artabilir
    236 Örnek daha
    baby may grow : bebek büyüyebilir
    barley may grow : arpa yetişebilir
    base may grow : taban büyüyebilir
    beard may grow : sakal büyüyebilir
    bud may grow : tomurcuk büyüyebilir
    bulb may grow : soğan/kök büyüyebilir
    bush may grow : çalı büyüyebilir
    business may grow : iş büyüyebilir
    cell may grow : hücre büyüyebilir
    child may grow : çocuk büyüyebilir
    city may grow : şehir büyüyebilir
    collection may grow : koleksiyon büyüyebilir
    company may grow : şirket büyüyebilir
    confidence may grow : güven artabilir
    consumption may grow : tüketim artabilir
    corn may grow : Mısır büyüyebilir
    crop may grow : ürün/mahsul artabilir
    crowd may grow : kalabalık büyüyebilir
    crystal may grow : kristal oluşabilir
    curiosity may grow : merak artabilir
    deficit may grow : açık büyüyebilir
    demand may grow : talep artabilir
    discomfort may grow : rahatsızlık artabilir
    discontent may grow : hoşnutsuzluk artabilir
    dividend may grow : kâr payı büyüyebilir
    economy may grow : ekonomi gelişebilir
    empire may grow : imparatorluk büyüyebilir
    employment may grow : istihdam artabilir
    enrolment may grow : kayıt artabilir
    enterprise may grow : işletme büyüyebilir
    enthusiasm may grow : coşku büyüyebilir
    evidence may grow : kanıt birikebilir
    excitement may grow : heyecan büyüyebilir
    expectation may grow : beklenti büyüyebilir
    expenditure may grow : harcamalar artabilir
    export may grow : ihracat artabilir
    expression may grow : ifade dönüşebilir
    face may grow : yüz değişebilir
    fame may grow : şöhret büyüyebilir
    farm may grow : çiftlik büyüyebilir
    fear may grow : korku büyüyebilir
    fingernail may grow : tırnak büyüyebilir
    firm may grow : firma büyüyebilir
    flame may grow : alev büyüyebilir
    friendship may grow : arkadaşlık gelişebilir
    fruit may grow : meyve büyüyebilir
    fury may grow : öfke büyüyebilir
    gap may grow : aralık açılabilir
    grass may grow : çim yetişebilir
    grin may grow : sırıtma yayılabilir
    hair may grow : saç büyüyebilir
    heat may grow : ısı artabilir
    hope may grow : umut büyüyebilir
    hunger may grow : Açlık büyüyebilir
    idea may grow : fikir gelişebilir
    impatience may grow : sabırsızlık artabilir
    import may grow : ithalat artabilir
    income may grow : gelir artabilir
    industry may grow : sanayi gelişebilir
    influence may grow : etki artabilir
    interest may grow : ilgi artabilir
    irritation may grow : tahriş artabilir
    ivy may grow : sarmaşık büyüyebilir
    leaf may grow : yaprak büyüyebilir
    likelihood may grow : Olasılık artabilir
    list may grow : liste uzayabilirlum
    love may grow : aşk büyüyebilir
    lump may grow : yumru büyüyebilir
    market may grow : pazar büyüyebilir
    mood may grow : ruh hali dönüşebilir/değişebilir
    mould may grow : küf büyüyebilir
    movement may grow : hareket büyüyebilir
    nail may grow : tırnak büyüyebilir
    nettle may grow : ısırgan otu yetişebilir
    number may grow : sayı büyüyebilir
    oats may grow : yulaf büyüyebilir
    panic may grow : panik büyüyebilir
    percentage may grow : yüzde artabilir
    plant may grow : bitki büyüyebilir
    popularity may grow : popülarite artabilir
    population may grow : nüfus artabilir
    productivity may grow : verimlilik artabilir
    profit may grow : kâr artabilir
    proportion may grow : oran büyüyebilir
    queue may grow : kuyruk uzayabilir
    rage may grow : öfke büyüyebilir
    rate may grow : oran artabilir
    reputation may grow : itibar/ün artabilir
    resentment may grow : kızgınlık büyüyebilir
    revenue may grow : gelir artabilir
    rift may grow : çatlak büyüyebilir
    rivalry may grow : rekabet artabilir
    root may grow : kök büyüyebilir
    sale may grow : satış artabilir
    saving may grow : tasarruf artabilir
    seed may grow : tohum büyüyebilir
    shoot may grow : filiz büyüyebilir
    shrub may grow : çalı büyüyebilir
    silence may grow : sessizlik büyüyebilir
    size may grow : boyutu büyüyebilir
    smile may grow : gülümse yayılabilir
    smirk may grow : sırıtma artabilir
    species may grow : türler ortaya çıkabilir
    speculation may grow : spekülasyon büyüyebilir
    stature may grow : önem artabilir
    strength may grow : güç artabilir
    suburb may grow : varoş genişleyebilir
    support may grow : destek artabilir
    suspicion may grow : şüphe artabilir
    tea may grow : çay(yaprağı) büyüyebilir
    tension may grow : gerginlik artabilir
