Yükleniyor...
Great [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Great (Adj) ne demek?

Great (Adj) ne anlama gelir? Great ne demektir? Great İngilizce örnek cümle.

    great (n)

    ulu

    great (adv)

    epey

    çok fazla, bir hayli, mükemmel
    great (adj)

    büyük

    aşırı, fazla

    mükemmel

    çok iyi, müthiş, harika

    Great (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler; sağlığı yerinde, hasta değil anlamında kullanılabilir.
    healthy (adj) : sağlıklı
    well (adj) : sağlıklı
    fine (adj) : iyi, ince
    great (adj) : büyük, mükemmel
    good (adj) : iyi
    fit (adj) : zinde, uygun, çekici

    Bu kelimeler, son derece büyük olan şeyleri anlatmak için kullanılabilir.
    big (adj) : büyük
    large (adj) : büyük
    great (adj) : büyük, mükemmel
    huge (adj) : kocaman
    massive (adj) : muazzam
    enormous (adj) : muazzam
    tremendous (adj) : devasa
    immense (adj) : muazzam
    vast (adj) : çok büyük
    giant (adj) : dev
    gigantic (adj) : devasa
    colossal (adj) : devasa
    monumental (adj) : devasa


    Great (adj) Collocations

    absolutely great : kesinlikle harika
    great ability : büyük yetenek, müthiş yetenek
    great abundance : büyük bolluk
    great acclaim : büyük beğeni
    great accolade : büyük mükafat
    217 Örnek daha
    great accuracy : büyük doğruluk
    great achievement : büyük başarı
    great admirer : büyük hayran
    great advantage : büyük avantaj
    great adventure : harika macera
    great agility : büyük çeviklik
    great appreciation : büyük beğeni
    great architect : büyük mimar
    great artist : Büyük sanatçı
    great astonishment : büyük şaşkınlık
    great attraction : büyük çekicilik
    great attribute : harika özellik
    great ball : harika atış / vuruş
    great banquet : büyük ziyafet
    great bargain : büyük pazarlık
    great benefit : büyük yarar
    great bravery : büyük cesaret
    great breakthrough : büyük atılım
    great brutality : büyük vahşet
    great campaigner : harika kampanyacı
    great capital : büyük başkent
    great care : büyük özen
    great castle : harika kale
    great catastrophe : büyük felaket
    great challenge : büyük sorun
    great chance : büyük şans
    great charm : büyük çekicilik
    great chunk : büyük parça
    great civilization : büyük medeniyet
    great commitment : büyük sorumluluk
    great competence : büyük yetkinlik
    great complexity : büyük karmaşıklık
    great composer : büyük /önemli besteci
    great concern : büyük endişe
    great confidence : büyük güven
    great contribution : büyük katkı
    great controversy : büyük tartışma
    great convenience : büyük kolaylık
    great cost : mükemmel maliyet
    great creativity : önemli/büyük yaratıcılık
    great curiosity : büyük merak
    great damage : büyük hasar
    great danger : büyük tehlike
    great decrease : büyük/önemli düşüş/azalma
    great dedication : büyük özveri
    great deed : büyük iş
    great demand : büyük talep
    great depression : büyük bunalım
    great depth : büyük derinlik
    great desire : büyük arzu
    great detail : büyük/önemli ayrıntı
    great determination : büyük azim
    great difference : büyük fark
    great difficulty : büyük zorluk, güçlük
    great dilemma : büyük ikilem/ çelişki
    great dimension : harika boyut
    great disappointment : büyük hayal kırıklığı
    great discovery : harika keşif
    great discrepancy : büyük tutarsızlık
    great distance : büyük mesafe
    great disturbance : büyük rahatsızlık
    great diversity : büyük çeşitlilik
    great dynasty : büyük hanedan
    great earthquake : büyük deprem
    great ease : büyük kolaylık
    great effort : büyük gayret
    great emphasis : büyük önem
    great enemy : büyük düşman
    great enthusiasm : büyük coşku
    great eruption : büyük patlama
    great esteem : büyük saygı
    great exaggeration : büyük abartı
    great exception : büyük istisna
    great excuse : büyük bahane
    great exertion : büyük çaba
    great expansion : büyük genişleme
    great experience : harika/büyük deneyim
    great explosion : büyük patlama
    great failure : büyük/önemli başarısız (kimse)
    great famine : büyük kıtlık
    great favourite : harika favori
    great fear : büyük korku
    great fireplace : büyük şömine
    great flexibility : büyük esneklik
    great flood : büyük sel
    great future : iyi gelecek
    great genius : büyük deha
    great handicap : büyük engel
    great hardship : büyük sıkıntı
