Yükleniyor...
Public [Adj] İngilizce örnek cümle - Remzi Hoca
remzihoca online dersler

Public (Adj) ne demek?

Public (Adj) ne anlama gelir? Public ne demektir? Public İngilizce örnek cümle.

    public (n)

    halk

    folk, ahali

    Public (n) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, toplum anlamında kullanılabilir.
    society (n) : toplum, dernek
    community (n) : toplum
    population (n) : nüfus
    public (n) : halk


    Public (adj) Collocations

    protect public : halkı korumak
    serve public : halka/kamuya hizmet etmek
    general public : halk
    viewing public : herkese açık, izleyen halk
    book-buying public : kitap satın alma halkı
    4 Örnek daha
    broader public : daha kapsamlı halk
    wider public : daha geniş halk
    release to the public : halka sunmak, duyurmak
    accessible to the public : halka açık
    Daha az gör

    Public (adj) Preposition Kullanımları

    in public : herkesin içinde, alenen
    public (adj)

    halka açık

    umumi, ortak, halkı ilgilendiren, halka ait

    kamu

    halka hizmet eden, devlete ait

    Public (adj) Eş anlamlıları

    Bu kelimeler, bir çok kişi tarafından yapılan anlamında kullanılabilir.
    common (adj) : yaygın, ortak
    public (adj) : halka açık, kamu
    joint (adj) : ortaklaşa
    collective (adj) : ortak
    popular (adj) : popüler, halka hitap eden
    communal (adj) : ortaklaşa kullanılan, toplumsal
    cooperative (adj) : birlikte çalışmayı seven


    Public (adj) Collocations

    public acceptance : halkın kabulü
    public access : halka açık
    public acclaim : halkın onayı
    public accommodation : halka açık konaklama yeri
    public acknowledgement : kamuoyu bilgilendirmesi
    89 Örnek daha
    public administration : kamu yönetimi
    public agency : kamu idaresi
    public announcement : kamu duyurusu
    public appreciation : halkın takdiri
    public assembly : halk meclisi
    public assistance : sosyal yardım
    public association : halk derneği
    public attention : kamuoyunun, halkın dikkati
    public attitudes : halkın yaklaşımı/tutumu
    public authority : kamu yetkilisi/kuruluşu
    public awareness : toplumsal farkındalık
    public backlash : halk tepkisi
    public bar : halka açık bar
    public bathroom : umumi banyo / hamam
    public campaign : kamu kampanyası
    public commitment : kamu bağlılığı
    public concern : kamu endişesi
    public confidence : kamu güveni
    public controversy : kamuoyu tartışması
    public debate : toplumsal tartışma
    public demand : halk talebi
    public demonstration : halka açık gösteri
    public disagreement : kamu anlaşmazlığı
    public disillusionment : kamu hayal kırıklığı
    public disorder : kamu bozukluğu
    public display : halka gösteri/teşhir
    public distrust : kamu güvensizliği
    public disturbance : toplumsal karışıklık
    public domain : kamu alanı/malı
    public education : halk eğitim
    public employee : kamu çalışanı
    public employer : kamu işveren
    public employment : kamu istihdam
    public expenditure : kamu harcaması
    public fear : halk korkusu
    public funds : devlet borcu/kaynakları
    public gathering : halk toplantısı
    public health : halk sağlığı
    public high school : devlet lisesi
    public holiday : resmi tatil
    public hospital : devlet hastanesi
    public image : halk görüntüsü/imajı
    public importance : kamuoyu önemi
    public inconvenience : kamu rahatsızlığı
    public indifference : kamu ilgisizliği
    public institution : kamu kurumu
    public interest : kamu yararı
    public library : halk kütüphanesi
    public manifestation : kamu tezahürü
    public menace : kamu tehdidi
    public money : kamu parası
    public office : kamu hizmeti
    public official : devlet memuru
    public opinion : kamuoyu
    public outcry : kamuoyu tepkisi
    public ownership : devlet/kamu mülkiyeti
    public perception : genel algılama
    public place : kamuya açık yer
    public policy : kamu düzeni
    public reaction : halkın tepkisi
    public realm : kamu alanı
    public recognition : kamusal tanıma
    public record : kamu arşivi
    public referendum : halkın referandumu
    public relations : halkla ilişkiler
    public resource : kamu kaynağı
    public revenue : kamu gelirleri
    public safety : kamu güvenliği
    public sanitation : kamu sağlığı hizmetleri
    public school : devlet okulu
    public sector : kamu sektörü
    public servant : devlet memuru
    public spending : kamu harcaması
    public sphere : kamu alanı
    public square : halk meydanı
    public support : halkın desteği
    public telecommunications : kamu telekomünikasyonu/iletişimi
    public television : devlet televizyonu
    public transport : toplu taşıma
    public transportation : toplu taşıma
    public trust : kamu güveni
    public view : halk/kamu görüşü
    public visibility : kamu görünürlüğü
    public welfare : kamu refahı/yararı
    public discourse : kamusal söylem
    public area : halka açık alan
    public bath : umumi banyo / hamam
    gain public acceptance : halk tarafından kabul görmek
    public corruption : kamu yolsuzluğu
    Daha az gör

    Public ile Bağlantılı Kelimeler