Yükleniyor...
Live [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Live (Adj) ne demek?

Live (Adj) ne anlama gelir? Live ne demektir? Live İngilizce örnek cümle.

    live (v)

    yaşamak

    hayatta olmak, ikamet etmek, oturmak

    Live (v) ingilizce örnek cümle

    People who live in big cities are not entirely happy.

    Büyük şehirlerde yaşayan insanlar tamamen mutlu değiller.

    Sea turtles can live from 70-80 years.

    Deniz kaplumbağaları 70-80 yıl arası yaşayabilir.

    About 1 billion people live in Africa today.

    Bugün Afrika'da yaklaşık 1 milyar insan yaşıyor.

    Live (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; bir yerde ikamet etmek, yaşamak anlamında kullanılabilir.
    live (v) : yaşamak
    inhabit (v) : yaşamak
    occupy (v) : yer kaplamak, işgal etmek
    reside (v) : ikamet etmek
    dwell (v) : ikamet etmek

    Bu kelimeler; varlığını sürdürmek, var olmak anlamında kullanılabilir.
    exist (v) : var olmak
    live (v) : yaşamak

    Bu kelimeler, hayatta kalmak anlamında kullanılabilir.
    survive (v) : hayatta kalmak
    live (v) : yaşamak
    live through (pv) : hayatta kalmak

    Bu kelimeler; bir yerde yaşamak, ikamet etmek anlamında kullanılabilir.
    live (v) : yaşamak
    stay (v) : kalmak
    dwell (v) : ikamet etmek
    reside (v) : ikamet etmek
    inhabit (v) : yaşamak
    abide (v) : katlanmak, ikamet etmek


    Live (adj) Collocations

    exile may live : Sürgün yaşayabilir
    inhabitant may live : sakin yaşayabilir
    population may live : nüfus yaşayabilir
    refugee may live : mülteci yaşayabilir
    settler may live : yerleşimci yaşayabilir
    15 Örnek daha
    species may live : türler yaşayabilir
    live life : hayatı yaşamak
    live lifestyle : yaşam tarzı yaşamak
    live lifetime : hayat yaşamak
    live abroad : yurt dışında yaşamak
    live comfortably : rahatça yaşamak
    live dangerously : tehlikeli yaşamak
    live forever : sonsuza kadar yaşamak
    live harmoniously : uyumlu yaşamak
    live long : uzun yaşamak
    live peacefully : barışçıl/huzurlu bir şekilde yaşamak
    live permanently : kalıcı olarak yaşamak
    live separately : ayrı yaşamak
    live wild : vahşice yaşamak/büyümek, vahşi olmak
    live in ... condition : ... şartlarda yaşamak
    Daha az gör

    Live (adj) Preposition Kullanımları

    live near : ...nın yakınında yaşamak
    live with : ...ile yaşamak
    live among : ...arasında yaşamak
    live without : ... olmadan yaşamak
    live in : ...da yaşamak
    live (adv)

    canlı (yayın)

    canlı olarak
    live (adj)

    canlı

    yaşayan

    Live (adj) ingilizce örnek cümle

    There were tanks of live crabs and lobsters in the supermarket.

    Süpermarkette canlı yengeç ve ıstakoz tankları vardı.

    Live (adj) Collocations

    live ammunition : atış mühimmatı
    live audience : canlı izleyici
    live bait : canlı yem
    live band : canlı (sahnede) müzik grubu
    live broadcast : canlı yayın
    7 Örnek daha
    live issue : güncel sorun
    live jazz : canlı caz
    live music : canlı müzik
    live performance : canlı performans
    live theatre : canlı tiyatro
    be broadcast live : canlı yayınlanmak
    be recorded live : canlı kayıt olmak
    Daha az gör