Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Huge ne demek?

Huge ne demek? Huge ne anlama gelir? Huge İngilizce örnek cümle. Huge eş anlamlıları.

    huge (adj)

    kocaman

    devasa, muazzam, iri

    Huge (adj) ingilizce örnek cümle

    Iran is a huge country in the Middle East.

    İran, Orta Doğu’da büyük bir ülkedir.

    Huge (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, son derece büyük olan şeyleri anlatmak için kullanılabilir.


    Huge (adj) Collocations

    absolutely huge : kesinlikle kocaman
    huge amount : büyük miktar
    huge appetite : büyük iştah
    huge area : büyük alan
    huge backlog : büyük birikmiş iş
    65 Örnek daha
    huge bank : büyük yığın
    huge block : büyük yığın
    huge breakthrough : büyük atılım
    huge burden : büyük yük
    huge campaign : büyük kampanya
    huge catch : büyük yakalama
    huge challenge : büyük sorun, engel
    huge chest : büyük göğüs
    huge chunk : kocaman parça
    huge cost : büyük maliyet
    huge deficit : büyük açıkı
    huge demand : yoğun talep
    huge difference : büyük fark
    huge disappointment : büyük hayal kırıklığı
    huge discrepancy : büyük tutarsızlık
    huge distraction : büyük dikkat dağıtıcı
    huge earthquake : büyük deprem
    huge effort : büyük çaba
    huge exaggeration : büyük abartı
    huge expanse : büyük genişlik
    huge explosion : büyük patlama
    huge favourite : büyük favori
    huge fireplace : büyük şömine
    huge gain : büyük kazanç
    huge gap : büyük fark
    huge imbalance : ağır/büyük dengesizlik
    huge impact : büyük etki
    huge improvement : büyük gelişme
    huge increase : büyük artış
    huge influx : büyük akın
    huge investment : büyük yatırım
    huge jigsaw : büyük yapboz
    huge joke : büyük şaka
    huge leap : büyük atılım
    huge library : büyük kütüphane
    huge lift : büyük neşe
    huge loss : büyük kayıp
    huge majority : büyük çoğunluk
    huge number : büyük sayı
    huge palace : devasa saray
    huge popularity : büyük popülarite
    huge portion : büyük kısım
    huge potential : büyük potansiyel
    huge problem : büyük sorun
    huge profit : büyük kar
    huge quantity : büyük miktar
    huge relief : büyük rahatlama
    huge reserve : geniş rezerv
    huge reward : büyük ödül
    huge role : büyük rol
    huge scale : büyük ölçekli
    huge skyscraper : büyük gökdelen
    huge stretch : büyük streç
    huge sum : büyük miktar
    huge surplus : büyük fazlalık
    huge surprise : büyük sürpriz
    huge task : büyük görev
    huge thigh : büyük uyluk
    huge traffic jam : yoğun trafik sıkışıklığı
    huge unemployment : büyük işsizlik
    huge variety : çok çeşitli
    huge volume : yüksek hacim
    huge opportunity : büyük fırsat
    a huge amount of : çok miktarda ...
    a huge number of : çok sayıda ...
    Daha az gör