Yükleniyor...
remzihoca online dersler

Large ne demek?

Large ne demek? Large ne anlama gelir? Large İngilizce örnek cümle. Large eş anlamlıları.

    large (n)

    büyük hazne

    Large (adj) Collocations

    a large array of : çok çeşitli ...
    large (adj)

    büyük

    geniş, çok, iri

    Large (adj) ingilizce örnek cümle

    Syria is a large country in the Middle East.

    Suriye, Orta Doğu'da büyük bir ülke.

    Large (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, son derece büyük olan şeyleri anlatmak için kullanılabilir.
    big (adj) : büyük
    large (adj) : büyük
    great (adj) : büyük, mükemmel
    huge (adj) : kocaman
    massive (adj) : muazzam
    enormous (adj) : muazzam
    tremendous (adj) : devasa
    immense (adj) : muazzam
    vast (adj) : çok büyük
    giant (adj) : dev
    gigantic (adj) : devasa
    colossal (adj) : devasa
    monumental (adj) : devasa


    Large (adj) Collocations

    abnormally large : anormal derecede büyük
    comparatively large : nispeten büyük
    correspondingly large : buna uygun olarak büyük
    increasingly large : giderek daha büyük
    incredibly large : inanılmaz derecede büyük
    117 Örnek daha
    infinitely large : sonsuz büyük
    particularly large : özellikle büyük
    relatively large : nispeten büyük
    similarly large : aynı şekilde büyük
    sufficiently large : yeterince büyük
    surprisingly large : şaşırtıcı derecede büyük
    unusually large : alışılmadık derecede büyük
    especially large : özellikle büyük/geniş
    exceedingly large : son derece büyük
    exceptionally large : müthiş derecede büyük
    extremely large : son derece büyük/geniş
    fairly large : oldukça büyük
    large enough : yeterince geniş, büyük
    disproportionately large : orantısız bir şekilde büyük
    large advance : büyük avans
    large amount : büyük miktar
    large apartment : büyük apartman
    large area : geniş alan
    large attendance : büyük katılım
    large audience : geniş kitle
    large backlog : büyük birikmiş iş
    large bank : büyük banka
    large beak : büyük gaga
    large body : büyük beden/kütle
    large bowel : kalın bağırsak
    large breakfast : harika, büyük kahvaltı
    large breast : büyük meme
    large capacity : geniş kapasite
    large catch : büyük av
    large chain : büyük zincir
    large chunk : büyük parça
    large city : büyük şehir
    large claim : büyük talep
    large claw : büyük pençe
    large collection : büyük koleksiyon
    large colony : büyük koloni
    large community : büyük topluluk
    large company : büyük şirket
    large complex : büyük kompleks
    large corporation : büyük şirket
    large cross section : büyük kesit
    large debt : büyük borç
    large decrease : büyük düşüş/azalma
    large deficit : büyük açık
    large degree : büyük derece
    large difference : büyük fark
    large dimension : büyük boyut
    large discrepancy : büyük tutarsızlık
    large ear : büyük kulak
    large earthquake : büyük deprem
    large empire : büyük imparatorluk
    large employer : büyük işveren
    large excess : büyük fazlalık
    large explosion : büyük patlama
    large fireplace : büyük şömine
    large firm : büyük firma
    large fraction : büyük kesir
    large galaxy : büyük galaksi
    large gathering : büyük toplantı
    large ground : geniş etraf / çevre /saha
    large group : büyük grup
    large income : büyük gelir
    large intestine : kalın bağırsak
    large library : büyük kütüphane
    large majority : büyük çoğunluk
    large male : büyük erkek
    large manufacturer : büyük üretici
    large minority : büyük azınlık
    large number : büyük sayı, önemli oran
    large order : yüklü sipariş
    large part : büyük bölüm
    large percentage : büyük yüzde
    large piece : büyük parça
    large population : büyük nüfus
    large portion : büyük bölüm
    large profit : büyük kar
    large proportion : büyük bölümü
    large quantities : büyük miktarlar
    large range : çok çeşitli
    large representation : büyük temsil
    large reserve : büyük rezerv
    large reward : büyük ödül
    large role : büyük rol
    large sample : büyük örnek
    large scale : büyük ölçek
    large section : büyük bölüm
    large size : büyük boy
    large source : büyük kaynak
    large space : geniş alan
    large stomach : büyük karın / mide
    large store : büyük mağaza
    large stretch : büyük streç
    large supply : geniş kaynak
    large surplus : büyük fazlalık
    large theatre : büyük tiyatro
    large tip : yüksek bahşiş
    large turnover : büyük iş hacmi
    large variety : çok çeşitli
    large volume : büyük hacim
    become large : genişlemek
    grow large : genişlemek, irileşmek
    a large number of : çok sayıda ...
    a large amount of : çok miktarda ...
    a large quantity of : çok miktarda ...
    largest rival : en büyük rakip
    a large variety of : çok çeşitli ...
    a large portion of : ...nın büyük bir kısmı
    in large quantities : büyük miktarlarda
    large amounts of : büyük miktarlarda ...
    large numbers of : çok sayıda ...
    larger version : daha büyük versiyon
    larger trend : daha büyük eğilim
    larger public : daha geniş halk
    larger context : daha geniş bağlam
    larger premises : daha büyük tesisler
    larger society : daha büyük toplum
    larger issue : daha büyük sorun
    Daha az gör

    Large (adj) Preposition Kullanımları

    at large : genel olarak / kaçak

    Large ile Bağlantılı Kelimeler