Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Fall ne demek?

Fall ne demek? Fall ne anlama gelir? Fall İngilizce örnek cümle. Fall eş anlamlıları.

    fall (v)

    düşmek

    yere düşmek, aşağı düşmek

    Fall (v) ingilizce örnek cümle

    The worker fell off the roof and broke his leg.

    İşçi çatıdan düştü ve bacağını kırdı.

    azalmak

    eksilmek, düşmek

    Fall (v) ingilizce örnek cümle

    The company's incomes fell by 22% last year.

    Şirketin gelirleri geçen yıl %22 düştü.

    Fall (v) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, azalmak anlamında kullanılabilir.
    fall (v) : düşmek, azalmak
    decrease (v) : azalmak
    drop (v) : düşürmek, azalmak, bırakmak, arabayla bırakmak
    decline (v) : azalmak, reddetmek, gerilemek
    shrink (v) : küçülmek
    diminish (v) : azalmak
    lessen (v) : azaltmak

    Bu kelimeler; azalmak, azaltmak anlamında kullanılabilir.
    reduce (v) : azaltmak
    decrease (v) : azalmak
    lower (v) : indirmek
    bring down (pv) : yetkisine son vermek, azaltmak
    minimize (v) : en aza indirmek, küçümsemek
    fall (v) : düşmek, azalmak


    Fall (n) Collocations

    amount may fall : miktar düşebilir
    anniversary may fall : yıl dönümü olabilir
    ash may fall : kül düşebilir
    attendance may fall : katılım düşebilir
    axe may fall : balta düşebilir
    143 Örnek daha
    barometer may fall : barometre düşebilir
    blossom may fall : bahar gelebilir
    blow may fall : darbe inebilir
    bomb may fall : bomba düşebilir
    catch may fall : av azalabilir
    circulation may fall : dolaşım (gazete vb) düşebilir
    cliff may fall : falez düşebilir
    coalition may fall : koalisyon bozulabilir
    concentration may fall : konsantrasyon bozulabilir
    confetti may fall : konfeti düşebilir
    confidence may fall : güven azalabilir
    consumption may fall : tüketim düşebilir
    cost may fall : maliyet düşebilir
    count may fall : sayı düşebilir
    curl may fall : bukle düşebilir
    currency may fall : para birimi değer kaybedebilir
    curtain may fall : perde düşebilir
    darkness may fall : karanlık çökebilir
    debris may fall : enkaz düşebilir
    deficit may fall : açık azalabilir
    demand may fall : talep düşebilir
    density may fall : yoğunluk azalabilir
    dew may fall : çiğ düşebilir
    drip may fall : damla düşebilir
    drizzle may fall : ince yağmur yağabilir
    drop may fall : damla düşebilir
    dusk may fall : karanlık çökebilir
    dust may fall : toprak düşebilir
    emission may fall : emisyon düşebilir
    empire may fall : imparatorluk yıkılabilir
    employment may fall : istihdam düşebilir
    enrolment may fall : kayıt azalabilir
    expenditure may fall : harcama düşebilir
    export may fall : ihracat düşebilir
    eye may fall : göz düşebilir
    face may fall : yüz düşebilir
    fort may fall : kale düşebilir
    fortress may fall : kale düşebilir
    fortune may fall : varlık/servet düşebilir
    funding may fall : fonlama azalabilir
    gaze may fall : bakış inebilir
    government may fall : hükümet düşebilir
    hail may fall : dolu yağabilir
    hair may fall : saç düşebilir/örtebilir
    head may fall : kafa düşebilir
    horse may fall : at düşebilir
    hush may fall : sessizlik kaplayabilir
    import may fall : ithalat düşebilir
    incidence may fall : vaka azalabilir
    income may fall : gelir düşebilir
    index may fall : endeks düşebilir
    inflation may fall : enflasyon azalabilir
    investment may fall : yatırım düşebilir
    leaf may fall : yaprak düşebilir
    level may fall : seviye düşebilir
    light may fall : ışık düşebilir
    missile may fall : füze düşebilir
    moonlight may fall : ay ışığı düşebilir
    mortality may fall : ölüm oranı düşebilir
    night may fall : gece inebilir/düşebilir
    number may fall : sayı düşebilir
    odds may fall : ihtimal azalabilir
    output may fall : çıktı azalabilir
    percentage may fall : yüzde düşebilir
    population may fall : nüfus düşebilir
    premium may fall : prim düşebilir
    pressure may fall : basınç/baskı azalabilir
    price may fall : fiyat düşebilir
    production may fall : üretim düşebilir
    productivity may fall : verimlilik düşebilir
    profit may fall : kâr düşebilir
    proportion may fall : oran düşebilir
    rain may fall : yağmur yağabilir
    rate may fall : oran düşebilir
    rating may fall : derece düşebilir
    receipt may fall : makbuz düşebilir
    record may fall : kayıt azalabilir
    regime may fall : rejim yıkılabilir
    rent may fall : kira düşebilir
    reserve may fall : kaynak azalabilir
    revenue may fall : gelir düşebilir
    sale may fall : satış düşebilir
    shadow may fall : gölge düşebilir
    share may fall : hisse düşebilir
    shell may fall : top mermisi düşebilir
    silence may fall : sessizlik oluşabilir
    size may fall : büyüklük azalabilir
    skirt may fall : etek düşebilir
    snow may fall : kar düşebilir
    snowflake may fall : kar tanesi düşebilir
    spending may fall : harcama düşebilir
    standard may fall : standart düşebilir
    standing may fall : saygınlık azalabilir
    stock may fall : stok düşebilir
    stress may fall : stres azalabilir
    sunlight may fall : güneş ışığı azalabilir
    supply may fall : kaynak azalabilir
    support may fall : destek azalabilir
    tax may fall : vergi düşebilir
    tear may fall : gözyaşı düşebilir
    temperature may fall : sıcaklık düşebilir
    tide may fall : gelgit azalabilir
    total may fall : toplam düşebilir
    tourism may fall : turizm azalabilir
    tower may fall : kule düşebilir/yıkılabilir
    trade may fall : ticaret düşebilir
    tree may fall : ağaç düşebilir
    turnover may fall : iş hacmi düşebilir
    unemployment may fall : İşsizlik düşebilir
    value may fall : değer düşebilir
    volume may fall : hacim düşebilir
    vote may fall : oy düşebilir
    wage may fall : ücret düşebilir
    wall may fall : duvar düşebilir
    waterfall may fall : şelale akabilir
    wave may fall : dalga kıvrılıp düşebilir
    weight may fall : ağırlık düşebilir
    word may fall : kelime yetersiz olabilir
    workforce may fall : iş gücü azalabilir
    fall victim to : ...ya kurban gitmek
    fall backwards : geriye düşmek
    fall dramatically : önemli derecede düşmek
    nearly fall : neredeyse düşmek
    fall sharply : keskin bir şekilde düşmek
    fall slightly : biraz düşmek
    fall steadily : istikrarlı bir şekilde düşmek/azalmak
    fall ill : hastalanmak
    fall pregnant : hamile kalmak
    fall sick : hasta olmak
    fall to ground : yere düşmek/ yığılmak
    fall on Monday : pazartesiye denk gelmek
    fall on Tuesday : salıya denk gelmek
    fall on Wednesday : çarşambaya denk gelmek
    fall on Thursday : perşembeye denk gelmek
    fall on Friday : cumaya denk gelmek
    fall on Saturday : cumartesiye denk gelmek
    fall on Sunday : pazara denk gelmek
    fall into abeyance : hükümsüz olmak / askıya alınmak
    fall abundantly and continuously : sapır sapır dökülmek
    fall prey to : ...ya kurban gitmek
    chest may rise and fall : göğüs inip kalkabilir
    fall into band : grubuna / aralığına denk gelmek
    fall gradually : kademli olarak düşmek
    Daha az gör