    town may grow : kasaba büyüyebilir
    trade may grow : ticaret büyüyebilir
    traffic may grow : trafik artabilir
    tree may grow : ağaç büyüyebilir
    trend may grow : eğilim artabilir
    turnover may grow : ciro artabilir
    unease may grow : huzursuzluk artabilir
    usage may grow : Kullanım artabilir
    vegetables may grow : sebzeler büyüyebilir
    vegetation may grow : bitkiler büyüyebilir
    volume may grow : hacim artabilir
    weed may grow : zararlı otlar artabilir
    wheat may grow : buğday büyüyebilir
    width may grow : genişlik artabilir
    grow barley : arpa yetiştirmek
    grow bean : fasulye yetiştirmek
    grow beard : sakal uzatmak
    grow bulb : çiçek soğanı yetiştirmek
    grow business : iş büyütmek
    grow cannabis : esrar yetiştirmek
    grow cell : hücre büyütmek
    grow coconut : hindistan cevizi yetiştirmek
    grow company : şirketi büyütmek
    grow corn : mısır üretmek
    grow cotton : pamuk yetiştirmek
    grow crop : ekin yetiştirmek
    grow economy : ekonomiyi büyütmek
    grow feather : tüy yetiştirmek
    grow food : yiyecek yetiştirmek
    grow garden : bahçeyi büyütmek
    grow grain : tahıl yetiştirmek
    grow grape : üzüm yetiştirmek
    grow hair : saç uzatmak
    grow herb : ot yetiştirmek
    grow leaf : yaprak büyütmek
    grow lettuce : marul yetiştirmek
    grow moustache : bıyık uzatmak
    grow mushroom : mantar yetiştirmek
    grow nail : tırnak uzatmak
    grow oats : yulaf yetiştirmek
    grow onion : soğan büyümek
    grow pea : bezelye yetiştirmek
    grow percent : yüzde büyütmek
    grow plant : bitki yetiştirmek
    grow potato : patates yetiştirmek
    grow produce : ürün yetiştirmek
    grow rice : pirinç yetiştirmek
    grow root : kök büyütmek
    grow shrub : çalı büyütmek
    grow a spine : güven ya da cesaret kazanmak
    grow tea : çay yetiştirmek
    grow tobacco : tütün yetiştirmek
    grow tomato : domates yetiştirmek
    grow tree : ağaç büyütmek
    grow variety : çeşitliliği büyütmek
    grow vegetables : sebze yetiştirmek
    grow wheat : buğday yetiştirmek
    grow wing : kanat büyütmek
    grow commercially : ticari olarak büyümek
    grow considerably : önemli ölçüde büyümek
    grow constantly : sürekli büyümek
    grow continuously : sürekli büyümek
    grow dramatically : çarpıcı bir biçimde büyümek
    grow exponentially : katlanarak büyümek
    grow fast : hızlı büyümek
    grow locally : yerel olarak büyümek
    grow normally : normal büyütmek
    grow organically : organik olarak büyütmek
    grow outward : dışa doğru büyütmek
    grow outwards : dışarıya doğru büyümek
    grow poorly : kötü bir şekilde büyümek
    grow quickly : hızlı büyümek
    grow rapidly : hızla büyümek
    grow significantly : önemli bir şekilde büyümek
    grow slightly : biraz büyümek
    grow slowly : yavaşça büyümek
    grow steadily : düzenli olarak büyümek, artmak
    grow substantially : önemli miktarda büyümek
    grow successfully : başarılı bir şekilde büyümek
    grow thickly : kalınca büyümek
    grow upward : yukarıya doğru büyümek
    grow upwards : yukarıya doğru büyümek
    grow vigorously : kalın bir şekilde büyümek (saç, bitki vb.)
    grow well : iyi büyümek
    grow accustomed : bir şeyi yapmaya alışık olmak
    grow afraid : korkak olarak büyümek
    grow aggressive : sinirlenmek
    grow alarmed : paniğe kapılmak
    grow angry : sinirlenmek
    grow anxious : endişeli büyümek
    grow attached : bağlanmak
    grow attractive : cazibenin büyümesi
    grow audible : kolay duyulabilir hale gelmek
    grow bad-tempered : huysuzlaşmak
    grow big : büyümek
    grow bright : parlamak
    grow cautious : dikkatli olmak
    grow concerned : endişelenmek
    grow confident : kendinden emin ol
    grow defensive : savunmacı hale gelmek/olmak
    grow jealous : kıskanmak
    grow large : genişlemek, irileşmek
    grow nervous : sinirlenmek
    grow old : yaşlanmak
    grow popular : popülerleşmek
    grow powerful : güçlenmek
    grow prosperous : müreffeh büyümek
    grow rich : zenginleşmek
    grow strained : gerginleşmek
    grow strong : güçlenmek
    grow suspicious : şüphelenmek
    grow tall : boyu uzamak
    grow tough : zorlaşmak
    grow uncomfortable : rahatsız olmak
    grow violent : alevlenmek
    grow warm : ısınmak
    grow wealthy : zengin büyümek
    grow wild : yabani, arsız büyümek
    grow worse : kötüleşmek
    grow dissatisfied : memnuniyetsiz büyümek
    rapidly growing : hızla büyüyen
    grow in strength : güçlenmek
    grow in popularity : popülerliği artmak
    grow difficult : zorlaşmak
    grow sick : hasta olmak
    Daha az gör

