Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Lead ne demek?

Lead ne demek? Lead ne anlama gelir? Lead İngilizce örnek cümle. Lead eş anlamlıları.

    lead (adj)

    öncü

    lead (v)

    öncülük etmek

    önden gitmek, kılavuzluk etmek, liderlik etmek

    Lead (v) ingilizce örnek cümle

    They have chosen the most experienced member to lead the expedition.

    Keşif gezisini yönetmek için en deneyimli üyeyi seçtiler.

    You lead the way and I will follow you.

    Sen yolu göster ve ben seni takip edeceğim.

    (bir yolun bir yere) gitmesi

    çıkmak, açılmak, gitmek

    yaşam sürmek

    Lead (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, birini bir şey yapmaya yönlendirmek anlamında kullanılabilir.
    lead (v) : öncülük etmek, (bir yolun bir yere) gitmesi, yaşam sürmek
    prompt (v) : sebep olmak
    motivate (v) : motive etmek
    make (v) : yapmak, yaptırmak, varmak
    induce (v) : sebep olmak, ikna etmek


    Lead (n) Collocations

    flight may lead : kat götürebilir
    footpath may lead : patika götürebilir
    footprint may lead : ayak izi götürebilir
    general may lead : general öncülük edebilir
    idea may lead : fikir rehberlik edebilir
    44 Örnek daha
    lane may lead : şerit götürebilir
    nerve may lead : sinir uzanabilir
    passage may lead : paragraf etkileyebilir
    path may lead : yol götürebilir
    pipe may lead : boru uzanabilir
    road may lead : yol gidebilir
    route may lead : rota uzanabilir
    street may lead : sokak yönelebilir
    track may lead : yol yönelebilir
    trail may lead : yol yönelebilir
    tunnel may lead : tünel yönelebilir
    wire may lead : tel gidebilir
    lead army : orduya öncülük etmek
    lead assault : saldırıya öncülük etmek
    lead band : grubu yönetmek
    lead campaign : kampanya yönetmek
    lead country : ülkeyi yönetmek
    lead development : gelişime öncülük etmek
    lead effort : girişime/ çabaya öncülük etmek
    lead field : alanı sürmek
    lead life : yaşam sürmek
    lead a lifestyle : yaşam tarzı sürmek
    lead march : yürüyüşe liderlik etmek
    lead nation : ulusu yönetmek
    lead panel : kurşun paneli
    lead rebel : isyana öncülük etmek
    lead rebellion : isyana öncülük etmek
    lead research : araştırmaya öncülük etmek
    lead revolt : isyana öncülük etmek
    lead revolution : devrime önderlik etmek
    lead rising : yükselişe yol göstermek
    lead struggle : mücadeleye önderlik ermek
    lead task force : görev gücüne öncülük etmek
    lead team : ekibe öncülük etmek
    lead tour : geziyi yönlendirmek
    lead troops : birliğe komutanlık etmek
    lead uprising : başkaldırışa öncülük etmek
    lead the way : yol göstermek
    lead automatically : otomatik olarak/ kendiliğinden sonucunu doğurmak
    lead finally : sonunda öncülük etmek
    lead inevitably : kaçınılmaz olarak yol açmak
    lead likely : muhtemel öncülük yapmak
    lead ultimately : eninde sonunda öncülük yapmak
    lead a normal life : normal bir hayat sürmek
    Daha az gör

    Lead (n) Preposition Kullanımları

    lead to : ...ya yol açmak
    lead into : ...ya yönlendirmek; sürüklemek
    lead (n)

    liderlik

    önde olma, kılavuzluk, başrol oyuncusu

    Lead (n) ingilizce örnek cümle

    For most part of the race, he was in the lead; nevertheless, he lost.

    Yarışın çoğunda öndeydi; yine de kaybetti.

    Their team regained the lead in the 36th minute.

    36. dakikada takımları tekrar öne geçti.

    kurşun

    Lead (n) ingilizce örnek cümle

    Lead is toxic to every living thing and adversely affects every system in the body.

    Kurşun her canlı için toksiktir ve vücuttaki her sistemi olumsuz yönde etkiler.

    bilgi

    ipucu

    Lead (n) ingilizce örnek cümle

    The detective I hired called to tell me he has found a promising lead.

    Tuttuğum dedektif bana umut vaat eden bir ipucu bulduğunu söyledi.

    Lead (n) Collocations

    build lead : öncü oluşturmak
    gain lead : önderlik kazanmak
    have lead : kurşun var
    pursue lead : öncülük peşinde olmak
    regain lead : öncülüğü geri kazanmak
    8 Örnek daha
    retain lead : kurşun tutmak
    take lead : önderlik etmek
    male lead : erkek kurşun
    possible lead : olası kurşun
    promising lead : umut verici liderlik
    slight lead : hafif kurşun
    solid lead : sağlam (karakterli) öncü
    female lead : kadın başrol
    Daha az gör

    Lead ile Bağlantılı Kelimeler