    great harm : büyük zarar
    great hazard : büyük tehlike/ risk
    great height : büyük yükseklik
    great hindrance : büyük engel
    great idea : harika fikir
    great impact : büyük etki
    great importance : büyük önem
    great improvement : büyük gelişme
    great inconvenience : büyük rahatsızlık
    great influence : büyük etki
    great innovation : büyük yenilik
    great inspiration : büyük ilham
    great instrument : harika alet
    great insult : büyük hakaret/aşağılama
    great intelligence : büyük zeka
    great interest : büyük ilgi
    great investment : büyük yatırım
    great job : iyi iş
    great joy : büyük neşe
    great leader : büyük lider
    great leadership : büyük liderlik
    great leap : büyük sıçrama
    great learning : harika öğrenme
    great legacy : büyük miras
    great lift : büyük neşe
    great longing : büyük özlem
    great loss : büyük kayıp
    great loyalty : büyük sadakat
    great majority : büyük çoğunluk
    great masterpiece : harika şaheser
    great menace : büyük tehdit
    great mind : dahi
    great musician : önemli müzisyen
    great myth : büyük söylenti
    great need : büyük ihtiyaç
    great nervousness : büyük sinirlilik
    great news : büyük / harika haber
    great number : büyük sayı
    great opportunity : güzel fırsat
    great outcry : büyük feryat
    great pace : büyük hız
    great painter : büyük ressam
    great palace : büyük saray
    great persistence : büyük inat
    great philosopher : büyük filozof
    great plain : büyük ova/düzlük
    great pleasure : büyük zevk
    great poem : meşhur şiir
    great poet : büyük şair
    great popularity : büyük popülarite
    great possibility : büyük olasılık
    great potential : büyük ihtimal
    great power : büyük güç
    great precaution : büyük önlem
    great precision : büyük hassasiyet
    great pressure : büyük baskı
    great progress : büyük ilerleme
    great proportion : büyük oran
    great prosperity : büyük zenginlik
    great quantity : büyük miktarda
    great range : büyük çeşit
    great reform : büyük reform
    great regard : büyük saygı/hayranlık
    great regularity : büyük düzenlilik
    great relief : büyük rahatlama
    great resemblance : büyük benzerlik
    great respect : büyük Saygı
    great restraint : büyük kısıtlama
    great reward : büyük ödül
    great risk : büyük risk
    great ruler : büyük hükümdar
    great scientist : büyük / önemli bilim insanı
    great script : harika senaryo
    great sculptor : büyük heykeltıraş
    great self-confidence : fazla özgüven
    great shame : büyük ayıp
    great shock : büyük şok
    great significance : büyük önem
    great similarity : büyük benzerlik
    great source : büyük kaynak
    great speed : harika hız
    great splendour : büyük ihtişam
    great step : büyük adım
    great store : büyük mağaza
    great strain : büyük gerginlik
    great stretch : büyük streç
    great stride : büyük adım
    great struggle : büyük mücadele
    great success : büyük başarı
    great support : büyük destek
    great surprise : büyük sürpriz
    great task : önemli görev
    great teacher : harika öğretmen
    great temple : büyük tapınak
    great tendency : büyük eğilim
    great theatre : büyük tiyatro
    great thinker : büyük düşünür
    great threat : büyük tehdit
    great time : harika/iyi zaman
    great tolerance : büyük tolerans
    great tragedy : büyük trajedi
    great trust : büyük güven
    great turmoil : büyük kargaşa
    great validity : önemli/büyük geçerlilik
    great value : büyük değer
    great variation : büyük çeşitlilik
    great variety : çok çeşitli
    great vision : harika görüş
    great vulnerability : büyük güvenlik açığı
    great warrior : büyük savaşçı
    great weakness : büyük zayıflık
    great wealth : fazla varlık
    great wilderness : büyük vahşi yaşam
    great wonder : büyük merak
    great work : büyük eser, çalışma
    great writer : bilindik yazar
    become great : harika olmak
    greatest wish : en büyük dilek
    greatest hit : en büyük vuruş
    greatest importance : en büyük önem
    greatest reliability : en büyük güvenilirlik
    greatest obstacle : en büyük engel
    a great amount of : büyük miktarda ...
    a great number of : çok sayıda ...
    a great variety of : çok çeşitli ...
    a great majority of : ...nın büyük çoğunluğu
    a great quantity of : çok miktarda ...
    a great deal : çok fazla
    Daha az gör

    Great ile Bağlantılı Kelimeler