Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Get ne demek?

Get ne demek? Get ne anlama gelir? Get İngilizce örnek cümle. Get eş anlamlıları.

    get (v)

    elde etmek

    almak, kazanmak

    Get (v) ingilizce örnek cümle

    Plants get their energy in a different way.

    Bitkiler enerjilerini farklı bir şekilde alırlar.

    ulaşmak

    varmak

    anlamak

    kavramak

    Get (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; bir şeye para vererek almak, satın almak anlamında kullanılabilir.
    buy (v) : satın almak, kanmak
    purchase (v) : satın almak
    get (v) : elde etmek, ulaşmak, anlamak
    acquire (v) : edinmek
    snap up (pv) : havada kapmak
    pick up (pv) : almak, öğrenmek

    Bu kelimeler, anlamak anlamında kullanılabilir.
    understand (v) : anlamak
    see (v) : görmek, anlamak, ziyaret etmek
    get (v) : elde etmek, ulaşmak, anlamak
    grasp (v) : tutmak, anlamak
    comprehend (v) : anlamak
    follow (v) : takip etmek, anlamak

    Bu kelimeler, bir durumdan, halden başka bir duruma, hale dönüşmek anlamında kullanılabilir.
    become (v) : olmak
    get (v) : elde etmek, ulaşmak, anlamak
    turn (v) : dönmek, dönüşmek
    grow (v) : büyümek
    go (v) : gitmek


