Yükleniyor...
Outcome [Noun] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Outcome (N) ne demek?

Outcome (N) ne demek? Outcome ne anlama gelir? Outcome İngilizce örnek cümle. Outcome eş anlamlıları.

    outcome (n)

    sonuç

    netice

    Outcome (n) ingilizce örnek cümle

    It is impossible to predict the outcome of the exam.

    Sınavın sonucunu tahmin etmek imkansız.

    Outcome (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, sonuç anlamında kullanılabilir.
    result (n) : sonuç
    consequence (n) : sonuç
    outcome (n) : sonuç
    fruit (n) : meyve, sonuç
    effect (n) : etki
    conclusion (n) : sonuç


    Outcome (n) Collocations

    achieve outcome : sonuca ulaşmak
    affect outcome : sonucu etkilemek
    change outcome : sonucu değiştirmek/etkilemek
    decide outcome : sonuca karar vermek
    determine outcome : sonucu belirlemek
    48 Örnek daha
    evaluate outcome : sonucu değerlendirmek
    have outcome : sonuç almak
    influence outcome : sonuçları etkilemek
    know outcome : sonucu bilmek
    measure outcome : sonucu ölçmek
    predict outcome : sonucu tahmin etmek
    produce outcome : sonuç üretmek
    actual outcome : fiili sonuç
    adverse outcome : olumsuz sonuç
    bad outcome : kötü sonuç
    desirable outcome : arzu edilen sonuç
    desired outcome : istenen sonuç
    different outcome : farklı sonuç
    direct outcome : doğrudan sonuç
    good outcome : iyi sonuç
    happy outcome : mutlu sonuç
    immediate outcome : acil sonuç
    inevitable outcome : kaçınılmaz sonuç
    likely outcome : muhtemel sonuç
    logical outcome : mantıksal sonuç
    long-term outcome : uzun vadeli sonuç
    negative outcome : olumsuz sonuç
    political outcome : siyasi sonuç
    poor outcome : kötü sonuç
    positive outcome : olumlu çıktı/sonuç
    possible outcome : olası sonuç
    practical outcome : pratik sonuç
    probable outcome : olası sonuç
    satisfactory outcome : tatmin edici sonuç
    successful outcome : başarılı sonuç
    tragic outcome : trajik sonuç
    ultimate outcome : nihai sonuç
    unexpected outcome : beklenmedik sonuç
    unfortunate outcome : talihsiz sonuç
    unsatisfactory outcome : tatmin edici sonuç
    fatal outcome : ölümcül sonuç
    final outcome : nihai sonuç
    eventual outcome : nihai sonuç
    expected outcome : beklenen sonuç
    electoral outcome : seçim sonucu
    favourable outcome : olumlu sonuç
    educational outcome : eğitimsel sonuç
    intended outcome : amaçlanan sonuç
    anticipated outcome : beklenen sonuç
    predicted outcome : öngörülen sonuç
    learning outcome : öğrenme çıktısı/sonucu
    election outcome : seçim sonucu
    outcome of an election : seçimin sonucu
    Daha az gör

    Outcome (n) Preposition Kullanımları

    outcome of : ...nın sonucu