Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Produce ne demek?

Produce ne demek? Produce ne anlama gelir? Produce İngilizce örnek cümle. Produce eş anlamlıları.

    produce (v)

    üretmek

    imal etmek, yapmak, yaratmak

    Produce (v) ingilizce örnek cümle

    The factory produces thousands of bottles every month.

    Fabrika her ay binlerce şişe üretiyor.

    The second step is to redesign the school system so that it produces a well-educated population.

    İkinci adım, okul sistemini iyi eğitimli bir nüfus üretecek şekilde yeniden tasarlamaktır.

    Tropical rainforests produce oxygen and consume carbon dioxide.

    Tropikal yağmur ormanları oksijen üretir ve karbondioksit tüketir.

    neden olmak

    olmasını sağlamak

    Produce (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; oluşturmak, yaratmak, yapmak anlamında kullanılabilir.
    create (v) : yaratmak
    make (v) : yapmak, yaptırmak, varmak
    produce (v) : üretmek, neden olmak
    build (v) : inşa etmek
    generate (v) : üretmek
    form (v) : oluşmak, şekil vermek


    Produce (n) Collocations

    artist may produce : sanatçı üretebilir
    company may produce : şirket üretebilir
    country may produce : ülke üretebilir
    economy may produce : ekonomi üretebilir
    effort may produce : çaba üretebilir
    101 Örnek daha
    factory may produce : fabrika üretebilir
    farm may produce : çiftlik üretebilir
    firm may produce : firma üretebilir
    generator may produce : jeneratör üretebilir
    industry may produce : sanayi üretebilir
    meeting may produce : toplantı ortaya koyabilir
    mill may produce : değirmen üretebilir
    mine may produce : maden üretebilir
    nature may produce : doğa üretebilir
    plant may produce : bitki üretebilir
    research may produce : araştırma ortaya koyabilir
    talk may produce : konuşma ortaya koyabilir
    tree may produce : ağaç üretebilir
    produce abundance : bolluk yaratmak
    produce acid : asit üretmek
    produce art : sanat üretmek
    produce baby : bebek/yavru dünyaya getirmek
    produce backlash : tepki yaratmak
    produce benefit : yarar sağlamak
    produce car : araba üretmek
    produce chemical : kimyasal üretmek
    produce coal : kömür üretmek
    produce commodity : ticari mal üretmek
    produce crop : ürün/mahsul üretmek
    produce decrease : azalma(ya) neden olmak/yaratmak/ile sonuçlanmak
    produce design : tasarım yaratmak
    produce document : belge düzenlemek
    produce drug : ilaç üretmek
    produce effect : etki yaratmak
    produce egg : yumurta üretmek
    produce electricity : elektrik üretmek
    produce energy : enerji üretmek
    produce estimate : tahmin üretmek
    produce evidence : kanıt göstermek
    produce fruit : meyve vermek
    produce fuel : yakıt üretmek
    produce gain : kazanç/kâr sağlamak
    produce gas : gaz üretmek
    produce goods : mal üretmek
    produce gun : silah üretmek
    produce heat : ısı üretmek
    produce hormone : hormon üretmek
    produce idea : fikir üretmek
    produce image : resim üretmek
    produce improvement : iyileştirme üretmek
    produce journal : dergi çıkarmak
    produce light : ışık çıkarmak
    produce map : harita yapmak
    produce material : madde/malzeme üretmek
    produce milk : süt üretmek
    produce music : müzik üretmek
    produce newspaper : gazete üretmek
    produce noise : gürültü üretmek
    produce oil : petrol/yağ üretmek
    produce outcome : sonuç üretmek
    produce oxygen : oksijen üretmek
    produce painting : tablo yapmak
    produce paper : kağıt üretmek
    produce pollution : çevreyi kirletmek
    produce pottery : toprak kaplar üretmek
    produce power : enerji üretmek
    produce product : ürün üretmek
    produce profit : kar üretmek
    produce prospectus : reshber oluşturmak
    produce protein : protein üretmek
    produce radioactivity : radyoaktivite üretmek
    produce reaction : reaksiyon üretmek
    produce reply : cevap üretmek
    produce representation : temsil üretmek
    produce result : sonuç vermek
    produce return : dönüş üretmek
    produce revenue : gelir üretmek
    produce rice : pirinç üretmek
    produce saliva : tükürük üretmek
    produce seed : tohum üretmek/vermek/çıkarmak
    produce side effect : yan etkiye neden olmak
    produce solution : çözüm üretmek
    produce sound : ses çıkarmak, ses üretmek
    produce spark : kıvılcım çıkarmak
    produce substance : madde üretmek
    produce sugar : şeker üretmek
    produce supply : kaynak üretmek
    produce surplus : fazla üretmek
    produce symptom : belirti göstermek
    produce theory : teori üretmek
    produce uranium : uranyum üretmek
    produce vacuum : hava boşluğu yaratmak
    produce waste : atık üretmek
    produce weapon : silah üretmek
    produce work : iş üretmek
    produce yield : verim üretmek
    produce annually : yılda bir kez üretmek
    produce artificially : yapay olarak üretmek
    produce cheaply : ucuz fiyata üretmek
    produce commercially : ticari olarak üretmek
    produce domestically : ülke/yurt içinde üretmek
    produce efficiently : verimli bir şekilde üretmek
    produce naturally : doğal olarak üretmek
    produce organically : organik olarak üretmek
    produce synthetically : sentetik olarak üretmek
    produce sth from bag : çantadan bir şey almak
    Daha az gör

    Produce (n) Preposition Kullanımları

    produce with : ... ile üretmek
    produce from : ...den üretmek
    produce (n)

    ürün

    mahsul

    Produce (n) Collocations

    buy produce : ürün satın almak
    grow produce : ürün yetiştirmek
    agricultural produce : tarımsal ürün
    conventional produce : geleneksel ürünler
    dairy produce : süt ürünleri
    2 Örnek daha
    seasonal produce : mevsimlik/dönemsel ürün/ üretim
    fresh produce : taze ürün
    Daha az gör