Yükleniyor...
Effect [Noun] İngilizce örnek cümle  - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Effect (N) ne demek?

Effect (N) ne demek? Effect ne anlama gelir? Effect İngilizce örnek cümle. Effect eş anlamlıları.

    effect (v)

    meydana getirmek

    olmasını sağlamak, oluşturmak

    Effect (n) Collocations

    effect cure : tedavi etmek
    effect (n)

    etki

    tesir, sonuç

    Effect (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, etki anlamında kullanılabilir.
    effect (n) : etki
    impact (n) : etki, darbe
    influence (n) : etki
    impression (n) : izlenim, iz, taklit

    Bu kelimeler, sonuç anlamında kullanılabilir.
    result (n) : sonuç
    consequence (n) : sonuç
    outcome (n) : sonuç
    fruit (n) : meyve, sonuç
    effect (n) : etki
    conclusion (n) : sonuç


    Effect (n) Collocations

    effect may differ : etki farklı olabilir
    effect may disappear : etki kaybolabilir
    effect may exist : etki olabilir
    effect may last : etki devam edebilir
    effect may occur : etki olabilir
    122 Örnek daha
    effect may spread : etkisi yayılabilir
    effect may vary : etki değişebilir
    achieve effect : etki elde etmek
    ameliorate effect : etkiyi iyileştirmek
    amplify effect : etkiyi geliştirmek/yükseltmek
    assess effect : etkiyi değerlendirmek
    avoid effect : etkiyi önlemek
    blunt effect : etkiyi azaltmak
    buffer effect : tampon etkisi
    combat effect : etkiyle mücadele etmek
    compare effect : etkiyi karşılaştırmak
    counter effect : etkisini azaltmak
    counteract effect : etkisini gidermek
    counterbalance effect : etkiyi dengelemek (karşılıklı olarak)
    describe effect : etkiyi tanımlamak
    detect effect : etkiyi tespit etmek
    determine effect : etkiyi belirlemek
    diminish effect : etkiyi azaltmak
    estimate effect : etkiyi tahmin etmek
    evaluate effect : etkiyi değerlendirmek
    exert effect : etki uygulamak
    experience effect : etkisini yaşamak/hissetmek
    feel effect : etki hissetmek
    have an effect : etkisi olmak
    investigate effect : etkiyi araştırmak
    lessen effect : etkisini azaltmak
    limit effect : etkiyi sınırlandırmak
    maximize effect : etkiyi en üst düzeye çıkarmak
    minimize effect : etkiyi en aza indirmek
    mitigate effect : etkiyi azaltmak
    monitor effect : etkiyi izlemek
    neutralize effect : etkiyi nötralize etmek
    observe effect : etkiyi gözlemlemek
    obstruct effect : etkiyi engellemek
    overcome effect : etkisi üstesinden gelmek
    overestimate effect : etkiyi abartmak
    produce effect : etki yaratmak
    reduce effect : etkiyi azaltmak
    reveal effect : etkiyi ortaya çıkarmak
    reverse effect : etkiyi bozmak
    study effect : etkisini araştırmak
    take effect : etkisini göstermek, yürürlüğe girmek
    underestimate effect : küçümseme etkisi
    deterrent effect : caydırıcı etki
    adverse effect : olumsuz, ters etki
    aggregate effect : toplam etki
    audio effect : ses efekti
    beneficial effect : faydalı etki
    catastrophic effect : felaket etkisi
    chilling effect : korkutucu etki
    corrosive effect : aşındırıcı etki
    cumulative effect : birikim etkisi
    damaging effect : zarar verici etki
    detrimental effect : zararlı etki
    devastating effect : yıkıcı etki
    direct effect : doğrudan etki
    disastrous effect : feci etki
    harmful effect : zararlı etki
    ill effect : olumsuz etki
    immediate effect : ani etki
    important effect : önemli etki
    inflationary effect : enflasyon etkisi
    lasting effect : kalıcı etki
    likely effect : olası etki
    long-term effect : uzun süreli etki
    major effect : büyük etki
    measurable effect : ölçülebilir etki
    minimal effect : minimal etki
    negative effect : olumsuz etki
    negligible effect : ihmal edilebilir etki
    net effect : net etki
    noticeable effect : fark edilebilir etki
    opposite effect : ters etki
    permanent effect : kalıcı etki
    positive effect : olumlu etki
    possible effect : olası etki
    potential effect : olası etki
    powerful effect : güçlü etki
    predictable effect : tahmin edilebilir etki
    probable effect : olası etki
    profound effect : derin/büyük etki
    pronounced effect : belirgin etki
    protective effect : koruyucu etki
    remarkable effect : dikkate değer etki
    serious effect : ciddi etki
    significant effect : önemli etki
    soothing effect : yatıştırıcı etki
    soporific effect : uyku getirici etki
    special effect : özel etki/efekt
    startling effect : şaşırtıcı etki
    striking effect : çarpıcı etki
    strong effect : güçlü etki
    stunning effect : çarpıcı etki
    subtle effect : belirsiz etki
    therapeutic effect : iyileştirici etki
    toxic effect : zehirli etki
    traumatic effect : travmatik etki
    undesirable effect : istenmeyen etki
    unintended effect : istenmeyen etki
    visible effect : görünür etki
    dramatic effect : çarpıcı etki
    far-reaching effect : geniş kapsamlı etki
    combined effect : birleşik etki
    sedative effect : sakinleştirici etki
    calming effect : sakinleştirici etki
    moderating effect : ılımlı etki
    overall effect : tüm etki
    knock-on effect : zincirleme etkisi
    effect may wear off : etkisi geçebilir
    environmental effects : çevresel etkiler
    similar effect : benzer etki
    bring about effect : etkiye yol açmak
    cancel out effect : etkisini yok etmek
    come into effect : yürürlüğe girmek
    put into effect : yürürlüğe koymak
    effect may arise from : etki ...den kaynaklanabilir
    grave effect : vahim sonuç
    go into effect : yürürlüğe girmek
    reverse effect : ters etki
    curative effect : iyileştirici etki
    bandwagon effect : sürü psikolojisi
    health effect : sağlık etkisi
    Daha az gör

    Effect (n) Preposition Kullanımları

    for effect : ... için etki
    to effect : etkiye
    to that effect : şu etkiye
    to this effect : bu etkiye
    with effect : etki ile
    4 Örnek daha
    effect on : …üzerinde etki
    effect upon : …üzerinde etki
    in effect : yürürlükte
    effect of : ...nın etkisi
    Daha az gör