    Growing (adj) Preposition Kullanımları

    grow into : (büyüyerek) …ya dönüşmek
    grow in : büyümek
    grow from : ...den büyümek
    grow at : ...de büyüme
    grow by ... percent : yüzde ... artmak
    growing (adj)

    artan

    büyüyen, çoğalan, gelişen

    Growing (adj) Collocations

    growing acceptance : artan kabul
    growing anger : artan/büyüyen öfke
    growing antipathy : büyüyen/artan antipati
    growing anxiety : artan kaygı
    growing appetite : artan iştah
    89 Örnek daha
    growing appreciation : artan beğeni
    growing awareness : artan farkındalık
    growing baby : büyüyen bebek
    growing band : büyüyen grup
    growing belief : büyüyen/genişleyen inanç
    a growing body of : artan sayıda ...
    growing complexity : artan karmaşıklık
    growing concern : artan endişe
    growing confidence : artan güven
    growing consciousness : artan bilinç
    growing crime : artan suç
    growing crisis : büyüyen kriz
    growing criticism : artan eleştiri
    growing crop : yetişen ürün/mahsul
    growing crowd : artan kalabalık
    growing debate : büyüyen tartışma
    growing deficit : büyüyen açık
    growing demand : artan talep
    growing dependence : giderek artan bağımlılık
    growing desire : artan istek
    growing discomfort : artan rahatsızlık
    growing discontent : artan hoşnutsuzluk
    growing disillusionment : büyüyen hayal kırıklığı
    growing disparity : giderek artan farklılık
    growing dissatisfaction : artan memnuniyetsizlik
    growing distrust : artan güvensizlik
    growing diversity : artan/çoğalan çeşitlilik
    growing divide : artan bölünme/uçurum
    growing dominance : artan egemenlik
    growing doubt : artan/büyüyen şüphe
    growing economy : büyüyen/gelişen ekonomi
    growing emphasis : artan vurgu
    growing enthusiasm : artan heves
    growing expectation : artan beklenti
    growing fear : artan korku
    growing field : büyüyen alan
    growing gap : büyüyen fark
    growing hostility : büyüyen düşmanlık
    growing imbalance : artan dengesizlik
    growing impact : artan etki
    growing importance : artan önemi
    growing independence : artan bağımsızlık
    growing indifference : artan kayıtsızlık
    growing industry : büyüyen/gelişen sanayi
    growing inequality : artan eşitsizlik
    growing influence : artan etki
    growing insecurity : artan güvensizlik
    growing instability : artan istikrarsızlık
    growing interest : artan ilgi
    growing menace : büyüyen tehdit
    growing minority : büyüyen azınlık
    growing mistrust : büyüyen güvensizlik
    growing need : artan/büyüyen ihtiyaç
    growing number : giderek artan sayı
    growing pain : artan acı
    growing panic : artan/büyüyen panik
    growing percentage : artan yüzde
    growing perception : artan/büyüyen algı
    growing phenomenon : büyüyen fenomen
    growing popularity : artan popülarite
    growing population : artan nüfus
    growing pressure : artan basınç
    growing problem : artan/çoğalan sorun
    growing prosperity : büyüyen zenginlik
    growing realization : giderek farkına varma
    growing recognition : büyüyen tanıma
    growing reliance : artan güven/bağlılık
    growing reluctance : artan isteksizlik
    growing reputation : artan itibar/ün
    growing scarcity : artan kıtlık
    growing self-confidence : artan özgüven
    growing sense : büyüyen his
    growing share : büyüyen pay
    growing shortage : artan kıtlık
    growing support : artan/büyüyen destek
    growing suspicion : artan/büyüyen kuşku
    growing tendency : büyüyen eğilim
    growing tension : artan gerginlik
    growing threat : artan/büyüyen tehdit
    growing trend : gelişen eğilim
    growing uncertainty : artan belirsizlik
    growing unemployment : artan işsizlik
    growing unpopularity : artan/büyüyen beğenilmeme
    growing violence : artan/çoğalan şiddet
    growing wealth : artan zenginlik
    growing willingness : büyüyen isteklilik
    growing worry : artan endişe
    a growing number of : artan sayıda ...
    decreasingly growing : azalarak artan
    Daha az gör

    Growing ile Bağlantılı Kelimeler