    Get (v) Collocations

    employee may get : çalışan alabilir
    finance may get : finans alabilir
    weather may get : hava durumu olabilir/dönebilir
    winner may get : kazanan olabilir
    get abscess : apse olmak
    228 Örnek daha
    get access : erişim kazanmak
    get accolade : mükafat almak
    get accommodation : kalacak yer bulmak
    get acknowledgement : onay almak
    get advance : avans almak
    get advantage : avantaj elde etmek
    get advice : tavsiye almak
    get agreement : anlaşmak
    get aid : yardım almak
    get answer : cevap almak
    get appointment : randevu almak
    get approval : onay almak
    get assignment : görev almak
    get attention : dikkat çekmek
    get backing : destek almak
    get ball : topu almak / çalmak
    get bargain : pazarlık yapmak
    get boost : destek almak
    get burn : yanmak
    get buyer : alıcı çekmek
    get cancer : kansere yakalanmak
    get catch : yakalanmak
    get chance : şansı yakalamak/fırsat bulmak
    get compensation : tazminat almak
    get complaint : şikayet almak
    get confidence : güven kazanmak
    get confirmation : onay almak
    get control : kontrolü almak
    get credit : övgü almak
    get cut : düşürmek, kestirmek
    get diarrhoea : ishal olmak
    get direction : talimat almak
    get disease : hastalık kapmak
    get divorce : boşanmak
    get education : eğitim almak
    get employment : istihdam almak
    get experience : deneyim edinmek
    get feedback : geri bildirim almak
    get fit : kriz geçirmek
    get flight : uçuş bulmak
    get flu : grip olmak
    get funding : fon/kaynak almak
    get grade : not almak
    get grip : kavramak
    get grounding : temel (bilgi) sağlamak/almak
    get hand : alkış toplamak
    get handout : broşür almak
    get headache : başı ağrımak
    get help : yardım almak
    get high : yükselmek
    get impression : etki uyandırmak, izlenim edinmek
    get infection : enfeksiyon kapmak
    get information : bilgi almak
    get injection : enjeksiyon almak / iğne olmak
    get inspiration : ilham almak
    get insurance : sigorta almak
    get intelligence : istihbarat/bilgi almak/elde etmek
    get jacket : ceketini almak
    get jackpot : büyük ödülü almak
    get a job : bir işe girmek / işi almak
    get a joke : şakayı anlamak
    get a journal : dergi satın almak
    get legacy : miras almak
    get loan : kredi almak
    get majority : çoğunluğu elde etmek
    get mark : puan almak
    get meaning : anlamı anlamak
    get measurement : ölçüm almak
    get message : mesaj almak
    get mortgage : ipotek almak
    get name : ad almak
    get news : haber almak
    get newspaper : gazete almak
    get opinion : fikir almak
    get oxygen : oksijen almak
    get permission : izin almak
    get pleasure : zevk almak
    get possession : sahip olmak
    get present : hediye almak
    get priority : öncelikli olmak
    get reaction : tepki almak
    get recognition : tanıma kazanmak
    get reference : referans almak
    get relief : rahatlatmak
    get reply : cevap almak
    get representation : temsil almak
    get reputation : ün, itibar kazanmak
    get respect : saygı duymak
    get rest : dinlenmek
    get result : sonuç almak
    get return : karşılığını almak
    get revenue : gelir elde etmek
    get reward : ödül almak
    get role : rol almak
    get sack : kovulmak
    get satisfaction : tatmin almak
    get score : puan almak
    get shave : tıraş olmak
    get shock : şoka girmek
    get shot : iğne olmak
    get sleep : uyumak
    get snow : kar yağmak
    get sound : hakim olmak
    get sun : güneş almak
    get suntan : bronzlaşmak
    get supervision : denetim almak
    get supply : kaynak almak
    get support : destek almak
    get surgery : ameliyat olmak
    get surprise : şaşırmak
    get sympathy : sempati duymak
    get symptom : semptom almak
    get a taste : tat almak
    get tattoo : dövme yaptırmak
    get taxi : taksi tutmak
    get ticket : para cezası almak
    get treatment : tedavi görmek
    get view : manzaraya ulaşmak
    get virus : virüs kapmak
    get visitor : ziyaretçi almak
    get vitamin : vitamin almak
    get volunteer : gönüllü olmak
    get vote : oy almak
    get win : büyük zafer
    get cheap : ucuzlamak
    get acquainted : tanıdık olmak
    get addicted : bağımlı hale gelmek
    get accustomed : alışık olmak
    get aggressive : sinirlenmek
    get alarmed : paniğe kapılmak
    get angry : sinirlenmek
    get annoyed : kızgın hale gelmek
    get annoying : can sıkıcı hale gelmek
    get anxious : endişeli olmak
    get attached : bağlanmış, ekli
    get bad : kötüleşmek
    get bent : eğrilmek
    get big : büyümek
    get bored : sıkılmak
    get cautious : dikkatli olmak
    get chaotic : karmakarışık olmak
    get close : yaklaşmak
    get cold : soğumak
    get comfortable : rahat etmek
    get complicated : karmaşıklaşmak
    get concerned : endişelenmek
    get confident : kendine güven
    get confused : kafası karışmak
    get cool : serinlemek
    get crowded : kalabalıklaşmak
    get dangerous : tehlikeli olmak
    get dark : kararmak
    get demanding : zorlamak
    get depressed : depresyona girmek
    get dirty : kirlenmek
    get gloomy : kasvetli olmak
    get heavy : yoğunlaşmak
    get hot : sıcak olmak
    get hurt : canı yanmak
    get ill : hastalanmak, hasta olmak
    get infected : enfeksiyon kapmak
    get injured : yaralanmak
    get involved : dahil olmak
    get jealous : kıskanmak
    get late : geç olmak
    get lost : kaybolmak
    get married : evlenmek
    get nervous : endişelenmek
    get noisy : gürültü çıkarmak
    get old : yaşlanmak
    get overcrowded : aşırı kalabalık olmak
    get powerful : güçlenmek
    get pregnant : hamile kalmak
    get prepared : hazırlanmak
    get rare : nadir olmak
    get ready : hazırlanmak
    get rich : zengin olmak
    get sick : hastalanmak
    get skinny : aşırı zayıf olmak
    get slippery : kayganlaşmak
    get small : küçülmek
    get smart : akıllı olmak
    get soaked : ıslanmak
    get stressed (out) : strese girmek
    get strong : güçlenmek
    get stuck : sıkışmak
    get tall : uzamak
    get tedious : can sıkıcı olmak
    get thin : incelmek
    get tired : yorulmak
    get tough : sert olmak
    get uncomfortable : rahatsız olmak
    get upset : üzülmek
    get violent : şiddet almak
    get warm : ısınmak
    get wet : ıslanmak
    get worried : kaygılanmak
    get worse : kötüye gitmek; kötüleşmek
    get fat : şişmanlamak
    get fit : fit olmak
    get free : kurtulmak, sıyrılmak
    get drunk : sarhoş olmak
    get engaged : nişanlanmak
    get excited : heyecanlanmak
    get friendly : dost olmak
    get emotional : duygusallaşmak
    get sb angry : sinirlendirmek
    get sb pregnant : birini hamile bırakmak
    get sth straight : düz olmak
    get fired : kovulmak
    get vaccination : aşı olmak
    get jammed : sıkışmak
    get a tongue-lashing : azar işitmek | zılgıt yemek
    get tongue-tied : dili tutulmak | nutku tutulmak
    get beyond a joke : şaka sınırlarını aşmak
    get bald : kelleşmek | kel kalmak
    get relaxation : rahatlamak/gevşemek
    get energy : enerji elde etmek/almak
    get caught : yakalanmak
    get divorced : boşanmak
    get one's share : nasibini almak
    get vaccinated : aşı olmak, aşı yaptırmak
    get home : eve gelmek
    get sunstroke : güneş çarpmak
    get the upper hand : üstünlük sağlamak
    get started : başlamak
    get well : iyileşmek
    get a raise : zam almak
    Daha az gör