Yükleniyor...
Passing [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Passing (Adj) ne demek?

Passing (Adj) ne anlama gelir? Passing ne demektir? Passing İngilizce örnek cümle.

    pass (v)

    geçmek

    geçip gitmek, geçmek (sınav), geçmek (aşmak), geçmek (yok olmak)

    Passing (v) ingilizce örnek cümle

    Five years have passed since they came to Turkey.

    Türkiye'ye geldiklerinden beri beş yıl geçti.

    uzatmak

    vermek

    pas vermek

    pas atmak

    Passing (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, birine bir şey vermek anlamında kullanılabilir.
    give (v) : vermek
    hand (v) : elden vermek
    hand over (pv) : teslim etmek
    pass (v) : geçmek, uzatmak, pas vermek
    award (v) : ödüllendirmek
    present (v) : sunmak, tanıştırmak
    confer (v) : görüşmek, vermek
    transfer (v) : nakletmek, atamak
    lend (v) : ödünç vermek, kredi vermek
    donate (v) : bağışlamak


    Passing (adj) Collocations

    amendment may pass : düzenleme geçebilir
    boat may pass : tekne geçebilir
    bullet may pass : kurşun geçebilir
    car may pass : araba geçebilir
    century may pass : yüzyıl geçebilir
    56 Örnek daha
    cloud may pass : bulut geçebilir
    congress may pass : kongre geçebilir
    convoy may pass : konvoy geçebilir
    council may pass : konsey geçebilir
    crown may pass : taç devredilebilir
    danger may pass : tehlike geçebilir
    day may pass : gün geçebilir
    deadline may pass : son başvuru tarihi geçebilir
    decade may pass : on yıl geçebilir
    fit may pass : uyum sağlanabilir
    footstep may pass : ayak izi geçebilir
    fortnight may pass : iki hafta geçebilir
    hour may pass : saat geçebilir
    legislature may pass : millet meclisi geçirebilir
    minute may pass : dakika geçebilir
    moment may pass : an geçebilir
    month may pass : ay geçebilir
    moon may pass : ay geçip gidebilir
    morning may pass : sabah geçebilir
    nausea may pass : bulantı geçebilir
    ownership may pass : mülkiyet devredilebilir
    parliament may pass : parlamento geçirebilir
    procession may pass : Alay geçebilir
    second may pass : saniye geçebilir
    shadow may pass : gölge geçebilir
    shiver may pass : titreme geçebilir
    spasm may pass : spazm geçebilir
    state may pass : eyalet geçirebilir
    storm may pass : fırtına geçebilir
    thought may pass : Düşünce geçebilir
    time may pass : zaman geçebilir
    traffic may pass : trafik geçip gidebilir
    trail may pass : iz geçebilir
    train may pass : tren geçebilir
    voter may pass : seçmen karar verebilir
    week may pass : hafta geçebilir
    year may pass : yıl geçebilir
    pass ball : topu pas vermek
    pass bill : yasa tasarısının onaylamak
    pass car : araba geçmek
    pass exam : sınavı geçmek
    pass examination : sınavı geçmek
    pass judgement : yargıda bulunmak
    pass law : yasa çıkartmak
    pass legislation : yasayı kabul etmek, geçirmek
    pass mark : seviyeyi geçmek
    pass phase : evreyi geçmek
    pass referendum : referandum geçmek
    pass test : testten geçmek
    pass time : zaman geçirmek
    pass overwhelmingly : (kanun) ezici bir şekilde geçmek
    pass peacefully : sakin bir şekilde geçmek
    pass swiftly : hızlıca geçmek
    pass unanimously : oybirliği ile geçmek
    pass an opinion on sth : bir konuda fikrini beyan etmek
    pass a kidney stone : böbrek taşı düşürmek
    Daha az gör
    passing (n)

    ölüm

    vefat, ebedi uyku, ahiret yolculuğu

    Passing (adj) Collocations

    untimely passing : zamansız ölüm
    passing (adj)

    geçen

    Passing (adj) Collocations

    passing familiarity : tesadüfi aşinalık
    passing reference : geçen referans
    passing resemblance : gelip geçici benzerlik