    Fall (n) Preposition Kullanımları

    fall into : ...nın içine düşmek
    fall from : ...den düşmek
    fall under : ...altına girmek, ... kapsamı içinde olmak
    fall below : ...nın altına düşmek
    fall to : ...ya düşmek
    1 Örnek daha
    fall within : ...içine girmek /...da yer almak
    Daha az gör
    fall (n)

    düşüş

    düşme, azalma, gerileme

    güz

    sonbahar

    Fall (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, azalma anlamında kullanılabilir.
    fall (n) : düşüş, güz
    decline (n) : azalma, gerileme
    reduction (n) : azalma
    decrease (n) : azalma
    drop (n) : damla, düşüş


    Fall (n) Collocations

    fall may occur : düşüş meydana gelebilir
    break fall : düşüşü hafifletmek
    bring fall : düşüşe sebep olmak
    cause fall : düşmeye sebep olmak
    have fall : düşmek
    20 Örnek daha
    represent fall : düşüşü temsil etmek
    reveal fall : düşüşü ortaya çıkarmak
    this fall : bu sonbahar
    accidental fall : kazara düşme
    bad fall : kötü düşüş
    catastrophic fall : feci düşüş
    massive fall : büyük düşüş
    sharp fall : keskin düşüş
    slight fall : hafif düşüş
    steady fall : sürekli düşüş
    substantial fall : önemli düşüş
    sudden fall : ani düşüş
    terrible fall : korkunç düşüş /kaza
    early fall : sonbaharın başı
    dramatic fall : çarpıcı düşüş
    continuing fall : devam eden düşüş
    bring about fall : düşüşe / azalmaya sebep olmak
    lead to fall : düşmeye yol açmak
    the fall of a dynasty : bir hanedanın çöküşü
    hair fall : saç dökülmesi
    Daha az gör

    Fall (n) Preposition Kullanımları

    fall in : …da düşüş
    fall of : ...nın düşüşü/çöküşü
    in the fall : sonbaharda