Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Worn ne demek?

Worn ne demek? Worn ne anlama gelir? Worn İngilizce örnek cümle. Worn eş anlamlıları.

    worn (adj)

    yıpranmış

    eskimiş

    yorulmuş

    tükenmiş, usanmış, bitmiş

    Wear (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, yorgun anlamında kullanılabilir.
    tired (adj) : yorgun, bıkmış
    exhausted (adj) : bitkin
    weary (adj) : yorgun
    fatigued (adj) : bitkin
    worn (adj) : yıpranmış, yorulmuş
    worn out (adj) : yıpranmış, yorgun
    pooped (adj) : takati kalmamış
    drained (adj) : bitkin
    shattered (adj) : perişan olmuş, çok yorgun, paramparça


    Wear (v) Collocations

    worn jeans : yıpranmış kot pantolon
    wear (v)

    giymek

    takmak

    Wear (v) ingilizce örnek cümle

    He will wear his black suit.

    Siyah takımını giyecek.

    The robbers were wearing clown masks.

    Soyguncular palyaço maskesi takıyorlardı.

    Wearing seat belts in cars is compulsory by law.

    Araçlarda emniyet kemeri takmak kanunen zorunludur.

    yıpranmak

    eskimek, aşınmak

    Wear (v) ingilizce örnek cümle

    The wheels on the car have worn over years; we need to change them.

    Otomobilin tekerlekleri yıllar içinde aşındı; onları değiştirmemiz gerekiyor.

    Wear (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; giymek, giyinmek anlamında kullanılabilir.
    wear (v) : giymek, yıpranmak
    dress (v) : giyinmek, pansuman yapmak, çeşnilendirmek
    put on (pv) : giymek, kilo almak


    Wear (v) Collocations

    bride may wear : gelin giyebilir
    wear backpack : sırt çantası takmak
    wear badge : rozet takmak
    wear bandage : bandaj takmak
    wear contact lens : kontakt lens takmak
    23 Örnek daha
    wear costume : kostüm giymek
    wear crown : taç takmak
    wear disguise : sahte kılık giymek
    wear fur : kürk giymek
    wear gear : özel giysi giymek
    wear glasses : gözlük takmak
    wear helmet : başlık, kask takmak
    wear jersey : forma giymek
    wear jewel : mücevher takmak
    wear jewellery : mücevher takmak
    wear make-up : makyaj yapmak
    wear mask : maske takmak
    wear perfume : parfüm kullanmak
    wear seat belt : emniyet kemeri takmak
    wear sunglasses : güneş gözlüğü takmak
    wear watch : saat takmak
    wear wig : peruk takmak
    wear hijab : türban takmak
    wear shoe : ayakkabı giymek
    wear headphones : kulaklık takmak
    wear jeans : kot pantolon giymek
    wear sunscreen : güneş kremi sürmek
    wear gloves : eldiven giymek
    Daha az gör

    Wear ile Bağlantılı Kelimeler